Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Mümin Suresi 69. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

E lem tera ilellezine yücadilune fi ayatillah enna yusrafun
Bakmaz mısın şimdi Allah'ın âyetleri hakkında mücadeleye kalkanlara! (Haktan) nasıl döndürülüyorlar?

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
4202
Ayet No: 
69

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Ha mim
Hâ Mîm.
Tenzilül ktabi minellahil azizil alim
Bu kitabın indirilişi, çok güçlü ve her şeyi bilen Allah tarafındandır.
Ğafiriz zembi ve kabilit tevbi şedidil ikabi zit tavl la ilahe illa hu ileyhil mesiyr
O, günah bağışlayıcı, tevbe kabul edici, azabı şiddetli, kerem sahibi Allah'tandır ki O'ndan başka ilâh yoktur. Hem dönüş O'nadır.
Ma yücadilü fi ayatillahi illellezine keferu fe la yağrurke tekallübühüm fil bilad
Allah'ın âyetleri hakkında ancak kâfirler mücadele ederler. Şimdi onların beldeler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın.
Kezzebet kablehüm kavmü nuhiv vel ahzabü mim ba'dihim ve hemmet küllü ümmetim bi rasulihim li ye'huzuhü ve cadelu bil batili li yüdhüdu bihil hakka fe ehaztühüm fe keyfe kane ikab
Onlardan önce Nuh kavmi, arkalarından da çeşitli topluluklar yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamak kastında bulundu. Hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler. Ben de onları tuttum, alıverdim. (Bak o zaman) azabım nasıl oldu?
Ve kezalike hakkat kelimetü rabbike alellezine keferu ennehüm ashabün nar
İşte o nankörlük eden kâfirlere Rabbinin (azab) sözü öyle hak oldu. Onlar, mutlaka cehennemliktirler.
Ellezine yahmilunel arşe ve men havlehu yüsebbihune bi hamdi rabbihim ve yü'minune bihi ve yestağfirune lillezine amenu rabbena vesi'te külle şey'ir rahmetev ve ilmen fağfir lillezine tabu vettebeu sebileke vekihim azabel cehiym
Arşı taşıyanlar ve onun etrafındakiler, Rablerinin hamdiyle tesbih ederler ve O'na inanırlar. İman etmişler için de şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O, tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru."
Rabbena ve edhilhüm cennati adninilleti veadtehüm ve men salehü min abaihim ve ezvacihim ve zürriyyatihim inneke entel azizül hakim
"Ey Rabbimiz! Hem onları, hem onların atalarından, zevcelerinden ve zürriyetlerinden iyi olanları kendilerine vaad buyurduğun Adn cennetlerine koy. Şüphesiz çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin."
Vekihimüs seyyiat ve men tekis seyyiati yevmeizin fe kad rahimteh ve zalike hüvel fevzül aziym
"Onları fenalıklardan koru. Sen her kimi fenalıklardan korursan, o gün muhakkak onu rahmetinle yarlığamışsındır. İşte asıl büyük kurtuluş da budur."
İnnellezine keferu yünadevne le maktüllahi ekberu mim maktiküm enfüseküm iz tüd'avne ilel imani fe tekfürun
O kâfirlere mutlaka şöyle bağırılacaktır: "Elbette Allah'ın buğzu, sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz imana davet ediliyordunuz da inkâr ediyordunuz."
Kalu rabbena emettenesneteyni ve ahyeytenesneteyni fa'terafna bi zünubina fe hel ila hurucim min sebil
Kâfirler diyecekler ki: "Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Şimdi günahlarımızı anladık. Fakat çıkmaya bir yol var mı?"
Zaliküm bi ennehu iza düiyellahü vahdehu kefartüm ve iy yüşrük bihi tü'minu fel hukmü lillahül aliyyil kebir
(Onlara şöyle cevap verilir): "Bu azab size şu sebeptendir: Siz tek Allah'a davet edildiğiniz zaman inkâr ettiniz. Ama O'na ortak koşulunca inandınız. Artık hüküm, o yüce ve büyük Allah'ındır."
Hüvellezi yüriküm ayatihi ve yünezzilü leküm mines semai rizka ve ma yetezekkeru illa mey yünib
Size âyetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren O'dur. Fakat onları ancak gönül verip düşünenler anlar.
Fed'ullahe mhlisiyne lehüd dine ve lev kerihel kafirun
O halde siz, dini Allah için halis kılarak hep O'na yalvarın. İsterse kâfirler hoşlanmasınlar.
