Buradasınız

Ahzab Suresi 47. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ve beşşiril mü'minine bi enne lehüm minellahi fadlen kebira
Müminlere müjdele! Onlara Allah'tan bir mükafat vardır...

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
3580
Ayet No: 
47

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Ya eyyühen nebiyyüttekillahe ve la tütiil kafirine vel münafikiyn innellahe kane alimen hakima
Ey peygamber! Allah'tan kork, kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Muhakkak ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Vettebi'ma yuha ileyke mir rabbik innellahe kane bima ta'melune habira
Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsanız haberdardır.
Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila
Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
Ma cealellahü li racülim min kalbeyni fi cevfih ve ma ceale ezvacekümüllai tüzahirune minhünne ümmehatiküm ve ma ceale ed'iyaeküm ebnaeküm zaliküm kavlüküm bi efvahiküm vallahü yekulül hakka ve hüve yehdis sebil
Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.
Üd'uhüm li abaihim hüve akseu indellah fe il lem ta'lemu abaehüm fe ihvanüküm fid dini ve mevaliküm ve leyse aleyküm cünahun fima ahta'tüm bihi ve lakim ma teammedet kulubüküm ve kanellahü ğafurar rahiyma
Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Ennebiyyü evla bil mü'minine min enfüsihim ve ezvacühu ümmehatühüm ve ülül erhami ba'duhüm evla bi ba'din fi kitabillahi minel mü'minine vel mühacirine illa en tefalu ila evliyaiküm ma'rufa kane zalike fil kitabi mestura
Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.
Ve iz ehazna minen nebiyyine misakahüm ve minke ve min nuhiv ve ibrahime ve musa ve iysebni memeryeme ve ehazna minhüm misakan ğaliza
Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.
Li yes'eles sadikiyne an sidkihim ve eadde lil kafirine azaben elima
(Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı. Kâfirler için ise acı verecek bir azab hazırladı.
Ya eyyühellezine amenüzküru ni'metellahi aleyküm iz caetküm cünudün fe erselna aleyhim rihav ve cünudel lem teravha ve kanellahü bima ta'melune besiyra
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.
İz cauküm min fevkiküm ve min esfele minküm ve iz zağatil ebsaru ve beleğatil kulubül hanacira ve tezunnune billahiz zununa
O zaman onlar, hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakit gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Siz Allah'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.
Hünalikebtüliyel mü'minune ve zülzilu zilzatlen şedida
İşte burada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.
Ve iz yekulül münafikune vellezine fi kulubihim meradum ma veaddenellahü ve rasulühu illa ğurura
O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış." diyorlardı.
Ve iz kalet taifetüm minhüm ya ehle yesribe la mükame leküm farciu ve yeste'zinü ferikum minhümün nebiyye yekulune inne büyutena avratüv ve ma hiye bi avrah iy yüridune illa firara
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
Ve lev dühilet aleyhim min aktariha sümme süilül fitnete le atevha ve ma telebbesu biha illa yesira
Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.
Ve le kad kanu ahedüllahe min kablü la yüvellunel edbar ve kane ahdüllahi mes'ula
Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.
Kul ley yenfeakümül firaru in ferartüm minel mevti evil katli ve izel la tümetteune illa kalila
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."
Kul men zellezi ya'simüküm minellahi in erade biküm suen ev erade biküm rahmeh ve la yecidune lehüm min dunillahi veliyyev ve la nesiyra
De ki: "Eğer Allah size bir felâket diler veya bir rahmet murad ederse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine Allah'tan başka bir veli de bulamazlar, bir yardımcı da.
Kad ya'lemüllahül müavvikiyne minküm ve kailine li ihvanihim helümme ileyna ve la ye'tunel be'se illa kalila
Şüphesiz Allah, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı.
E şihhaten aleyküm Fe iza cael havfü raeytehüm yenzurune ileyke teduru a'yünühüm kellezi yuğşa aleyhi minel mevt fe iza zehebel havfü selekuhüm bi elsinetin hidadin eşihhaten alel hayr ülaike lem yü'minu fe ahbetallahü a'malehüm ve kane zalike alellahi yesira
Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hali gelince, gördün onları ki, ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince, size keskin keskin diller sıyırdılar. Onlar hayra karşı kıskançlık ediyorlardı. İşte bunlar iman etmediler de Allah amellerini boşa çıkardı. Bu Allah'a göre önemsizdir.
