Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Zümer Suresi 24. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

E fe mey yettekiy bi vechihi suel azabi yevmel kiyameh ve kiyle liz zalimine zuku ma küntüm teksibun
O halde kıyamet günü zalimlere: "Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!" denilirken, o kötü azabdan yüzü ile korunacak kimse ne olur?()

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
4082
Ayet No: 
24

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Tenzilül kitabi minellahil azizil hakim
Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır.
İnna enzelna ileykel kitabe bil hakki fa'büdillahe muhlisal lehüd din
Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et.
Ela lillahid dinül halis Vellezinettehazu min dunihi evliya' ma na'büdühüm illa li yükarribuna ilellahi zülfa innellahe yahkümü beynehüm fi ma hüm fihi yahtelifun innellahe la yehdi men hüve kazibün keffar
İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.
Lev eradellahü ey yettehize veledel lastafa mimma yahlüku ma yeşaü sübhaneh hüvellahül vahidül kahhar
Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, elbette yaratacağından, dileyeceğini seçecekti. Ama o bundan münezzehtir. O, tek ve kahredici olan Allah'tır.
Halekas semavati vel erda bil hakk yükevvirul leyle alen nehari ve yükevvirun nehara alel leyli ve sehharaş şemse vel kamer küllüy yecri li ecelim müsemma e la hüvel azizül ğaffar
O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.
Halekaküm min nefsiv vahidetin sümme ceale minha zevceha ve enzele leküm minel en'ami zemaniyete ezvac yahlükuküm fi bütuni ümmehatiküm halkam mim ba'di halkin fi zulümatin selas zalikümüllahü rabbüküm lehül mülk la ilahe illa hu fe enna tusrafun
O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?
İn tekfüru fe innellahe ğaniyyün anküm ve la yerda li ibadihil küfr ve in teşküru yerdahü leküm ve la teziru vaziratüv vizra uhra sümme ila rabbiküm merciuküm fe yünebbiüküm bima küntüm tü'melun innehu alimüm bizatis sudur
Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir.
Ve iza messel insane durrun dea rabbehu müniben ileyhi sümme iza havvelehu ni'metem minhü nesiye ma kane yed'u ileyhi min kabül ve ceale lillahi endadel li yüdille an sebilih kul temetta' bi küfrike kalilen inneke min ashabin nar
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: "Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Emmen hüve kanitün anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahirate ve yercu rahmete rabbih kul hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun innema yetezekkeru ülül elbab
Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar.
Kul ya ibadillezine amenütteku rabbeküm lillezine ahsenu fi hazihid dünya haseneh ve erdullahi vasiah innema yüveffes sabirune ecrahüm bi ğayri hisab
Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir."
Kul inni ümirtü en a'büdellahe muhlisal lehüd din
De ki: "Bana, dini sadece kendisine halis kılarak Allah'a ibadet etmem emredildi."
Ve ümirtü li en ekune evvelel müslimin
"Hem O'nun birliğine teslim olan müslümanların ilki olmam da bana emredildi."
Kul inni ehafü in asaytü rabbi azabe yevmin aziym
De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım."
Kulillahe a'büdü muhlisal lehu dini
De ki: "Ben dinimi kendisine halis kılarak yalnız Allah'a kulluk ederim."
F'büdu ma şi'tüm min dunih kul innel hasirinellezine hasiru enfüsehüm ve ehlihim yevmel kiyameh e la zalike hüvel husranül mübin
"Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."
Lehüm min fevkihim zulelüm minen nari ve imn tahtihim zulel zalike yühavvifüllahü bihi ibadeh ya ibadi fettekun
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında yine ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bundan korkutuyor, "Ey kullarım! benden korkun." (diyor).
Vellezinectenebüt tağute ey ya'büduha ve enabu ilillahi lehümül büşra fe beşşir ibad
Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjdele kullarımı.
Ellezine yestemiünel kavle feyettebiune ahseneh ülaikellezine hedahümüllahü ve ülaike hüm ülül elbab
O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.
E fe men hakka aleyhi kelimetül azab e fe ente tünkizü men fin nar
Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Lakinillezinettekav rabbehüm lehüm ğurafüm min fevkiha ğurafüm mebniyyetün tecri min tahtihel enhar va'dellah la yuhlifüllahül miad
Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.