Rafiud deracati zül arş yülkir ruha min emrihi ala mey yeşaü min ibadihi li yünzira yevmet telak
O dereceleri yükselten Arş'ın sahibi Allah, o buluşma gününün (kıyametin) dehşetini haber vermek için kullarından dilediği kimseye emrinden ruh (melek) indiriyor.
Yevme hüm barizun la yahfa alellahi minhüm şey' li menil mülkül yevm lillahil vahidil kahhar
O gün onlar kabirlerinden meydana fırlarlar. Kendilerinin hiçbir şeyi Allah'a karşı gizli kalmaz. "Bugün mülk kimindir?" (diye sorulur. Cevaben): "Tek ve kahhar olan Allah'ındır." (denir).
Elyevme tücza küllü mefsim bima kesebet La zulmel yevm innellahe seriul hisab
Bugün her nefis kazandığı ile cezalanacaktır. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Ve enzihüm yevmel azifeti izil kulubü ledel hanaciri kazimin ma liz zalimine min hamimiv ve la şefiiy yüta'
Yaklaşmakta olan o felaket (kıyamet) gününü de onlara haber ver. O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunup dururlar. Zalimler için ne ısınacak bir dost vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi.
Ya'lemü hainetel a'yüni ve ma tuhfis sudur
Allah, gözlerin hain bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğini de.
Vallahü yakdiy bil hakk vellezine yed'une min dunihi la yakdune bi şey' innellahe hüves semiul besiyr
Allah hakkı yerine getirir. Onların O'ndan başka yalvardıkları ise hiçbir şeyi yerine getiremezler. Çünkü hakkıyla işiten ve gören ancak Allah'tır.
E ve lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetüllezine kanu min kablihim kanu hüm eşedde minhüm kuvvetev ve asaran fil erdi fe ehazehümüllahü bi zünubihim ve ma kane lehüm minellahi miv vak
Yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Onlar yeryüzünde gerek kuvvetçe ve gerek eserce kendilerinden daha üstündüler. Öyle iken Allah onları günahları sebebiyle tutup alıverdi. Kendilerini Allah'ın azabından koruyacak biri bulunmadı.
Zalike bi ennehüm kanet te'tihim rusülühüm bil beyyinati fe keferu fe ehazehümüllah innehu kaviyyün şedidül ikab
O, şundandı: Onlara peygamberleri apaçık delillerle geliyorlardı. Ama onlar inkâr ettiler. Allah da tuttu kendilerini alıverdi. Çünkü O'nun kuvveti çok, azabı şiddetlidir.
Ve le kad erselna musa bi ayatina ve sültanim mübin
Andolsun Musa'yı âyetlerimizle ve açık bir delil ile gönderdik.
İla fir'avne ve hamane ve karune fe kalu sahirun kezzab
Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a da onlar: "Bu bir sihirbaz, bir yalancıdır" dediler.
Fe lemma caehüm bil hakki min indina kaluktülu ebnaellezine amenu meahu vestahyu nisaehüm ve ma keydül kafirine illa fi dalal
Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.
Ve kale fir'avnü zeruni aktül musa vel yed'u rabbeh inni ehafü ey yübeddile dineküm ev ey yuzhira fil erdil fesad
Bir de Firavun: "Bırakın beni, öldüreyim Musa'yı da o Rabbine dua etsin. Çünkü ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum" dedi.
Ve kale musa inni ustü bi rabbi ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hisab
Musa da: "Ben hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.
Ve kale racülüm mü'minüm min ali fir'avne yektümü imanehu etaktülune racülen ey yekule rabbiyellahü ve kad caeküm bil beyyinati mir rabbiküm ve iy yekü sadikay yüsibküm ba'dullezi yeidüküm innellahe la yehdi men hüve müsrifün kezzab
Firavun ailesinden imanını saklayan bir adam da şöyle dedi: "Bir adamı, Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Halbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise çok sürmez, yalanı boynuna geçer. Fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin birkısmı olsun başınıza gelir. Şüphe yok ki Allah aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz."
Ya kavmi lekümül mülkül yevme zahirine fil erdi fe mey yensuruna mim be'sillahi in caena kale fir'avnü ma üriküm illa ma era ve ma ehdiküm illa sebiler raşad
"Ey kavmim! Bugün mülk sizindir. Dünyada yüze çıkmış bulunuyorsunuz. Eğer gelecek olursa Allah'ın hışmından bizi kim kurtarır?" Firavun: "Ben size görüşümden başkasını göstermiyorum ve herhalde ben size doğru yolu gösteriyorum" dedi.
