Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Furkan Suresi 55. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ve ya'büdune min dunillahi ma la yenfeuhüm ve la yedurruhüm ve kanel kafiru ala rabbihi zahira
(Böyle iken inkârcılar) Allah'ı bırakıp kendilerine ne fayda, ne zarar veremeyen şeylere kulluk ediyorlar. İnkârcı olan kimse Rabbine karşı uğraşıp durmaktadır.

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
2910
Ayet No: 
55

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Tebarakellezi nezzelel fürkane ala abdihi li yekune lil alemine nezira
"Tebareke" ne yüce feyyazdır o ki, dünyaları uyarmak üzere kulu Muhammed'e, hakkı batıldan ayırdeden Kur'ân'ı indirdi.
Ellezi lehu mülküs semavati vel erdi ve lem yettehiz veledev ve lem yekül lehu şerikün fil mülki ve haleka külle şey'in fe kadderahu takdira
O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir.
Vettehazu min dunihi alihetel la yahlükune şey'ev ve hüm yuhlekune ve la yemlikune li enfüsihim darrav ve la nef'av ve la yemlikune mevtev ve la hayatev ve la nüşura
Kâfirler, O'nu bırakıp bir şey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandırmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.
Ve kalellezine kefer in haza ila ifkünifterahü ve eanehu aleyhi kavmün aharune fe kad cau zulmev vezura
İnkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Ve kalu esatiyrul evvelinektetebeha fe hiye tümla aleyhi bükratev ve esiyla
"Kur'ân öncekilerin masallarıdır; başkalarına yazdırmış da sabah akşam kendisine okunmaktadır" dediler.
Kul enzelehüllezi ya'lemüs sirra fis semavati vel ard innehu kane ğafurar rahiyma
Ey Muhammed! De ki: "Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir."
Ve kalu mali hazer rasuli ye'külüt taame ve yemşi fil esvak lev la ünzile ileyhi melekün fe yekune meahu nezira
Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya!"
Ev yülka ileyhi kenzün ev tekunü lehu cennetüy ye'külü minha ve kalez zalimune in tettebiune illa racülem meshura
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Ünzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiy'une sebila
Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.
Tebarakellezi in şae ceale leke hayram min zalike cennatin tecri min tahtihel enharu ve yec'al leke kusura
Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana köşkler de yapar.
Bel kezzebu bis saati ve a'tedna li men kezzebe bis saati seiyra
Fakat onlar o saati (kıyameti) de yalanladılar. Biz ise o saati yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırladık.
İza raethüm mim mekanim beiydin semiu leha teğayyuzav ve zefira
Ki, cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hışımlanmasını (kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.
Ve iza ülku minha mekanen dayyikam mükarranine deav hünalike sübura
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.
La ted'ul yevme süburav vahidev ved'u süburan kesira
(Onlara şöyle denilir) Bu gün bir yok olmayı değil, nice yok olmaları isteyin!
Kul e zalike hayrun em cennetül huldilleti vüidel müttekun kanet lehüm cezaev ve mesiyra
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Çünkü orası, onlar için bir mükafattır ve bir varış yeridir.
Lehüm fiha ma yeşaune halidin kane ala rabbike va'dem mes'ula
Onlar için orada ne isterlerse var, hem orada ebedî kalacaklar. Çünkü bu Rabbinden yerine getirilmesi istenen bir vaaddir.
Ve yemve yahşüruhüm ve ma ya'büdune min dunillahi fe yekulü e entüm adleltüm ibadi haülai em hüm dallüs sebil
Hele o gün Rabbin onları Allah'tan başka taptıkları şeylerle toplar da, der ki: "Siz mi saptırdınız şu kullarımı, yoksa kendileri mi yolu kaybettiler?"
Kalu sübhaneke ma kane yembeğiy lena en nettehize min dunike min evliyae ve lakim metta'tehüm ve abaehüm hatta nesüz zikr ve kanu kavmen bura
Onlar: "Sübhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular." derler.
Fe kad kezzebuküm bima tekulune fe ma testetiy'une sarfev ve la nasra ve mey yazlim minküm nüzikhü azaben kebira
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denilir.) İşte (taptıklarınız) sizi söylediklerinizde yalancı çıkardılar. Artık ne (azabınızı) geri çevirebilir, ne de bir yardıma çare bulabilirsiniz ve içinizden kim zulmederse, ona büyük bir azab tattıracağız.
Ve ma erselna kableke minel murseline illa innehüm le ye'külunet taame ve yemşune fil esvak ve cealna ba'daküm li ba'din fitneh e tasbirun ve kane rabbüke besiyra
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Ve kalellezine la yercune likaena lev la ünzile aleynel melaiketü ev nera rabbena le kadistekberu fi enfüsihim ve atev utüvven kebira
Bununla beraber, bize kavuşmayı ummayanlar "Bize ya melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik" dediler. Andolsun ki, doğrusu nefislerinde kendilerini büyük gördüler ve büyük azgınlık ettiler.