E lem tera ennellahe enzele mines semai maen fe selekehu yenabia fil erdi sümme yuhricü bihi zer'am muhtelifen elvanühu sümme yehicü fe terahü musferran sümme yec'alühu hutama inne fi zalike le zikra li ülil elbab
Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.
E fe men şerahallahü sadrahu lil islami fe hüve ala murim mir rabbih fe veylül lil kasiyeti kulubühüm min zikrillah ülaike fi dalalim mübin
Allah, kimin bağrını İslâm'a açmış ise işte o, Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Artık Allah'ın zikri hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay haline! İşte bunlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Allahü nezzele ahsenel hadisi kitabem müteşebihem mesaniye takşeirru minhü ccüludüllezine yahşevne rabbehüm sümme telinü cüludühüm ve kulubühüm ila zikrillah zalike hüdellahi yehdi bihi mey yeşa' ve mey yudlilillahü fe ma lehu min had
Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi.Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.
Kezzebellezine min kablihim fe etehümül azabü min hayüs la yeş'urun
Onlardan öncekiler de yalanladılar da kendilerine, hatırlarına gelmez yönden azab geliverdi.
Fe ezakahümüllahül hizye fil hayatid dünya ve leazabül ahirati ekber lev kanu ya'lemun
Allah, onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
Ve le kad darabna lin nasi fi hazel kur'ani min külli meselil leallehüm yetesekkerun
Yemin ederim ki, bu Kur'ân'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Kur'anen arabiyyen ğayra zi ivecil leallehüm yettekun
Pürüzsüz Arapça bir Kur'ân (indirdik ki, Allah'ın azabından) korunsunlar.
Darabellahü meseler racülen fihi şürakaü müteşakisune ve racülen selemel li racül hel yesteviyani mesela elhamdü lillah bel ekseruhüm la ya'lemun
Allah, şöyle bir misal vermiştir: Bir adam ve birtakım ortakları var, hırçın hırçın çekişip duruyorlar. Bir de yalnız bir kişiye bağlı selamet içinde olan bir adam var. Bu ikisinin hali hiç bir olur mu? Hamd Allah'ındır, fakat pek çokları bilmezler.
İnneke meyyitüv ve innehüm meyyitun
Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir.
Sümme inneküm yevmel kiyameti inde rabbiküm tahtesimun
Sonra siz muhakkak kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.
Fe men azlemü mimmen kezebe alellahi ve kezzebe bis sidki iz caeh e leyse fi cehenneme mesvel lil kafirin
Allah'a karşı yalan söyleyen ve doğru kendisine geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim (daha haksız) kim olabilir? Kâfirlerin yeri cehennemde değil midir?
Vellezi cae bis sidki ve saddeka bihi ülaike hümül müttekun
Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.
Lehüm ma yeşaune inde rabbihim zalike cezalü muhsinin
Onlara, Rablerinin yanında ne dilerlerse vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
Li yükeffirallahü anhüm esveellezi amilu ve yecziyehüm ecrahüm bi ahsenillezi kanu ya'melun
Çünkü Allah, onların önceden yaptıkları amelin en kötüsünü bile keffaretle örtüp, işlemekte bulundukları güzel amellerin en güzeline göre mükafatlarını kendilerine verecektir.
E leysellahü bi kafin abdeh ve yühavvifuneke billezine min dunih ve mey yudlilillahü fema lehu min had
Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.
Ve mey yehdillahü fema lehu mim müdill e leysellahü bi azizin zintikam
Her kime de Allah hidayet verirse artık onu da şaşırtacak yoktur. Allah aziz (çok güçlü) ve intikam sahibi değil midir?
Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah kul eferaeytüm ma ted'une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetih kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelül mütevekkilun
Andolsun ki onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette Allah!" diyeceklerdir. O halde gördünüz ya Allah'tan başka çağırdıklarınızı! Eğer Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "Allah, bana yeter." Tevekkül edenler, hep O'na dayanırlar.
Kul ya kavmi'melu ala mekanetiküm inni amil fe sevfe ta'lemun
De ki: "Ey kavmim! Haliniz üzere çalışın. Ben de kendi halime göre çalışıyorum. Artık ileride bileceksiniz."
Mey ye'tihi azabüy yuhzihi ve yehillü aleyhi azabüm mükiym
"Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve sürekli bir azabın kimin üzerine konacağını."
