Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kalem Suresi 36. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ma lekum keyfe tahkumune.
Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
5307
Ayet No: 
36

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Nun velkalemi ve ma yesturune.
Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.
Ma ente bini'meti rabbike bimecnunin.
Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
Ve inne leke leecren ğayre memnunin.
Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
Ve inneke le'ala hulukin 'aziymin.
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.
Fesetubsiru ve yubsirune.
Sen de göreceksin, onlar da görecek.
Bieyyikumulmeftunu.
Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.
İnne rabbeke huve a'lemu bimen dalle'an sebiylihi ve huve a'lemu bilmuhtediyne.
Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.
Fela tuti'ilmukezzibiyne
O halde, yalanlayıcılara itaat etme.
Veddu lev tudhinu feyudhinune.
Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Ve la tuti' kulle hallafin mehiyni.
Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,
Hemmazin meşşain binemiymin.
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,
Menna'in lilhayri mu'tedin esiymin.
Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
utullin ba'de zalike zeniymen.
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,
En kane za malin ve beniyne.
Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).
İza tutla 'aleyhi ayatuna kale esatiyrulevveliyne.
Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
Senesimuhu 'alelhurtumi.
Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.
İnna belevnahum kema belevna ashabelcenneti iz aksemu leyasri munneha musbihiyne.
Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Ve la yestesnune.
İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).
Fetafe 'aleyha taifun min rabbike ve hum naimune.
Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,
Feasbehat kessariymi.
Bahçe simsiyah kesiliverdi.
Fetenadev musbihiyne.
Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Eniğdu 'ala harsikum in kuntum sarimiyne.
"Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
Fentaleku ve hum yetehafetune.
Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
En la yedhulennehelyevme 'aleykum miskiynun.
"Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
Ve ğadev 'ala hardin kadiriyne.
(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
Felemma reevha kalu inna ledallune.
Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
Bel nahnu mahrumune.
"Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
Kale evsetuhum elem ekul lekum levha tusebbihune.
İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"
Kalu subhane rabbina inna kunna zalimiyne.
"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).
Feakbele ba'duhum 'ala ba'din yetelavemune.
Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
Kalu ya veylena inna kunna tağiyne.
Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.
asa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina rağibune.
Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.
Kezalikel'azabu ve le'azabul'ahireti ekberu lev kanu ya'lemune.
İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.
İnne lilmuttekiyne 'inde rabbihim cennatin ne'iymi.
Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.
Efenec'alulmuslimiyne kelmucrimiyne.
Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Emlekum kitabun fiyhi tedrusune.
Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
İnne lekum fiyhu lema tehayyerune.
O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
Em lekum eymanun 'aleyna baliğatun ila yevmilkiyameti inne lekum lema tahkumune.
Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?
Selhum eyyuhum bizalike ze'iymun.
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
Emlehum şureka'u felye'tu bişurekaihim in kanu sadikiyne.
Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.
Yevme yukşefu 'an sakin ve yud'avne ilessucudi fela yestetiy'une.
O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
Haşi'aten ebsaruhum terhekuhum zillefun ve kad kanu yud'avne ilessucudi ve lum salimune.
Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
Fezerniy ve men yukezzibu bihazelhadiysi senestedricuhum min haysu la ya'lemune.
Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Ve umliy lehum inne keydiy metiynun.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
Em tes'eluhum ecren fehum min mağremin muskalune.
Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Em 'indehumulğaybu fehum yektubune.
Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
Fasbir lihukmi rabbike ve la tekun kesahibilhuti iz nada ve huve mekzumun.
Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.
Levla en tedarekehu ni'metun min rabbihi lenubize bil'arai ve huve mezmumun.
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
Fectebahu rabbuhu fece'alehu minessalihiyne.
Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.
Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikre ve yekulune innehu lemecnunun.
O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.
Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne.
Halbuki o âlemler için bir öğüttür.