Buradasınız
Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...
Kur'an-ı Kerim | Türkçe
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
6236 Ayet Bulundu
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
"Önceki atalarımız da mı?.."
De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
"Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
-Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
-Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
"Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
İşte biz günahkarlara böyle yaparız.
Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
İşte onlar için belli bir rızık vardır.
-Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
-Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
-İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
-İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
Derken birbirine dönüp sorarlar:
İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
"Siz onu tanır mısınız?" der.
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
"Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
-"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
-"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
İşte bu büyük kurtuluştur.
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Sonra diğerlerini suda boğduk.
Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
"Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
"Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
-Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
-Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
İbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
Selam olsun İbrahim'e...
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.