Buradasınız

Hicr Suresi 90. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Kema enzelna alel muktesimin
(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
1892
Ayet No: 
90

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Elif lam ra tilke ayatül kitabi ve kur'anim mübin
Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir.
Rubema yeveddüllezine keferu lev kanu müslimin
Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
Zerhüm ye'külu ve yetemetteu ve yülhihimül emelü fe sevfe ya'lemun
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
Ve ma ehlekna min karyetin illa veleha kitabüm ma'lum
Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.
Ma tesbiku min ümmetin eceleha ve ma yeste'hirun
Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.
Ve kalu ya eyyühellezi nüzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun
Dediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun."
Lev ma te'tina bilmelaiketi in künte mines sadikiyn
"Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."
Ma nünezzilül melaikete illa bil hakki ve ma kanu izem münzarin
Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
İnna nahnü nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizun
Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.
Ve le kad erselna min kablike şiyeil evvelin
Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.
Ve ma ye'tihim mir rasulin illa kanu bihi yestehziun
Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Kezalike neslükühu fi kulubil mücrimin
Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.
La yü'minune bihi ve kad halet sünnetül evvelin
Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.
Ve lev fetahna aleyhim babem mines semai fe zallu fihi ya'rucun
Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,
Le kalu innema sükkirat ebsaruna bel nahnü kavmün meshurun
"Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.
Ve le kad cealna fis semai bürucev ve zeyyennaha lin nazirin
Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.
Ve hafiznaha min külli şeytanir racim
Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.
İlla menisterekas sem'a fe etbeahu şihabüm mübin
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
Vel erda medednaha ve elkayna fiha ravasiye ve embetna fiha min külli şey'im mevzun
Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
Ve cealna leküm fiha meayişe ve mel lestüm lehu bi razikiyn
Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.
Ve im min şey'in illa indena hazinühu ve ma nünezzilühu illa bi kaderim ma'lum
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.
Ve erselner riyaha levakiha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakümuh ve ma entüm lehu bi hazinin
Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.
Ve inna le nahnü nuhyi ve nümitü ve nahnül varisun
Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.
Ve le kad alimnel müstakdimine minküm ve le kad alimnel müste'hirin
Andolsun ki biz, içinizden İslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.
Ve inne rabbeke hüve yahşüruhüm innehu hakimün alim
Şüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.
Ve le kad halaknel insane min salsalim min hameim mesnun
Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Vel canne halaknahü min kablü min naris semum
Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.
Ve iz kale rabbüke lil melaiketi inni haliküm beşeram min salsalim min hameim mesnun
Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."
Fe iza sevveytühu ve nefahtü fihi mir ruhiy fekau lehu sacidin
Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."
Fe secedel melaiketü küllühüm ecmeun
Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.
İlla iblis eba ey yekune meas sacidin
Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.
Kale ya iblisü ma leke ella tekune meas sacidin
Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"
Kale lem ekül li escüde li beşerin halaktehu min salsalim min hameim mesnun
İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."
Kale fahruc minha fe inneke racim
Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."
Ve inne aleykel la'nete ila yevmid din
"Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."
Kale rabbi fe enzirni ila yevmi yüb'asun
İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.
Kale fe inneke minel münzarin
Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."
İla yevmil vaktil ma'lum
"Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."
Kale rabbi bima ağveyteni le üzeyyinenne lehüm fil erdi ve le uğviyennehüm ecmeiyn
İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"
İlla ibadeke minhümül muhlesiyn
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."
Kale haza siratun aleyye müstekiym
Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."
İnne ibadi leyse leke aleyhim sültanün illa menittebeake minel ğavin
"Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."
Ve inne cehenneme le mev'idühüm ecmeiyn
"Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir."
Leha seb'atü ebvab likülli babim minhüm cüz'üm maksum
"Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır."
İnnel müttekiyne fi cennativ ve uyun
Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.
Üdhuluha bi selamin aminin
Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.
Ve neza'na ma fi sudurihim min ğillin ihvanen ala sürurim mütekabilin
Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.
La yemessühüm fiha nesabüv ve ma hüm minha bi muhracin
Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
Nebbi' ibadi enni enel ğafurur rahiym
Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.
Ve enne azabi hüvel azabül elim
Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:
Ve nebbi'hüm an dayfi ibrahim
Hem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
İz dehalu aleyhi fe kalu selama kale inna minküm vecilun
Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
Kalu la tevcel inna nübeşşiruke bi ğulamin alim
Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
Kale e beşşertümuni ala em messeniyel kiberu fe bime tübeşşirun
İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
Kalu beşşernake bil hakki fe la teküm minel kanitiyn
Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
Kale ve mey yaknetu mir rahmeti rabbihi illed dallun
İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
Kale fe ma hatbuküm eyyühel murselun
"Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.
Kalu inna ürsilna ila kavmim mücrimin
Melekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.
İlla ale lut inna le müneccuhüm ecmeiyn
Ancak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.
İllemraetehu kadderna inneha le minel ğabirin
Yalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.
Felemma cae ale lutnil murselun
Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,
Kale inneküm kavmümü münkerun
Lût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."
Kalu bel ci'nake bima kanu fihi yemterun
Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."
Ve eteynake bil hakki ve inna le sadikun
"Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz."
Fe esri bi ehlike bi kit'im minel leyli vettebi' edbarahüm ve la yeltefit minküm ehadüv vemdu haysü tü'merun
"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."
Ve kadayna ileyhi zalikel emra enne dabira haülai maktuum musbihiyn
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."
Ve cae ehlül medineti yestebşirun
Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.
Kale inne haülai dayfi fe la tefdahun
Lût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."
Vettekullahe ve la tuhzun
"Allah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin."
Kalu e ve lem nenheke anil alemin
Lût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"
Kale haülai benati in küntüm failin
Lût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).
Le amruke innehüm le fi sekratihim ya'mehun
Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Fe ehazethümüs sayhatü müşrikiyn
Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
Fe cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyhim hicaratem min siccil
Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
İnne fi zalike le ayatil lil mütevessimin
Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.
Ve inneha le bisebilim mükiyn
Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.
İnne fi zalike le ayatel lil mü'minin
Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.
Ve in kane ashabül eyketi le zalimin
Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.
Fentekamna minhüm ve innehüma le bi imamim mübin
Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.
Ve le kad kezzebe ashabül hicril murselin
Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.
Ve ateynahüm ayatina fe kanu anha mu'ridiyn
Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
Ve kanu yenhitune minel cibali büyuten aminin
Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
Fe ehazethümüs sayhatü musbihiyn
Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
Fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma illa bil hakk ve innes saate le atiyetün fasfehis safhal cemil
Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.
İnne rabbeke hüvel hallakul alim
Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.
Ve le kad ateynake seb'am minel mesani vel kur'anel aziym
Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.
La temüddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacem minhüm ve la tahzen aleyhim vahfid cenahake lil mü'minin
Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.
Ve kul inni enen nezirul mübin
De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."
Ellezine cealül kur'ane idiyn
Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
Fe ve rabbike le nes'elennehüm ecmeiyn
Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini hesaba çekeceğiz.
Amma kanu ya'melun
Yaptıklarından dolayı
Fasdoa'bima tü'meru ve a'rid anil müşrikin
Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.
İnna kefeynakel müstehziin
Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Ellezine yec'alune meallahi ilahen ahar fe sevfe ya'lemun
Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.
Ve le kad na'lemü enneke yediyku sadruke bima yekulun
Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.
Fe sebbih bi hamdi rabbike ve küm mines sacidin
O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.
Ve'büd rabbeke hatta ye'tiyekel yekiyn
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.