İnna enzelna aleykel kitabe lin nasi bil hakk fe menihteda fe li nefsih ve men dalle fe innema yedillü aleyha ve ma ente aleyhim bi vekil
Biz bu kitabı sana, insanlar için hak ile indirdik. O halde kim doğru yola gelirse kendi lehinedir. Kim de saparsa, sırf kendi aleyhine olarak sapar. Sen onların üzerine vekil değilsin.
Allahü yeteveffel enfüse hiyne mevtiha velleti lem temüt fi menamiha fe yümsikülleti kada aleyhel mevte ve yürsilül uhra ila ecelim müsemma inne fi zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun
Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
Emittehazu min dunillahi şüfea' kul e ve lev kanu la yemlikune şey'ev ve la ya'kilun
Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (böyle yapacaksınız)?"
Kul lillahiş şefaatü cemia lehu mülküs semavati vel ard sümme ileyhi türceun
De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
Ve iza zükirallahü vahdehüşmeezzet kulubüllezine la yü'minune bil ahirah ve iza zükirallezine min dunihi izahüm yestebşirun
Böyle iken, Allah bir olarak anıldığı zaman ahirete inanmayanların yürekleri burkulur da, O'ndan başkaları anıldığı zaman derhal yüzleri güler.
Külillahümme fatiras semavati vel erdi alimel ğaybi veş şehadeti ente tahkümü beyne ibadike fima kanu fihi yahtelifun
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
Ve lev enne lillezine zalemu ma fil erdi cemiav ve mislehu meahu leftedev bihi min suil azabi yevmel kiyameh ve beda lehüm minellahi ma lem yekunu yahtesibun
Eğer bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı da beraber o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için onu mutlaka feda ederlerdi. Ancak ne var ki, hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılır.
Ve beda lehüm seyyiatü ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun
Öyle ki, yaptıkları amellerin kötülükleri karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler, kendilerini sarmıştır.
Fe iza messel insane durrun deana sümme iza havvelnahü ni'metem minna kale innema utitühu ala ilm bel hiye fitnetüv ve lakinne ekserahüm la ya'lemun
Fakat insana bir sıkıntı dokunuverince bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir nimet bahşettiğimiz zaman da: "O bana bir bilgi üzerine verildi." der. Belki bu bir imtihandır, fakat pek çokları bilmezler.
Kad kalehellezine min kablihim fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun
Onu, bunlardan öncekiler de söyledi. Fakat o kazandıkları, kendilerini kurtarmadı.
Fe esabehüm seyyiatü ma kesebu vellezine zalemu min haülai seyüsiybühüm seyyiatü ma kesebu ve mahüm bi mu'cizin
Neticede kazandıklarının kötülükleri, başlarına geçti. Şunlardan o zulmedenlerin de kazandıkları kötülükleri başlarına geçecektir. Onlar da bunu atlatacak değillerdir.
E ve lem ya'lemu ennellahe yebsütur rizka li mey yeşaü ve yakdir önne fi zalike le ayatil li kavmiy yü'minun
Hâlâ bilmediler mi ki; Allah, rızkı dilediğine açar ve kısar. Şüphesiz ki bunda iman edecek bir kavim için nice ibretler vardır.
Kul ya ibadiyellezine esrafu ala enfüsihim la taknetu mir rahmetillah innellahe yağfiruz zünube cemia innehu hüvel ğafurur rahiym
De ki: "Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Ve enibu ila rabbiküm ve eslimu lehu min kabli ey yetiyekümül azabü sümme la tünsarun
Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.
Vettebiu ahsene ma ünzile ileyküm mir rabbiküm min kabli ey ye'tiyekümül azabü bağtetev ve entüm la teş'urun
Haberiniz olmayarak ansızın başınıza azab gelmeden önce (halis müslüman olun da) Rabbinizden size indirilenin en güzelini takib ve tatbik edin.
En tekule nefsüy ya hasrata ala ma ferrattü fi cembillahi ve in küntü le mines sahirin
(O günden sakının ki günahkar) nefis şöyle diyecektir: "Allah'ın yanında yaptığım kusurlardan dolayı yazık bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim."
Ev tekule lev ennellahe hedani leküntü minel müttekiyn
Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana doğru yolu gösterseydi, her halde ben müttakilerden olurdum."
