Buradasınız

Yasin Suresi 20. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ve cae min aksal medineti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
3725
Ayet No: 
20

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Yasin
Yâsîn.
Vel kur'anil hakiym
-Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi
İnneke le minel murseliyn
-Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi
Ala siratim müstekiym
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Tenziylel aziyzir rahiym
-Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
-Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
İnna cealna fi a'nakihim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsirun
Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerim
Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fi imamim mübiyn
Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imam-ı mübin"de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun
Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.
Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.
Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."
Ve ma aleyna illel belağul mübin
"Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun
Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
"Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
Ve ma liye la a'büdüllezi fetarani ve ileyhi türceun
"Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
E ettehizü min dunihi aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni anni şefaatühüm şey'ev ve la yünkizun
"Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
İnni izel le fi dalalim mübin
"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
İnni amentü bi rabbiküm fesmeun
"Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
Kiyledhulil cenneh kale ya leyte kavmi ya'lemun
(Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
Bima ğafera li rabbi ve cealeni minel mükramiyn
"Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
Ve ma enzelna ala kavmihi mim ba'dihi min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
İn kanet illa sayhatev vahideten fe iza hüm hamidun
Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
Ya hasraten alel ibad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihi yestehziun
Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim hla yarciun
Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
Ve cealna fiyha cennatim min nahiyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
Li ye'külu min semerihi ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun
(Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Sübhanellezi halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
Veş şemsü tecri li müstekarril leha zalike katdiyrul aziyzil aliym
Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
Leşşemsü yembeğiy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fi felekiy yesbehun
Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
Ve halakna lehüm mim mislihi ma yarkebun
Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
Ve in neşe' nuğrikküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
İlla rahmetem minna ve metaan ila hiyn
Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
Ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridiyn
Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ve iza kiyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'imü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fi dalalim mübin
Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
Ve yekulune meta hazel va'dü in küntüm sadikiyn
Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
Ma yenzurune illa sayhatev vahideten te'huzühüm vehüm yehissimun
Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
Fela yestetiy'une tevsiyetev ve la ila ehlihim yarciun
O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal mursilun
Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
İn kanet illa sayhatev vahideten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
İnne ashabel cennetil yevme fi şüğulin fakihun
Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
Hüm ve ezvacühüm fi zilalin alel eraiki müttekiun
Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
Selamün kavlem mir rabbir rahiym
(Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.
Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
Elem a'hed ileyküm ya beni ademe el la ta'büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn
-"Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
Ve eni'büduni haza siratum müstekiym
-"Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun
Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
Hazihi cehennemülleti küntüm tuadun
İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
İslevhel yevme bima küntüm tekfürun
Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydihim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sirata fe enna yübsirun
Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya'kilun
Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
Ve ma alemnahüş şi'ra ve ma yembeğiy leh in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
Li yünzira men kane hayyve ve yehikkal kavlü alel kafirin
(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydina en'amen fehüm leha malikun
Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun
Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
La yestetiy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
Fela yahzünke kalühüm inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasiymün mübin
İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil izame ve hiye ramim
Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
Kul yuhyihellezi enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkin alim
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."
Ellezi ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukidun
Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
Eveleysellezi halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alim
Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Fe sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun
O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.