Yahsebunel ahzabe lem yezhebu ve iy ye'til ahzabü yeveddu lev ennehüm badune fil a'rabi yes'elune an embaiküm ve lev kanu fiküm ma katelu illa kalila
Onlar ahzabı (düşman birliklerini) gitmedi sanıyorlardı. Eğer o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden (başınıza geleceklerden) sormayı isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.
Le kad kane leküm fi rasulillahi üsvetün hasenetül li men kane yercüllahe vel yevmel haira ve zekerallahe kesira
Şanım hakkı için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardır. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'ı çok zikreden kimseler için.
Ve lemma rael mü'minunel ahzabe kalu haza ma veadenellahü ve rasulühu ve sadekallahü ve rasulühu ve ma zadehüm illa imanev ve teslima
Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi." dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
Minel mü'minine ricalün sadeku ma ahedüllahe aleyh fe minhüm men kada nahbehu ve minhüm mey yenteziru ve ma beddelu tebdila
Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.
Li yecziyellahüs sadikiyne bi sidkihim ve yüazzibel münafikiyne in şae ev yetube aleyhim innellahe kane ğafurar rahiyma
Çünkü Allah sadıklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafıklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir.
Ve raddellahüllezine keferu bi ğayzihim lem yenalu hayra ve kefallahül mü'mininel kital ve kanellahü kaviyyen aziza
Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyle defetti. Bu şekilde Allah, müminlere savaşta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.
Ve enzelellezine zaheruhüm min ehlil kitabi min sayasiyhim ve kazefe fi kulubihimür ru'be ferikan taktülune ve te'sirune ferika
Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Ve evraseküm erdahüm ve diyarahüm ve emvalehüm ve erdal lem tetauha ve kanellahü ala külli şey'in kadira
(Allah) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size miras kıldı). Allah, her şeye kâdirdir.
Ya eyyühen nebiyyü kul li ezvacike in küntünne türidnel hayated dünya ve zineteha fe tealeyne ümetti'künne ve üserrihkünne serahan cemila
Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
Ve in küntünne türidnellahe ve rasulehu ved daral ahirate fe innellahe eadde lil muhsinati minkünne ecran aziyma
Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki, Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır.
Ya nisaen nebiyyi mey ye'ti minkünne bi fahişetim mübeyyinetiy yudaaf lehel azabü d'feyn ve kane zalike alellahi yesira
Ey peygamberin hanımları! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanır. Bu Allah'a göre çok kolaydır.
Ve mey yaknüt minkünne lillahi ve rasulihi ve ta'mel salihan nü'tiha ecraha merrateyni ve a'tedna leha rizkan kerima
Yine sizden her kim Allah'a ve Resulü'ne boyun eğer, salih bir amel işlerse, ona da mükâfatını iki kat veririz. Hem onun için bol bir rızık hazırlamışızdır.
Ya nisaen nebiyyi lestünne ke ehadim minen nisai inittekaytünne fe la tahda'ne bil kavli fe yatmeallezi fi kalbihi meraduv ve kulne kavlem ma'rufa
Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva ile korunacaksanız, konuşurken kırıtmayın da kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamaha düşmesin. Güzel ve dosdoğru söz söyleyin.
Ve karne fi büyutikünne ve la teberracne teberrucel cahiliyyetil ula ve ekimmes salete ve atinez zekate ve eti'nellahe ve rasuleh innema yüridüllahü li yüzhibe ankümür ricse ehlel beyti ve yütahhiraküm tathira
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.
Vezkürne ma yütla fi büyutikünne min ayatillahi vel hikmeh innellahe kane latiyfen habira
Oturun da evlerinizde okunan Allah'ın âyetlerini ve hikmeti anın. Şüphe yok ki Allah lütuf sahibidir ve her şeyden haberdardır.
İnnel müslimine vel müslimati vel mü'minine vel mü'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikiyne ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiiyne vel haşiati vel mütesaddikiyne vel mütesaddikati ves saimine ves saimati vel hafiziyne fürucehüm vel hafizate vez zakirinellahe kesirav vez zakirati eaddelahü lehüm mağfiratev ve ecran aziyma
Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkeklerle Allah-'ı çok zikreden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Ve ma kane li mü'miniv ve la mü'minetin iza kadallahü ve rasulühu emran ey yekune lehümül hiyeratü min emrihim ve mey ya'sillahe ve rasulehu fe kad dalle dalalem mübina
Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.