Yevme yeravnel melaikete la büşra yevmeizil lil mücrimine ve yekulune hicram mahcura
Melekleri görecekleri gün, işte o gün, günahkarlara hiçbir sevinç haberi yoktur. Ve yasak yasak, diyeceklerdir.
Ve kadimna ila ma amilu min amelin fe cealnahü hebaem mensura
Onların yaptıkları her bir iyi işi dikkate alırız, fakat onu saçılmış zerreler haline getiririz.
Ashabül cenneti yemeizin hayrum müstekarrav ve ahsenü mekiyla
O gün cennetliklerin kalacakları yer çok iyi, dinlenecekleri yer pek güzeldir.
Ve yevme teşekkakus semaü bil ğamami ve nüzzilel melaiketü tenzila
O gün gökyüzü beyaz bulutlar halinde yarılacak ve melekler bölük bölük indirileceklerdir.
Elmülkü yevmeizinil hakku lir rahman ve kane yevmen alel kafirine asira
İşte o gün gerçek hükümranlık, çok merhametli olan Allah'ındır. Kâfirler için ise o, pek çetin bir gündür.
Ve yevme yeadduz zalimü ala yedeyhi yekulü ya leytenit tehaztü mear rasuli sebila
O gün zalim kimse ellerini ısıracak: "Eyvah!" diyecek, "keşke Peygamberin yanında bir yol tutsaydım!"
Ya veyleta leyteni lem ettehiz fülanen halila
"Eyvah!" diyecek, "keşke falancayı dost edinmeseydim.
Le kad edalleni aniz zikri ba'de iz caeni ve kaneş şeytanü lil insani hazula
Çünkü zikir (Kur'ân) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalnız ve yardımcısız bırakmaktadır.
Ve kaler rasulü ya rabbi inne kavmit tehazu hazel kur'ane mehcura
Peygamber dedi ki: "Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'ân'ı terkedilmiş (bir şey yerinde) tuttular."
Ve kezalike cealna li külli nebiyyin adüvvem minel mücrimin ve kefa bi rabbike hadiyev ve nesiyra
(Resulüm!) Ve işte biz böyle her peygamber için günahkarlardan bir düşman yapmışızdır. Bununla beraber hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
Ve kalellezine keferu lev la nüzzile aleyhil kur'anü cümletev vahideh kezalike li nüsebbite bihi füadeke ve rattelnahü tertila
Yine o inkâr edenler dediler ki: "O Kur'ân ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.
Ve la ye'tuneke bi meselin illa ci'nake bil hakki ve ahsene tefsira
Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, biz sana (onun karşılığında) doğrusunu ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmayalım.
Ellezine yuhşerune ala vücuhihim ila cehenneme ülaike şerrum mekanev ve edallü sebila
O yüzleri üstü cehenneme toplanacaklar var ya! işte onlar, yerleri en kötü, yolları en sapık olanlardır.
Ve le kad ateyna musel kitabe ve cealna meahu ehahü harune vezira
Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Fe kulnezheba ilel kavmillezine kezzebu bi ayatina fe demmernahüm tedmira
"Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.
Ve kavme nuhil lemma kezzebür rusüle ağraknahüm ve cealnahüm lin nasi ayeh ve a'tedna liz zalimine azaben elima
Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde, onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimler için acıklı bir azab hazırlamışızdır.
Ve adev ve semude ve ashaber rassi ve kurunem beyne zalike kesira
Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha bir çok nesilleri de (inkârcılıkları yüzünden helak ettik)
Ve küllen darabna lehül emsale ve küllen tebberna tetbira
Onların herbirine misaller getirdik; (ama ögüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Ve le kad etev alel karyetilleti ümtirat metaras se' e fe lem yekunu yeravneha bel kanu la yercune nüşura
(Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalık yağmuruna tutulmuş olan beldeye uğramışlardır. Peki onu da görmüyorlar mıydı? Hayır! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.
Ve iza raevke iy yettehizuneke illa hüzüva e hazellezi beasellahü rasula
Seni gördükleri zaman "Bu mu Allah'ın Peygamber olarak gönderdiği?" diye hep seni alaya alıyorlar.
İn kade le yüdillüna an alihetina lev la en saberna aleyha ve sevfe ya'lemune hiyne yeravnel azabe men edallü sebila
"Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
E raeyte menit tehaze ilahehu hevah e fe ente tekunü aleyhi vekila
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?
