Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Lokman Suresi 4. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ellezine yükiymunes salate ve yü'tunez zekate ve hüm bil ahirati hüm yukinun
Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
3473
Ayet No: 
4

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Elif lam min
Elif, Lâm, Mîm.
Tilke ayatül kitabil hakim
Bunlar, o hikmetli kitabın âyetleridir.
Hüdev ve rahmetel lil muhsinin
O, güzellik ve iyilik yapanlar için bir hidayet ve rahmettir.
Ülaike ala hüdem mir rabbihim ve ülaike hümül müflihun
İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.
Ve minen nasi mey yeşteri lehvel hadisi li yüdille an sebilillahi bi ğayri ilmiv ve yettehizeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühin
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.
Ve iza tütla aleyhi ayatüna vella müstekbiran ke el lem yesma'ha keenne fi üzüneyhi vakra fe beşşirhü bi azabin elim
Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.
İnnellezine amenu ve amilus salihati lehüm cennatün neiym
Fakat iman edip de salih amel işleyenlere gelince, onlar için nimet cennetleri vardır.
Halidine fiha va'dellahi hakka ve hüvel azizül hakim
Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Halekas semavati bi ğayri amedin teravneha ve elka fil erdi ravasiye en temide biküm ve besse fiha min külli dabbeh ve enzelna mines semai maen fe embetna fiha min külli zevcin kerim
O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.
Haza halkullahi fe eruni maza halekallezine min dunih beliz zalimune fi dalalim mübin
İşte bu, Allah'ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Fakat o zalimler, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Ve le kad ateyna lukmanel hikmete enişkür lillah ve mey yeşkür fe innema yeşküru li nefsih ve men kefera fe innellahe ğayniyyün hamid
Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır.
Ve iz kale lukmanü libnihi ve hüve yeizuhu ya büneyye la tüşrik billah inneş şirke le zulmün aziym
Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür."
Ve vessaynel insane bi valideyh hamelethü ümmühu vehnen ala vehniv ve fisalühu fi ameyni enişkür li ve li valideyk ileyyel mesiyr
Gerçi biz insana, anasına ve babasına itaati de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun sütten ayrılması da iki yıl içindedir. (Biz insana): "Bana, anana ve babana şükret" diye de tavsiye ettik. Dönüş, ancak banadır.
Ve in cahedake ala en tüşrike bi ma leyse leke bihi ilmün fe la tüti'hüma ve sahibhüma fid dünya ma'rufev vettebi' sebile men enabe ileyy sümme ileyye merciuküm fe ünebbiüküm bima küntüm ta'melun
Bununla beraber eğer her ikisi de bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşman hususunda seni zorlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenlerin yolunu tut. Sonra dönüşünüz ancak banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.
Ya büneyye inneha in tekü miskale habbetim min hardelin fe tekün fi sahratin ev fis semavati ev fil erdi ye'ti bihellah innellahe latiyfün habir
"Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır."
Ya büneyye ekimis salate ve'mur bil ma'rufi venhe anil münkeri vasbir ala ma esabek inne zalike min azmil ümur
"Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir."
Ve la tüsa'ir haddeke lin nasi ve la temşi fil erdi meraha innellahe la yühibbü külle muhtalin fehur
"Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez.
Vaksid fi meşyike vağdud min savtik inne emreral asvati le savtül hamir
Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir.
E lem terav ennellahe sehhara leküm ma fis semavati ve ma fil erdi ve esbeğa aleyküm niamehu zahiratev ve batineh ve minen nasi mey yücadilü fillahi bi ğayri ilmiv ve la hüdev ve la kitabim münir
Görmediniz mi ki, Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermiş, gizli ve açık olarak nimetlerini üzerinize yaymıştır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide ve ne aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.
Ve iza kiyle lehümüt tebiu ma enzellellahü kalu bel nettebiu ma vecedna aleyhi abaena e ve lev kaneş şeytanü yed'uhüm ila azabis seiyr
Onlara: "Allah'ın indirdiğine tabi olun!"dendiği zaman: "Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, onun ardınca gideriz." diyorlar. Ya şeytan onları cehennnem azabına çağırıyor idiyse de mi onlara uyacaklar?
Ve mey yüslim vechehu ilellahi ve hüve muhsinün fe kadistemseke bil urvetil vüska ve ilellahi akibetül ümur
Oysa her kim iyilik yaparak yüzünü tertemiz Allah'a tutarsa, o gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Öyle ya bütün işlerin sonu Allah'a dayanır.
Ve men kefera fe la yahzünke küfruh ileyna merciuhüm fe nünebbiühüm bima amilu innellahe alimüm bizatis sudur
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler. O zaman biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Gerçekten Allah, bütün kalblerin özünü bilir.
Nümettiuhüm kalilen sümme nadtarruhüm ila azabin ğaliyz
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini ağır bir azaba zorlarız.
Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah kulil hamdü lillah bel ekseruhüm la ya'lemun
Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, elbette "Allah" diyecekler. "Allah'a hamd olsun." de. Fakat onların çoğu bilmezler.
Lillahi ma fis semavati vel ard innellahe hüvel ğaniyyül hamid
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Gerçekten Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye lâyıktır.
Ve lev enne ma fil erdi min şeceratin aklamüv vel bahru yemüddühu min ba'dihi seb'atü ebhurim ma nefidet kelematüllah innellahe azizün hakim
Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep olsa, yine de Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ma halkuküm ve la ba'süküm illa ke nefsiv vahideh innellahe semium basiyr
Sizin yaratılmanız da tekrar diriltilmeniz de ancak bir tek nefsin yaratılması ve tekrar diriltilmesi gibidir. Gerçekten Allah her şeyi işitir ve görür.
E lem tera ennellahe yulicül leyle fin nehari ve yulicün nehara fil leyli ve sehhareş şemsi vel kamera küllüy yecri ila ecelim müssemmev ve ennellahe ve ma ta'melune habir
Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Zalike bi ennellahe hüvel hakku ve enne ma yed' une min dunihil batilü ve ennellahe hüvel aliyyül kebir
Bu da şundandır ki, Allah hakkın ta kendisidir. (İnsanların) O'ndan başka taptıkları ise mutlaka batıldır. Şüphesiz ki Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
E lem tera ennel fülke tecri fil bahri bi ni'metillahi li yüriyeküm min ayatih inne fi zalike le ayatil li külli sabbarin şekur
Görmedin mi ki Allah, âyetlerinden bir kısmını size göstersin diye gemiler, Allah'ın nimetiyle denizde akıp gidiyor. Şüphesiz bunda çok sabredenler ve çok şükredenler için nice ibretler vardır.
Ve iza ğaşiyehüm mevcün kez zuleli deavüllahe muhlisiyne lehüd din felemma neccahüm ilel berri fe minhüm muktesid ve ma yechadü bi ayatina illa küllü hattarin kefur
Onları kara bulutlar gibi bir dalga sardığı zaman, dini yalnız kendisine has kılarak Allah'a yalvarırlar. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise içlerinden doğru giden de bulunur. Bizim âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
Ya eyyühen nasütteku rabbeküm vahşev yevmel la yezi validün av veledihi ve la meludün hüve cazin av validihi şey'a inne va'dellahi hakkun fe la teğurranekümül hayatüd dünya ve la yeğurraneküm billahül ğarur
Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın.
İnnellahe indehu ilmüs saahve yünezzilül ğays ve ya'lemü ma fil erham ve ma tedri nefsüm maza teksibü ğada ve ma tedri nefsüm bi eyyi erdin temut innellahe alimün habir.
Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.