Buradasınız
Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...
Kur'an-ı Kerim | Türkçe
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
6236 Ayet Bulundu
Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.
Vâdide kayaları yontan Semud kavmine?
Kazıklar sahibi (güçlü, kuvvetli) Firavun'a?
Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.
Kuşkusuz Rabbin her an gözetlemededir.
Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sınayıp da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der.
Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düşürdü." der.
Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haram-helal gözetmeden.
Malı öyle bir seviyorsunuz ki, yığmacasına.
Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz olduğu zaman,
Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman,
Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var?
"Keşke hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim." der.
Artık o gün Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!
Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön.
Kullarımın arasına gir.
Cennetime gir
Andolsun bu beldeye
Ki sen bu beldede oturmaktasın.
Ve and olsun baba ve çocuğuna.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.
İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?
Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor.
Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor?
Biz ona iki göz vermedik mi?
Bir dil ve iki dudak?
Ona iki yolu gösterdik.
Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.
Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?
Köle azat etmek,
Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
Yakınlığı olan bir yetime,
Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.
Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.
Âyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler.
Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır.
Güneş'e ve onun parıltısına,
Güneş'in ardından gelen Ay'a,
Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,
Onu örten geceye,
Göğe ve onu bina edene,
Yere ve onu döşeyene,
Nefse ve onu biçimlendirene,
Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,
Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.
Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.
Semud, azgınlığıyla Hakk'ı yalanladı,
En azgınları ileri atılınca,
Allah'ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: "Allah'ın devesini ve onun su nöbetini gözetin." demişti.
Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.
Öyle ya, Allah bu işin sonundan korkacak değil ya.
Örttüğü zaman geceye,
Açıldığı zaman gündüze,
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki,
Gerçekten sizin işiniz başka başkadır.
Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa,
Ve en güzel olanı doğrularsa,
Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız.
Kim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür.
Ve en güzeli de yalanlarsa,
Onu da en zor yola hazırlarız.
Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.
Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir.
Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir.
Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.
Ona ancak en azgın olan girer.
Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.
En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.
Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.
Andolsun kuşluk vaktine.
Ve sakinleştiği zaman geceye ki,
Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.
Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır.
Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
O seni yetim bulup da barındırmadı mı?
Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
Öyleyse sakın yetimi ezme.
Dilenciyi de azarlama.
Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.
Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı?
Senden yükünü indirmedik mi?
O senin sırtını ezen yükü.
Senin şanını yüceltmedik mi?
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul.
Ancak Rabbine yönel.
Tîn'e ve Zeytun'a,
Sina dağına