Buradasınız

Secde Suresi 2. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Tenziylül kitabi la raybe fiyhi mir rabbil alemiyn
Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır.

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
3505
Ayet No: 
2

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Elif lam min
Elif, Lâm, mim.
Em yekulunefterah bel hüvel hakku mir rabbike li tünriza kavmem ma etahüm min neziyrim min kablike leallehüm yehtedun
Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler.
Allahüllezi halekas semavati vel erda ve ma beynehüma fi sitteti eyyamin sümmesteva alel arş ma leküm min dunihi miv veliyyiv ve la şefiy' efela tetezekkerun
Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz?
Yüdebbirul emra mines semai ilel erdi sümme ya'rucü ileyhi fi yevmin kane mikdaruhu elfe senetim mimma teuddun
O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.
Zalike alimül ğaybi veş şehadetil aziyzür rahiym
İşte görüleni de görülmeyeni de bilen, her şeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.
Ellezi ahsene külle şey'in halekahu ve bedee halkal insani min tiyn
Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur.
Sümme ceal neslehu min sülaletim min maim mehiyn
Sonra da onun soyunu süzülmüş bir özden, değersiz bir sudan yaratmıştır.
Sümme sevvahü ve nefeha fiyhi mir ruhihi ve ceale lekümüs sem'a vel ebsara vel efideh kaliylem ma teşkürun
Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!
Ve kalu e iza dalelna fil erdi e inna le fi halkin cediyd bel hüm bi likai rabbihim kafirun
Onlar: "Biz yerde kaybolup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta bulunacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı (O'nun huzuruna varacaklarını) inkâr eden kâfirlerdir.
Kul yeteveffaküm melekül mevtillezi vükkile biküm sümme ila rabbiküm türceun
De ki: "Size vekil kılınmış olan ölüm meleği canınızı alacak, sonra döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz."
Ve lev tera izil mücrimune nakisu ruusihim inde rabbihim rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun
Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsen!
Ve lev şi'na le ateyna külle nefsin hüdaha ve lakin hakkal kavlü minni le emleenne cehenneme minel cinneti ven nasi ecmeiyn
Eğer biz dilemiş olsaydık her nefse hidâyetini verirdik. Fakat benden: "Bütün insanlar ve cinlerden cehennemi elbette dolduracağım." sözü hak olmuştur.
Fe zuku bi ma nesiytüm likae yevmiküm haza inna nesiynaküm ve zuku azabel huldi bi ma küntüm ta'melun
"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"
İnnema yü'minü bi ayatinellezine iza zükkiru biha harru süccedev ve sebbehu bi hamdi rabbihim ve hüm la yestekbirun
Bizim âyetlerimize öyle kimseler iman eder ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.
Tetecafa cünubühüm anil medacii yed'une rabbehüm havfev ve tameav ve mimma razaknahüm yünfikun
Onların yanları yataklardan uzaklaşır, korku ve ümid içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayıra sarfederler.
Fe la ta'lemü nefsüm ma uhfiye lehüm min kurrati a'yün cezaem bi ma kanu ya'melun
Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.
E femen kane mü'minen ke men kane fasika la yestevun
Öyle ya iman eden kimse, fâsık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar.
Emmelleziyne amenu ve amilus salihati fe lehüm cennatül me'va nüzülem bi ma kanu ya'melun
Evet, iman edip de salih amelleri işleyen kimselerin, yaptıklarına karşılık bir konukluk (ağırlanma) olarak me'vâ (barınak) cennetleri vardır.
Ve emmellezine feseku fe me'vahümün nar küllema eradü ey yahrucu minha üiydu fiyha ve kiyle lehüm zuku azaben narillezi küntüm bihi tükezzibun(. Ayet secde ayetidir.)
Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.
Ve le nüziykanehüm minel azabil edna dunel azabil ekberi leallehüm yarciun
Şu bir gerçek ki, onlara o en büyük azabdan önce yakın azabdan (dünyada) da tattıracağız. Umulur ki, (kötülükten) dönerler.
Ve men azlemü mimmem zükkira bi ayati rabbihi sümme a'rada anha inna minel mücrimiyne müntekimun
Rabbinin âyetleriyle kendisine öğüt verilip de, sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Gerçekten biz, günahkârlardan intikam alacağız.
Ve le kad ateyna musal kitabe fe la tekün fi miryetim mil likaihi ve cealnahü hüdel li beni israiyl
Andolsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona (öyle bir kitaba) kavuşmaktan şüphe içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına doğru yolu göstren bir rehber kılmıştık.
Ve cealna minhüm elmmetey yehdune bi emrina lemma saberu ve kanu bi ayatina yukinun
Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
İnne rabbeke hüve yafsilü beynehüm yevmel kiyameti fiyma kanu fihi yahtelifun
Şimdi ihtilafa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz ki Rabbin kıyamet günü aralarında ayırıcı hükmü verecektir.
E ve lem yehdi lehüm kem ehlekna min kablihim minel kuruni yemşune fi mesakinihim inne fi zalike le ayat e fe la yesmeun
Kendilerinden önce, yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları nice kuşakları helâk etmiş olmamız, daha onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?
E ve lem yerav enna nesukul mae ilel erdil cüruzi fe nuhricü bihi zer'an te'kili mihü en'amühüm ve enfüsühüm e fe la yübsirun
Ya hiç görmediler mi ki, biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz. Ondan hayvanları da yiyor, kendileri de. Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?
Ve yekulune meta hazal fethu in küntüm sadikiyn
Bir de "Ne zaman o fetih, eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar.
Kul yevmel fethi la yenfeullezine keferu iymanühüm ve la hüm yünzarun
De ki: "İnkâr edenlere o fetih günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz."
Fe a'rid anhüm ventezir innehüm müntezirun
Şimdi sen onlardan yüz çevir de gözet. Çünkü onlar da gözetmektedirler.