Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Tilke ayatüllahi netluha aleyke bil hakk, vemallahü yüridü zulmel lil alemin
Bunlar Allah'ın, sana gerçek olarak okuyageldiğimiz, âyetleridir. Allah âlemlere hiçbir haksızlık etmek istemez.
Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, ve ilellahi türceul ümur
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülür.
Küntüm hayra ümmetin uhricet lin nasi te'mürune bil ma'rufi ve tenhevne anil münkeri ve tü'minune billah, ve lev amene ehlül kitabi le kane hayral lehüm, minhümül mü'minune ve ekseruhümül fasikun
Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışır ve Allah'a inanırsınız. Kitap ehli de inansaydı kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler de var, ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır.
Ley yedurruküm illa eza, ve iy yükatiluküm yüvellukümül edbara sümme la yünsarun
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Duribet aleyhimüz zilletü eyne ma sükifu illa bi hablim minellahi ve hablim minen nasi ve bau bi ğadabim minellahi ve duribet aleyhimül meskeneh, zalike bi ennehüm kanu yekfürune bi ayatillahi ve yaktülunel embiyae bi ğayri hakk, zalike bi ma asav ve kanu ya'tedun
Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı.
Leysu sevaa, min ehlil kitabi ümmetün kaimetüy yetlune ayatillahi anael leyli ve hüm yecüdun
Hepsi bir değildirler. Kitap ehli içinde doğruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardır ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.
Yü'minune billahi vel yevmil ahiri ve ye'mürune bil ma'rufi ve yenhevne anil münkeri ve yüsariune fil hayrat, ve ülaike mines salihiyn
Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır.
Ve ma yef'alu min hayrin fe ley yükferuh, vallahü alimüm bil müttekiyn
Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kendisinden gereği gibi sakınanları bilir.
İnnellezine keferu len tuğniye anhüm emvalühüm ve la evladühüm minellahi şey'a, ve ülaike ashabün nar, hüm fiha halidun
O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır.
Meselü ma yünfikune fi hazihil hayatid dünya ke meseli rihin fiha sirrun esebet harse kavmin zalemu enfüsehüm fe ehleketh, ve ma zalemehümüllahü ve lakin enfüsehüm yazlimun
Onların bu dünya hayatında harcadıklarının durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın hali gibidir. Allah onlara zulmetmedi. Fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.
Ya eyyühellezine amenu la tettehizu bitanetem min duniküm la ye'luneküm habala, veddu ma anittüm, kad bedetil bağdaü min efvahihim ve ma tuhfi suduruhüm ekber, kad beyyenna lekümül ayati in küntüm ta'kilun
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düşünürseniz, biz size âyetleri açıkladık.
Ha entüm ülai tühibbunehüm ve la yühibbuneküm ve tü'minune bil kitabi küllih, ve iza lekuküm kalu amenna ve iza halev addu aleykümül enamile minel ğayz, kul mutu bi ğayziküm, innellahe alimüm bizatis sudur
İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman "inandık" derler. Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: "kininizle geberin!". Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir.
İn temsesküm hasenetün tesü'hüm, ve in tüsibküm seyyietüy yefrahu biha, ve in tasbiru ve tetteku la yedurruküm keydühüm şey'a, innellahe bi ma ya'melune mühiyt
Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır.
Ve iz ğadevte min ehlike tübevviül mü'minine mekaide lil kital, vallahü semiun alim
Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir.
İz hemmet taifetani minküm en tefşela vallahü veliyyühüma, ve alellahi fel yetevekkelil mü'minun
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Ve le kad nesarekümüllahü bi bedriv ve entüm ezilleh, fettekullahe lealleküm teşkürun
Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah size Bedir'de yardım etmişti. Allah'tan sakının ki, O'na şükretmiş olasınız.
İz tekulü lil mü'minine eley yekfiyeküm ey yümiddeküm rabbüküm bi selaseti alafim minel melaiketi münzelin
O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Bela in tasbiru ve tetteku ve ye'tuküm min fevrihim haza yümdidküm rabbüküm bi hamseti alafim minel melaiketi müsevvimin
Evet, sabreder ve (Allah'tan) korkarsanız, onlar ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size nişanlı nişanlı beş bin melekle yardım eder.
