Buradasınız
Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...
Kur'an-ı Kerim | Türkçe
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
6236 Ayet Bulundu
(Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet.
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
"Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler.
İbrahim "Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?"
"Veya size fayda veya zararları olur mu?"
"Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk."
-Şimdi, dedi: gördünüz a o sizin ve eski atalarınızın taptıklarınızı
Sizin ve eski atalarınızın?
"Hep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)"
"O ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir,"
"Beni yediren, içirendir,"
"Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."
"O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir. "
"Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."
"Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat."
"Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!"
"Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!"
"Babamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir. "
"(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
"Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer)."
(O gün) Cennet müttakilere yaklaştırılmıştır.
Azgınlar için de cehennem hortlatılmıştır.
-Ve onlara, “Tapınmakta olduklarınız nerede?” denilir.
Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir.
Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.
- Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:
Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:
"Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."
"Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."
"Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."
"Bak bizim için ne şefaatçiler var,"
"Ne de yakın bir dost."
"Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik."
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Hani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.
"Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir."
"Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"
Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur."
"Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!"
"Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Dediler ki: "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın!"
Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti."
"Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Sonra da arkasında kalanları suda boğduk.
Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim."
"Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "
"Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?"
"Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?"
"Hem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."
"Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"
"Davarlar, oğullar,"
"Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."
"Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum."
"Dediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir."
"Bu sırf eskilerin âdetidir."
"Biz azaba uğratılacak da değiliz."
Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."
"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"
"Bahçelerin, pınarların içinde,"
"Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,"
Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz."
"Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."
﴾151-152﴿ Yeryüzünde düzeni bozan ama düzeltmeye yanaşmayan aşırıların istediklerini yapmayın."
Yer yüzünü gesada verirler de islâh etmezler
"Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!"
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir."
Salih "İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin" dedi.
"Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir."
Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.
Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"
"Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."
"İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?"
"Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"
Onlar şöyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın."
Lût "Doğrusu ben, dedi, sizin bu işinize buğzedenlerdenim."