Buradasınız

Saffat Suresi 174. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Fe tevelle anhüm hatta hiyn
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
3962
Ayet No: 
174

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Vessaffati saffa
Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
Fezzacirati zecra
O haykırıp da sürenlere.
Fettaliyati zikra
Ve o yolda zikir okuyanlara.
İnne ilaheküm le vahid
Ki sizin ilâhınız birdir.
Rabbüs semavati vel erdi ve ma beynehüma ve rabbül meşarik
O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
İnna zeyyennes semaed dünya bi zinetinil kevakib
Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
Ve hifzam min külli şeytanim marid
Onu her inatçı şeytandan koruduk.
La yessemmeune ilel meleil a'la ve yukzefune min külli canib
Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Dühurav ve lehüm azabüv vasib
Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
İlla men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakib
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
Festeftihim ehüm eşddü halkan em men halakna inna halaknahüm min tiynil lazib
Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
Bel acibte ve yesharun
Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
Ve iza zükkiru la yezkürun
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Ve iza raev ayetey yesteshirun
Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
Ve kalu in haza illa sihrum mübin
Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
E iza mitna ve künna türabev ve izamen e inna le meb'usun
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
E ve abaünel evvelun
"Önceki atalarımız da mı?.."
Kul neam ve entüm dahirun
De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
Fe innema hiye zecratüv vahidetün fe izahüm yenzurun
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
Ve kalu ya veylena haza yevmüd din
"Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
Haza yevmül faslillezi küntüm bihi tükezzibun
(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
Uhşürullezine zalemu ve ezvacehüm ve ma kanu ya'büdun
-Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
Min dunillahi fehduhüm ila siratil cehiym
-Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
Ve kifuhüm innehüm mes'ulun
Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
Me leküm la tenasarun
(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
Bel hümül yevme müsteslimun
Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
Ve akbele ba'duhüm ala ba'diy yetesaelun
Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
Kalu inneküm küntüm te'tunena anil yemin
Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
Kalu bel lem tekunu mü'minin
(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
Ve ma kane lena aleyküm min sultan bel küntüm kavmen tağiyn
"Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
Fe hakka aleyna kavlü rabbina inna le zaikun
"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
Fe ağveynaküm inna künna ğavin
"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
Fe innehüm yevmeizin fil azabi müşterikun
O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
İnna kezalike nef'alü bil mücrimin
İşte biz günahkarlara böyle yaparız.
İnnehüm kanu iza kiyle lehüm la ilahe illellahü yestekbirun
Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
Ve yekulune e inna letariku alihetina li şairim mecnun
Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
Bel cae bil hakki ve saddekal murselin
Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
İnneküm lezaikul azabil elim
Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
Ve ma tüczevne illa ma küntüm ta'melun
Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
İlla ibadellahil muhlesiyn
Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
Ülaike lehüm rizkum ma'lum
İşte onlar için belli bir rızık vardır.
Fevakih ve hüm mükramun
-Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
Fi cennatin neiym
-Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
Ala sürurim mütekabilin
(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
Yütafü alyhim bi ke'sim mim meiyn
-İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
Beydae lezzetil lişşaribin
-İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
La fiha ğavlüv ve la hüm anha yünzefun
Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
Ve indehüm kasiratüt tarfi iyn
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
Ke ennehünne beydum meknun
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
Fe akbele ba'duhüm ala ba'diy yetesaelun
Derken birbirine dönüp sorarlar:
Kle kailüm minhüm inni kane li karin
İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
Yekulü e inneke le minel müsaddikiyn
Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
E iza mitna ve künna türabev ve izamen e inna le medinun
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
Kale hel entüm müttaliun
"Siz onu tanır mısınız?" der.
Fattalea fe raahü fi sevail cehiym
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
Kale tellahi in kidte le türdin
Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
Ve lev la ni'metü rabbi leküntü minel muhdarin
"Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
E fe ma nahnü bi meyyitin
-"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
İlla mevtetenel ula ve ma nahnü bi müazzebin
-"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
İnne haza le hüvel fevzül aziym
İşte bu büyük kurtuluştur.
Li misli haza felya'melil amilun
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
E zalike hayrun nüzülen em şeceratüzç zekkum
Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
İnna cealnaha fitnetel liz zalimin
Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
İnneha şeceratün tahrucü fi aslil cehiym
O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
Tal'uha ke ennehu ruusüş şeyatiyn
Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
Fe innehüm le akilune minha fe maliune minhel butün
Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
Sümme inne lehüm aleyha le şevbem min hamum
Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
Şümme inne merciahüm le ilel cehiym
Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
İnnehüm elfev abaehüm dallin
Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
Fe hüm ala asarihim yühraun
Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
Ve le kad dalhle kablehüm ekserul evvelin
Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
Ve le kad erselna fihim münzirin
Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
Fenzur keyfe kane akibetül münzerin
Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
İlla ibadellahil muhlesiyn
Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
Ve le kad nadana nuhun fe le ni'mel müccibun
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
Ve necceynahü ve ehlehu minel kerbil aziym
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Ve cealna zürriyyetehu hümül bakiyn
Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
Ve terakna aleyhi fil ahirin
Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
Selamün ala nuhin fil alemin
Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
İnna kezalike neczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehu min ibadinel mü'minin
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Sümme ağraknel aharin
Sonra diğerlerini suda boğduk.