Ve kalellezi amene ya kavmi inni ehafü aleyküm misle yevmil ahzab
O iman etmiş olan kimse de: "Ey kavmim! Doğrusu ben sizin hakkınızda Ahzab (önceki çeşitli toplumlar)ın günleri gibi bir günden korkuyorum."
Misle de'bi kavmi nuhiv ve adiv ve semude vellezine mim ba'dihim ve mellahü yüridü zulmel lil ibad
"Nuh Kavmi'nin, Âd'ın, Semud'un ve daha sonrakilerin maceraları gibi (bir günün geleceğinden korkuyorum). Allah, kulları için bir zulüm istemez."
Ve ya kavmi inni ehafü aleyküm yevmet tenad
"Ey kavmim! Ben size gelecek o çağrışma gününden (kıyamet gününden) korkuyorum."
Yevme tüvellune müdbirin ma leküm minellahi min asim ve mey yudlilillahü fe ma lehu min had
"O gün arkanıza dönüp kaçacaksınız. Fakat sizi Allah'tan koruyacak olan yoktur. Her kimi Allah şaşırtırsa, artık ona bir yol gösterici bulunmaz."
Ve le kad caeküm yusüfü min kablü bil beyyinati fe ma ziltüm fi şekkim mimma caeküm bih hatta iza heleke kultüm ley yeb'asellahü mim ba'dihi rasula kezalike yüdillüllahü men hüve müsrifüm mürtab
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de "Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez" dediniz. İşte aşırı şüpheci olanları Allah böyle şaşırtır.
Ellezine yücadilune fi ayatillahi bi ğayri sültanin etahüm kebüra makten indellahi ve indellezine amenu kezalike yatbeullahü ala külli kalbi mütekebbirin cebbar
Onlar, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücadele ederler. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında büyük bir buğzu gerektirir. İşte Allah, her böbürlenen zorbanın kalbini öyle bir tabiat ile mühürler.
Ve kale fir'avnü ya hamanübni li sarhal le alli eblüğul esbab
Firavun dedi ki: "Ey Hâmân! Bana bir kule yap, belki ben o yollara ulaşabilirim."
Esbabes semavati fe attalia ila ilahi müsa ve inni le ezunnühu kaziba ve kezalike züyyine li fir'avne suü amelihi ve sudde anis sebil ve ma keydü fir'avne illa fi tebab
"Göklerin yollarına ulaşabilirim de, Musa'nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." İşte böylece Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de yoldan çıkarıldı. Çünkü Firavun düzeni hep boşa çıkar.
Ve kalellezi amene ya kavmit tebiuni ehdiküm sebiler raşad
O iman etmiş olan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim."
Ya kavmi innema hazihil hayatüd dünya meta'uv ve innel ahirate hiye darul karar
"Ey kavmim! Bu dünya hayatı ancak geçici bir menfaatten ibarettir. Ahiret ise durulacak karar yurdudur."
Men amile seyyieten fe la yücza illa misleha ve men amile salihüm min zekerin ev ünsa ve hüve mü'minün fe ülaike yedhulunel cennete yürzekune fiha bi ğayri hisab
"Her kim bir kötülük yaparsa, ona ancak yaptığının bir misli ile ceza verilir. Erkek veya kadın, her kim de mümin olarak iyi bir amel işlerse, işte onlar cennete girerler. Orada kendilerine hesapsız rızık verilir."
Ve ya kavmi mali ed'uküm ilen necati ve ted'uneni ilen nar
"Hem ey kavmim! Niçin ben sizi kurtuluşa davet ederken, siz beni ateşe davet ediyorsunuz?"
Ted'uneni li ekfüra billahi ve üşrike bihi ma leyse li bihi ilmüv ve ene ed'uküm ilel azizil ğaffar
"Siz beni Allah'ı inkâr etmeye ve bence hiç ilimde yeri olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya davet ediyorsunuz. Ben ise sizi o çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan Allah'a davet ediyorum."
La cerame ennema ted'uneni ileyhi leyse lehu da'vetün fid dünya ve la fil ahirati ve enne meraddena ilellahi ve ennel müsrifine hüm ashabün nar
"Hiç inkâr edilemez ki, gerçekten sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da, ahirette de bir davet hakkı yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Şüphesiz haddi aşanların hepsi cehennemliktir."
Fe setezkürune ma ekulü leküm ve üfevvidu emri ilellah innellahe basiyrum bil ibad
"Siz benim söylediklerimi sonra anlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını görür, gözetir."
Fe vekahüllahü seyyiati ma mekeru ve haka bi ali fir'avne suül azab
Allah o mümini, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise, o kötü azab kuşattı.