Ev tekule hiyne teral azabe lev enne li kerraten fe ekune minel muhsinin
Veya azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: "Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım."
Bela kad caetke ayati fe kezzebte biha vestekberte ve künte minel kafirin
(Ona): "Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kâfirlerden oldun." (denir.)
Ve yevmel kiyameti terallezine kezebu alellahi vücuhühüm müsveddeh e leyse fi cehenneme mesvel lil mütekebbirin
Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır. Kibirlenenlerin yeri cehennem değil mi?
Ve yüneccillahüllezinettekav bi mefazetihim la yemessühümüs suü ve la hüm yahzenun
Kötülükten sakınan müttakileri ise Allah başarılarından dolayı kurtuluşa çıkarır. Onlara fenalık dokunmaz ve onlar üzülecek de değillerdir.
Allahü haliku külli şey'iv ve hüve ala külli şey'iv vekil
Allah, her şeyin yaratıcısıdır. Her şey üzerine vekil de O'dur.
Lehu mekalidüs semavati vel ard vellezine keferu bi ayatillahi ülaike hümül hasirun
Bütün göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın âyetlerini inkâr edenlere gelince, işte onlar, kendilerine yazık edenlerdir.
Kul e fe ğayrallahi te'mürunni a'büdü eyyühel cahilun
De ki: "Ey cahiller! Şimdi bana o Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?"
Ve le kad uhiye ileyke ve ilellezine min kablik lein eşrakte le yahbetanne amelüke ve le tekunenne minel hasirin
Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de şu vahyedildi: "Yemin ederim ki, eğer şirk koşarsan bütün çalışmaların boşa gider ve mutlaka kendine yazık edenlerden olursun."
Belillahe fa'büd ve küm mineş şakirin
Hayır, onun için yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.
Ve ma kaderullahe hakka kadrihi vel erdu cemian kabdatühu yevmel kiyameti ves semavatü matviyyatüm bi yeminih sübhünehu ve teala amma yüşrikun
Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O'nun avucundadır. Gökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.
Ve nüfiha fis suri fe saika men fis semavati ve men fil erdi illa men şaellah sümme nüfiha fihi uhra fe izahüm kiyamüy yenzurun
Ve sûra üflenmiştir. Göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Ancak Allah'ın dilediği müstesna. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır.
Ve eşrakatil erdu bi nuri rabbiha ve vüdial kitabü ve cie bin nebiyyine veş şühedai ve kudiye beynehüm bil hakki ve hüm la yuzlemun
Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz.
Ve vüffiyet küllü nefsim ma amilet ve hüve a'lemü bima yef'alun
Herkese ne amel yaptıysa karşılığı tam olarak ödenmiştir. O (Allah), onların yaptıklarını en iyi şekilde bilmektedir.
Vesikallezine keferu ila cehenneme zümera hatta iza cauha fütihat ebvabüha ve kale lehüm hazenetüha e lem ye'tiküm rusülüm minküm yetlune aleyküm ayati rabbiküm ve yünziruneküm likae yemiküm haza kalu bela velakin hakkat kelimetül azabi alel kafirin
İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara: "İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" derler. Onlar da: "Evet geldi" derler. Fakat kâfirler üzerine azab kelimesi hak oldu.
Kiyledhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe bi'se mesvel mütekebbirin
(Onlara): "Ebedî olarak içinde kalmak üzere girin cehennemin kapılarından" denir. Bak, büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!
Vesikallezinet tekav rabbehüm ilel cenneti zümera hatta iza cauha ve fütihat ebvabüha ve kale lehüm hazenetüha selamün aleyküm tibtüm fedhuluha halidin
Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: "Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!" derler.
Ve kalül hamdü lillahillezi sadekana va'dehu ve evrasenel erda netebevveü minel cenneti hayüs neşa' fe ni'me ecrul amilin
Onlar da: "Hamdolsun o Allah'a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz" derler. Bak ne güzeldir mükafatı o iyi amel işleyenlerin!
Ve teral melaikete haffine min havlil arşi yüsebbihune bi hamdi rabbihim ve kudiye beynehüm bil hakki ve kiylel hamdü lillahi rabbil alemin
Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Artık halk arasında hak ile hüküm icra edilip "âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun" denilmektedir.