Ve inne min şiatihi le ibrahim
Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
İz cae rabbehu bi kalbin selim
Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
İz kale li ebihi ve kavmihi maza ta'büdun
O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
E ifken aliheten dunellahi türidun
"Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
Fe ma zannüküm bi rabbil alemin
"Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
Fe nezara nazraten fin nücum
-Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
Fe kale inni sekiym
-Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
Fe tevellev anhü müdbirin
O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
Ferağa ila alihetihim fe kale e ela te'külun
Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
Ma leküm la tentikun
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
Ferağa aleyhim darbem bil yemin
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Fe akbelu ileyhi yeziffun
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
Kale e ta'büdune ma tenhitun
İbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
Vallahü halekkkaküm ve ma ta'melun
"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
Kalübnu lehu bünyanen fe elkuhü fil cehiym
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
Fe eradü bihi keyden fe cealnahümül esfelin
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
Ve kale inni zahibün ila rabbi seyehdin
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
() Rabbi heb li mines salihiyn
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
Fe beşşernahü bi ğulamin halim
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Felemma beleğa meahüs sa'ye kale ya büneyye inni era fil menami enni ezbehuke fenzur maza tera kale ya ebetif'al ma tü'meru setecidüni in şaellahü mines sabirin
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Felemma eslema ve tellehu lil cebin
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
Ve nadeynahü ey ya ibrahim
Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
Kad saddakter rü'ya inna kezalike neczil muhsinin
"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
İnne haza le hüvel belaül mübin
"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
Ve fedeynahü bi zibhin aziym
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
Ve terakna aleyhi fil ahirin
Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
Selamün ala ibrahim
Selam olsun İbrahim'e...
Kezalike neczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehu min ibadinel mü'minin
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Ve beşşernahü bi ishaka nebiyyem mines salihiyn
Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.
Ve barakna aleyhi ve ala ishak ve min zürriyyetihima muhsinüv ve zalimül li nefsihi mübin
Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
Ve le kad menenna ala musa ve haun
Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
Ve necceynahüma va kavmehüma minel kerbil aziym
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Ve nasarnahüm fe kanu hümül ğalibin
Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
Ve ateynahümel kitabel müstebin
Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Ve hedeynahümes siratal müstekiym
Kendilerini doğru yola çıkardık.
Ve terakna aleyhima fil ahirin
Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
Selamün ala musa ve harun
Selam olsun, Musa ile Harun'a.
İnna kezalik enczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehüma min ibadinel mü'minin
Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
Ve inne ilyase le minel murselin
Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
İz kale li kavmihi ela tettekun
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
E ted'une ba'lev ve tezerune ahsenel halikiyn
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Allahe rabbeküm ve rabbe abaikümül evvelin
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Fe kezzebuhü fe innehüm le muhdarun
Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
İlla ibadellahil muhlesiyn
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
Ve terakna aleyhi fil ahirin
Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
Selamün ala ilyasin
Selam olsun İlyâsîn'e .
İnna kezalike neczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehu min ibadinel mü'minin
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Ve inne lutal le minel mürselin
Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
İz necceynahü ve ehlehu ecmeiyn
Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
İlla acuzen fil ğabirin
Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
Sümme demmernel aharin
Sonra diğerlerini helak etmiştik.
Ve inneküm le temürrune aleyhim musbihiyn
#AD?
Ve bil leyl e fe la ta'kilun
#AD?
Ve inne yunüse le minel murselin
Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
İz ebeka ilel fülkil meşhun
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
Fe saheme fe kane minel müdhadiyn
(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
Feltekamehül hutü ve hüve mülim
Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
Fe lev la ennehu kane minel müsebbihiyn
-Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Le lebise fi batnihi ila yevmi yüb'asun
-Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Fe nebeznahü bil arai ve hüve sekiym
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
Ve embenta aleyhi şeceratem miy yaktiyn
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve erselnahü ila mieti elfin ev yezidün
Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
Fe amenu fe metta'nahüm ila hiyn
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
Festeftihim e li rabbikel benatü ve lehümül benun
Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
Em halaknel melaiket inasev ve hüm şahidun
Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
E la innehüm min ifkihim le yekulun
-Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Veledellahü ve innehüm le kazibun
-Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Astafel benati alel benin
(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
Ma leküm keyfe tahkümun
Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
E fe la tezekkerun
Hiç düşünmüyor musunuz?
Em leküm sültanüm mübin
Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
Fe'tu bi kitabiküm in küntüm sadikiyn
O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
Ve cealu beynehu ve beynel cinneti neseba ve le kad alimetil cinnetü innehüm le muhdarun
Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
Sübhanellahi amma yesiun
Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
İlla ibadellahil muhlesiyn
Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
Fe inneküm ve ma ta'büdun
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Ma entüm aleyhi bi fatinin
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
İlla men hüve salil cehiym
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Ve ma minna illa lehü mekamüm ma'lum
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve inna le nahnüs saffun
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve inna le nahnül müsebbihün
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve in kanu le yekulun
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Lev enne indena zikram minel evvelin
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Lekünna ibadellahil muhlesiyn
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Fe keferu bih fe sevfe ya'lemun
Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
Ve le kad sebekat kelimetüna li ibadinel murselin
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
İnnehüm le hümül mensurun
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
Ve inne cündena lehümül ğalibun
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
Ve ebsirhüm fe sevfe yübsirun
Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
E fe biazabina yesta'cilun
Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
Fe iza nezele bi sahatihim fe sae sabahul münzerin
Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
Ve tevelle anhüm hatta hiyn
Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ve ebsir fe sevfe yübsirun
(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesfun
Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
Ve selamün alel murselin
Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Vel hamdü lillahi rabbil alemin
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.