Ennaru yu'radune aleyha ğudüvvev ve aşiyya ve yevme tekumüs saatü edhilu ale fir'avne eşeddel azab
Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyamet kopacağı gün de: "Firavun hanedanını azabın en şiddetlisine tıkın!" (denilecektir).
Ve iz yetehaccune fin nari fe yekulud duafaü lillezinestekberu inna künnü leküm tebean fe hel entüm muğnune anna nasiybem minen nar
Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" derler.
Kalellezi nestekberu inna küllün fiha innellahe kad hakeme beynel ibad
Büyüklük taslayanlar da şöyle derler: "Evet, hepimiz onun içindeyiz. Allah kulları arasında hükmünü vermiştir."
Ve kalellezine fin nari li hazeneti cehennemed'u rabbeküm yühaffif anna yevmem minel azab
Ateştekiler, cehennem bekçilerine derler ki: "Rabbinize dua edin de bir gün olsun bizden azabı biraz hafifletsin."
Kalu eve lem tekü te'tiküm rusülüküm bil beyyinat kalu bela kalu fed' ve ma düaül kafirine illa fi dalal
Bekçiler de: "Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı?" diye sorarlar. Onlar: "Evet" derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin" derler. Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır.
İnna henensuru rusülena vellezine amenu fil hayatid dünya ve yevme yekulül eşhad
Biz peygamberimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde (kıyamette) elbette yardım ederiz.
Yevme la yenfeuz zalimine ma'ziratühüm ve lehümül la'netü ve hehüm suüd dar
O gün zalimlere özür dilemeleri fayda vermez. Onlara lanet vardır, onlara yurdun kötüsü (cehennem) vardır.
Ve le kad ateyna musel hüda ve evrasna beni israilel kitab
Andolsun ki biz Musa'ya o hidayeti verdik ve İsrailoğullarına o kitabı miras kıldık.
Hüdev ve zikra li ülil elbab
(Bunu) Aklı başında olanlara bir yol gösterici ve bir hatırlatma olsun diye (böyle yaptık).
Fasbir inne va'dellahi hakkuv vestağfir li zembike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkar
O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.
İnnellezine yücadilune fi ayatillahi bi ğayri sültanin etahüm in fi sudurihim illa kibrum ma hüm bi baligiyh festeiz billah innehu hüves semiul besiyr
Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde ancak yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın. Çünkü her şeyi işiten ve gören O'dur.
Le halkus semavati vel erdi ekberu min halkin nasi ve lakinne ekserannasi la ya'lemun
Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Ve ma yestevil a'ma vel besiyru vellezine amenu ve amilus salihati ve lel müsi' kalilem ma tetezekkerun
Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyen kimseler ile kötülük yapan da bir değildir. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
İnnes saate le atiyetül la raybe fiha ve lakinne ekseran nasi la yü'minun
Herhalde o saat (kıyamet) muhakkak gelecektir. Onda şüphe yok. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Ve kale rabbükümüd'uni estecib leküm innellezine yestekbirune an ibateti seyedhulune cehenneme dahirin
Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu.
Allahüllezi ceale lekümül leyle li teskünu fihi ven nehara mübsira innellahe le zu fadlin alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkürun
İçinde dinlenesiniz diye geceyi, göz açıcı bir aydınlık olarak da gündüzü sizin için yaratan Allah'tır. Gerçekten Allah insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmezler
Zalikümüllahü rabbüküm haliku külli şey' la ilahe illa hüve fe enna tü'fekun
İşte Rabbiniz, her şeyin yaratıcısı olan o Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O halde (haktan) nasıl çevrilirsiniz?
Kezalike yü'feküllezine kanu bi ayatillahi yechadun
İşte Allah'ın âyetlerini inkâr edenler böyle çevriliyorlar.
Allahüllezi ceale lekümül erda kararav ves semae binaev ve savveraküm fe ahsene suveraküm ve razekaküm minet tayyibat zalikümüllahü rabbükam fe tebarakellahü rabbül alemin
Allah, O'dur ki sizin için yeri bir karargâh, göğü de bir bina yapmıştır. Size şekil vermiş, sonra şekillerinizi güzelleştirmiştir. Hoş nimetlerden size rızık vermiştir. İşte Rabbiniz o Allah'tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Hüvel hayyü la ilahe illa hüve fed'uhü muhlisiyne lehüd din elhamdü lillahi rabbil alemin
Daimî bir hayat sahibi ancak O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. Onun için dini halis kılarak O'na, hep O'na yalvarın. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Kul inni nühitü en a'büdellezine ted'une min dunillahi lemma caeniyel beyyinatü mir rabbi ve ümirtü en üslime li rabbil alemin
De ki: "Bana Rabbimden apaçık deliller geldiği zaman, ben o sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınıza ibadet etmekten kesinlikle men edildim ve bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."