Em tahsebü enne ekserahüm yesmeune ev ya'kilun in hüm illa kel en'ami bel hüm edallü sebila
Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten söz dinleyeceğini yahut akıllanacağını mı sanıyorsun? Gerçekte onlar hayvanlar gibidir, hatta gidişçe daha sapıktırlar.
E lem tera ila rabbike keyfe meddez zill ve lev şae le cealehu sakina sümme cealneş şemse aleyhi delila
Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra biz güneşi, ona (gölgeye) delil kılmışızdır.
Sümme kabadnahü ileyna kabday yesira
Sonra da onu yavaş yavaş kendimize (başka yöne) çekmekteyiz.
Ve hüvellezi ceale lekümül leyle libasev ven nevme sübatev ve cealen nehar nüşura
Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O'dur.
Ve hüvellezi erseler riyaha büşram beyne yedey rahmetih ve enzelna menis semai maen tahura
Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen ve gökten tertemiz bir su indiren O'dur.
Li nuhyiye bihi beldetem meytev ve nüskiyehu mimma halakna en'amev ve enasiyye kesira
Ki biz (o suyla) ölü toprağa can verelim, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlayalım, diye.
Ve le kad sarrafnahü beynehüm li yezzekkeru fe eba ekserun nasi illa küfura
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.
Ve lev şi'na le beasna fi külli karyetin nezira
(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Fe la tütiil kafirine ve cahidhüm bihi cihaden kebira
(Madem ki yalnız seni gönderdik) Öyleyse kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kur'ân ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!
Ve hüvellezi meracel bahreyni haza azbün füratüv ve haza milhun ücac ve ceale beynehüma berzehav ve hicram mahcura
Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir serhat koyan O'dur.
Ve hüvellezi haleka minel mai beşeran fe cealehu nesebev ve sihra ve kane rabbüke kadira
O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahşeden ve sıhriyet bağı ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her şeye gücü yeter.
Ve ma erselnake illa mübeşşirav ve nezira
(Halbuki) biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Kul ma es'elüküm aleyhi min ecrin illa men şae ey yettehize ila rabbihi sebila
De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum."
Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutü ve sebbih bi hamdih ve kefa bihi bi zünubi ibadihi habira
Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter.
Ellezi halekas semavati vel erda ve ma beynehüma fi sitteti eyyamin sümmesteva alel arşir rahmanü fes'el bihi habira
Gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş'a hükmeden Rahmân'dır. Haydi ne dileyeceksen o her şeyden haberdar olan (Rahmân)dan dile.
Ve iza kiyle lehümüscüdu lir rahmani kalu ve mer rahmanü e nescüdü li ma te'müruna ve zadehüm nüfura
Onlara "Rahmân'a secde edin" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini artırır.
Tebarakellezi ceale fis semai bürucev ve ceale fiha siracev ve kameram münira
Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir.
Ve hüvellezi cealel leyle ven nehara hilfetel li men erade ey yezzekkera ev erade şükura
İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O'dur.
Ve ibadür rahmanillezine yemşune alel erdi hevnev ve iza hatabehümül cahilune kalu selama
O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).
Vellezine yebitune li rabbihim süccedev ve kiyama
Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar.
Vellezine yekulune rabbenasrif anna azabe cehenneme inne azabeha kane ğaram
Onlar ki, şöyle derler: Cehennem azabını üzerimizden sav! Doğrusu onun azabı geçici bir şey değildir.
İnneha saet müstekarrav ve mükama
Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.
Vellezine iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kane beyne zalike kavama (. Ayet secde ayetidir.)
Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Vellezine la yed'une meallahi ilahen ahara ve la yaktülunen nefselleti harramellahü illa bil hakki ve la yeznun ve mey yef'al zalike yelka esama
Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.
Yüdaaf lehül azabü yevmel kiyameti ve yahlüd fihi mühana
Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.
İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan fe ülaike yübeddilüllahü seyyiatihim hasenat ve kanellahü ğafurar rahiyma
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Ve men tabe ve amile salihan fe innehu yetubü ilellahi metaba
Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
Vellezine la yeşhedunez zura ve iza merru bil lağvi merru kiram
Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
Vellezine iza zükkiru bi ayati rabbihim lem yehirru aleyha summev ve umyana
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Vellezine yekulune rabbena heb lena min ezvacina va zürriyyatina kurrate a'yüniv vec'alna lil müttekiyne imama
Ve onlar ki: "Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl" derler.
Ülaike yüczevnel ğurfete bi ma saberu ve yülekkavne fiha tehiyyetev ve selam
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.
Halidine fiha hasünet müstekarrav ve mükama
Orada ebedî kalacaklar, orası ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdır.
Kul ma ya'beü bi küm rabbi lev la düaüküm fe kad kezzebtüm fe sevfe yekunü lizama
(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!