Ve iz tekulü lillezi en'amellahü aleyhi ve en'amte aleyhi emsik aleyke zevceke vettekillahe ve tuhfi fi nefsike mellahü mübdihi ve tahşen nas vallahü ehakku en tahşah felemma kada zeydüm minha vetaran zevvecnakeha li key la yekune alel mü'minine haracün fi ezvaci ed'iyaihim iza kadav minhünne vetara ve kane emrullahi mef'ula
Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.
Ma kane alen nebiyyi min haracin fima feradallahü leh sünnetellahi fillezine halev min kabl ve kane emrullahi kaderam makdura
Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti böyledir. Allah'ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.
İllezine yübelliğune risalatillahi ve yahşevnehu ve la yahşevne ehaden ilellah ve kefa billahi hasiba
Onlar, Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar, Allah'tan başka kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak da Allah yeter.
Ma kane muhammedün eba ehadim mir ricaliküm ve lakir rasulellahi ve hatemen nebiyyin ve kanellahü bi külli şey'in alima
Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkiyle bilendir.
Ya eyyühellezine amenüzkürullahe zikran kesira
Ey iman edenler! Allah'ı çokça anın.
Ve sebbihuhu bükratev ve esiyla
Ve O'nu sabah akşam tesbih edin.
Hüvellezi yüsalli aleyküm ve melaiketühu li yuhriceküm minez zulümati ilen nur ve kane bil mü'minine rahiyma
Sizleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için melekleri ile birlikte üzerinize rahmet ve bereket indiren O'dur ve O, müminlere çok merhametlidir.
Tehiyyetühüm yevme yelkavnehu selam ve eadde lehüm ecran kerima
O'na kavuşacakları gün müminlere esenlik dileği selâmdır. (Allah) onlar için cömertçe bir mükafat hazırlamıştır.
Ya eyyühen nebiyyü inna erselnake şahidev ve mübeşşirav ve nezira
Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ve daiyen ilellahi bi iznihi ve siracem münira
Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).
Ve la tütiil kafirine vel münafikiyne ve da' ezahüm ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) da Allah'a tevekkül et. Allah vekil olarak hepsine yeter.
Ya eyyühellezine amenu iza nekahtümül mü'minati sümme tallaktümuhünne min kabli en temessuhünne femaleküm aleyhinne min iddetin ta'tedduneha fe mettiuhünne ve serrihuhünne serahan cemila
Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâh edip de sonra onlara dokunmadan boşadığınız zaman, sizin için üzerlerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Derhal müt'alarını (mehirleri belirlenmediği takdirde yararlanacakları bir mal) verip onları güzel bir şekilde salıverin.
Ya eyyühen nebiyyü inna ahlelna leke ezvacekellati ateyte ücurahünne ve ma meleket yeminüke memma efaellahü aleyke ve benati ammike ve benati ammatike ve benati halike ve benati halatikellati hacerne meake vemraetem mü'mineten iv vehebet nefseha lin nebiyyi in eraden nebiyyü ey yestenkihaha halisatel leke min dunil mü'minin kad alimna ma feradna aleyhim fi ezvacihim ve ma meleket eymanühüm li keyla yekune aleyke harac ve kanellahü ğafurrar rahiyma
Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Türci men teşaü minhünne ve tü'vi ileyke men teşa' ve menibteğayte mimmen azelte fe la cünaha aleyk zalike edna en tekarra a'yünühünne ve la yahzenne ve yerdayne bima ateytehünne küllühünn vallahü ya'lemü ma fi kulubiküm ve kanellahü alimen halima
Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.
La yehillü leken nisaü min ba'dü ve la en tebeddele bihinne min ezvaciv ve lev a'cebeke husnühünne illa ma meleket yeminük ve kanellahü ala külli şey'ir rakiyba
Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor.