Hüvellezi halekaküm min türabin sümme min nutfetin sümme min alekatin sümme yuhricüküm tiflen sümme li teblüğu eşüddeküm sümme li tekunu şüyuha ve minküm mey yüteveffa min kablü ve li teblüğu ecelem müsemmev ve lealleküm ta'kilun
"Sizi (önce) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak çıkaran, sonra güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatıp büyüten O'dur. İçinizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. (Bunları Allah) belirli bir süreye ulaşasınız ve aklınızı kullanasınız diye (böyle yapıyor)."
Hüvellezi yuhyi ve yümit fe iza kada emran fe innema yekulü lehu kün fe yekun
O, hem yaşatır, hem öldürür. O, bir şey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o şey de hemen oluverir.
Ellezine kezzebu bil kitabi ve bima erselna bihi rusülena fe sevfe ya'lemun
Kitaba ve Resullerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler, artık ilerde bilecekler.
İzil ağlalü fi a'nakihim ves selasil yüshabun
O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Fil hamimi sümme fin nari yüscerun
Kaynar suda, sonra da ateşte kaynatılacaklardır.
Sümme kiyle lehüm eyne ma küntüm tüşrikun
Sonra da onlara: "Nerede o ortak koştuklarınız?" denilecek.
Min dunillah kalu dallu anna bel lem nekün ned'u min kablü şey'a kezalike yüdillüllahül kafirin
O Allah'tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: "Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz." İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.
Zaliküm bima küntüm tefrahune fil erdi bi ğayril hakki ve bima küntüm temrahun
Bunun sebebi şudur: Çünkü siz yeryüzünde haksız yere seviniyor ve güveniyordunuz.
Üdhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe bi'se mesvel mütekebbirin
İçlerinde ebedî olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Bak ne kötü o kibirlenenlerin yeri?
Fasbir inne va'dellahi hakk fe imma nüriyenneke ba'dallezi neidühüm ev neteveffeyenneke fe ileyna yürceun
Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
Ve le kad erselna rusülem min kablike minhüm men kasasna aleyke ve minhüm mel lem naksus aleyk ve ma kane li rasulin ey ye'tiye bi ayetin illa bi iznillah fe iza cae emrallahi kudiye bil hakki ve hasira hünalikel mübtilun
Andolsun ki biz senin önünden nice peygamberler göndermişizdir. Onlardan kimini sana anlatmışız, kimini de anlatmamışızdır. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. Batıl bir dava peşinde koşanlar, işte bu noktada hüsrana uğrarlar.
Allahüllezi ceale lekümül en'ame li terkebu minha ve minha te'külun
Kimine binesiniz, kimini de yiyesiniz diye sizin için o yumuşak başlı hayvanları yaratan Allah'tır.
Ve leküm fiha menafiu ve li teblüğu aleyha haceten fi suduriküm ve aleyha ve alel fülki tuhmelun
Sizin için onlarda daha nice menfaatler vardır. Onların üzerinde gönüllerinizdeki bir arzuya erersiniz. Hem onlar üzerinde, hem de gemiler üzerinde taşınırsınız.
Ve yüriküm ayatihi fe eyye ayatillahi tünkirun
Allah size âyetlerini gösteriyor. Şimdi Allah'ın âyetlerinin hangisini inkâr edersiniz?
E fe lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetüllezine min kablihim kanu eksera minhüm ve eşedde kuvvetev ve asaran fil erdi fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun
Daha yeryüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok, hem de kuvvetçe ve yeryüzündeki eserlerinin sağlamlığı bakımından daha çetindiler. Öyle iken o kazandıkları şeyler, kendilerini kurtaramadı.
Felemma caethüm rusülühüm bil beyyinati ferihu bima indehüm minel ilmi ve haka biham ma kanu bihi yestehziun
Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de o alay ettikleri şey onları kuşatıverdi.
Felemma raev be'sena kalu amenna billahi vahdehu ve kefarna bima künna bihi müşrikin
O zaman hışmımızı gördüklerinde: "Allah'ın birliğine inandık ve O'na şirk koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.
Fe lem yekü yenfeuhüm imanühüm lemma raev be'sena sünnetellahileti kad halet fi ibadih ve hasira hünalikel kafirun
Ama hışmımızı gördükleri zamanki imanları kendilerine fayda verecek değildi. Allah'ın, kulları hakkındaki geçe gelen kanunu budur. İşte kâfirler bu noktada hüsrana düştüler.