Ya eyyühellezine amenu la tedhulu büyuten nebiyyi illa ey yü'zene leküm ila taamin ğayra nazirine inahü ve lakin iza düiytüm fedhulu fe iza taimtüm fenteşiru ve la müste'nisine li hadis inne zaliküm kane yü'zin nebiyye fe yestahyi minküm vallahü la yestahyi minel hakk ve iza seeltümuhünne metaan fes'eluhünne miv verai hicab zaliküm atheru li kulubiküm ve kulubihinn ve ma kane leküm en tü'zu rasullellahi ve la en tenkihu ezvacehu mim ba'dihi ebeda inne zaliküm kane indellahi aziyma
Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz. Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. Böyle yapmanız hem sizin kalbleriniz ve hem de onların kalbleri için daha temizdir. Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkınız yoktur. Ondan sonra hanımlarını da ebediyyen nikâh edemezsiniz. Çünkü bu Allah katında çok büyük bir günahtır.
İn tübdu şey'en ev tuhfuhü fe innellahe kane bi külli şey'in alima
Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de şüphe yok ki Allah her şeyi bilmektedir.
La cünaha aleyhinne fi abaihinne ve la ebnaihinne ve la ihvanihinne ve la ebnai ihvanihinne ve la ebnai ehavatihinne ve la nisaihinne ve la ma meleket eymanühünn vettekiynellah innellahe kane ala külli şey'in şehida
Onlar (peygamberin eşleri) için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (kadın dostları) ve sahip oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her şeye şahit bulunuyor.
İnnellahe ve melaiketehu yüsallune alen nebiyy ya eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima
Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.
İnnellezine yü'zunellahe ve rasulehu leanehümüllahü fid dünya vel ahirati ve eadde lehüm azabem mühina
Şüphesiz ki Allah'a ve Resulü'ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmiştir. Onlara aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır.
Vellezine yü'zunel mü'minine vel mü'minati bi ğayri mektesebu fe kadihtemelu bühtanev ve ismem mübina
Mümin erkeklere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler de bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.
Ya eyyühen nebiyyü kul li ezvacike ve benatike ve nisail mü'minine yüdnine aleyhinne min celabibihinn zalike edna ey yu'rafne fe la yü'zeyn ve kanellahü ğafurar rahiyma
Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Le il lem yentehil münafikune vellezine fi kulubihim meraduv vel mürcifune fil medineti le nuğriyenneke bihim sümme la yücaviruneke fiha illa kalila
Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar.
Mel'unine eyne ma sükifu ühizu ve kuttilu taktila
Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve öldürülürler.
Sünnetellahi fillezine halev min kabl ve len tecide li sünnetillahi tebdila
Allah'ın bundan önce geçenler hakkındaki kanunu budur. Ve sen Allah'ın kanununu değiştirmeye asla çare bulamazsın.
Yes'elüken nasü anis saah kul innema ilmüha indellah ve ma yüdrike lealles saat tekunü kariba
İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."
İnnellahe leanel kafirine ve eadde lehüm seiyra
Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.
Halidine fiha ebeda la yecidune veliyyev ve la nesiyra
(Onlar) orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.
Yevme tükallebü vücuhühüm fin nari yekulune ya leytena eta'nellahe ve eta'ner rasula
O gün yüzleri ateş içinde çevirilirken: "Ah keşke Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler.
Ve kalu rabbena inna eta'na sadetena ve küberaena fe edallunes sebila
Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler."
Rabbena atihim di'feyni minel azabi vel'anhüm la'nen kebira
Ey Rabbimiz! Onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."
Ya eyyühellezine amenu la tekunu kellezine azev musa fe berraehüllahü mimma kalu ve kane indellahi veciha
Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında mevki sahibi idi.
Ya eyyühellezine amenüttekullahe ve kulu kavlen sedida
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,
Yuslih leküm a'maleküm ve yağfir leküm zünubeküm ve mey yütiillahe ve rasulehu fe kad faze fevzen aziyma
Ki (Allah) işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermiştir.
İnna aradnel emanete ales semavati vel erdi vel cibali fe ebeyne ey yahmilneha ve eşfakne minha ve hamelehel insan innehu kane zalumen cehula
Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O gerçekten çok zalim ve çok cahildir.
Li yüazzibellahül münafikiyne vel münafikati vel müşrikine vel müşrikati ve yetubellahü alel mü'minine vel mü'minat ve kanellahü ğafurar rahiyma
Çünkü Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.