Ve ma cealehüllahü illa büşra leküm ve li tatmeinne kulubüküm bih, ve men nasru illa min indillahil azizil hakim
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım, yalnız daima galip ve hikmet sahibi olan Allah katındandır.
Li yaktaa tarafem minellezine keferu ev yekbitehüm fe yenkalibu haibin
(Allah bu yardımı) inkâr edenlerden bir kısmını kessin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yaptı).
Leyse leke minel emri şey'ün ev yetube aleyhim ev yüazzibehüm fe innehüm zalimun
Bu işten sana hiçbir şey düşmez. (Allah), ya onların tevbesini kabul eder, yahut onlara, zalim olduklarından dolayı azab eder.
Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, yağfiru li mey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa', vallahü ğafurur rahiym
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Ya eyyühellezine amenu la te'külür riba ad'afem müdaafetev vettekullahe lealleküm tüflihun
Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Vettekun naralleti üiddet lil kafirin
Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının.
Ve etiy'ullahe ver rasule lealleküm türhamun
Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.
Ve sariu ila mağfiratim mir rabbiküm ve cennetin arduhes semavatü vel erdu üiddet lil müttekiyn
Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!
Ellezine yünfikune fis serrai ved darrai vel kaziminel ğayza vel afine anin nas, vallahü yühibbül muhsinin
O (Allah'tan hakkıyla korka)nlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.
Vellezine iza fealu fahişeten ev zalemu enfüsehüm zekerullahe festağferu li zünubihim, ve mey yağfiruz zünube illellah, ve lem yüsirru ala ma fealu ve hüm ya'lemun
Ve onlar çirkin bir günah işledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler.
Ülaike cezaühüm mağfiratüm mir rabbihim ve cennatün tecri min tahtihel enharu halidine fiha, ve ni'me ecrul amilin
İşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!
Kad halet mim kabliküm sünenün fe siru fil erdi fenzuru keyfe kane akibetül mükezzibin
Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, şeriatler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin, dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Haza beyanül linnasi ve hüdev ve mev'izatül lil müttekiyn
Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama, Allah'dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür.
Ve la tehinu ve la tahzenu ve entümül a'levne in küntüm mü'minin
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.
İy yemsesküm karhun fe kad messel kavme karhum mislüh, ve tilkel eyyamü nüdavilüha beynen nas, ve li ya'lemellahüllezine amenu ve yettehize minküm şüheda', vallahü la yühibbüz zalimin
Eğer size (Uhud savaşında) bir yara değmişse, (Bedir harbinde) o topluma da benzeri bir yara dokunmuştu. O günler ki, biz onları insanlar arasında döndürür dururuz. (Bu da) Allah'ın sizden iman edenleri ayırt etmesi ve sizden şahitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez.
Ve li yümehhisallahüllezine amenu ve yemhakal kafirin
Bir de bu, Allah'ın iman edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.
Em hasibtüm en tedhulül cennete ve lemma ya'lemillahüllezine cahedu minküm ve ya'lemes sabirin
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girivereceğinizi mi sandınız?
Ve le kad küntüm temennevnel mevte min kabli en telkavhü fe kad raeytümuhü ve entüm tenzurun
Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
Ve ma muhammedün illa rasul, kad halet min kablihir rusül, e fe im mate ev kutilenkalebtüm ala a'kabiküm, ve mey yenkalib ala akibeyhi fe ley yedurrallahe şey'a, ve seyeczillahüş şakirin
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.
Ve ma kane li nefsin en temute illa bi iznillahi kitabem müeccela, ve mey yürid sevabed dünya nü'tihi minha, ve mey yürid sevabel ahirati nü'tihi minha, ve senecziş şakirin
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
Ve keeyyim min nebiyyin katele meahu ribbiyyune kesir, fe ma vehenu li ma esabehüm fi sebilillahi ve ma daufu ve mestekanu, vallahü yühibbüs sabirin
Nice peygamberler vardı ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostları çarpıştılar; Allah yolunda başlarına gelenlerden yılgınlık göstermediler, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.
Ve ma kane kavlehüm illa en kalu rabbenağfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sevvit akdamena vensurna alel kavmil kafirin
Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti.
Fe atahümüllahü sevabed dünya ve husne sevabil ahirah, vallahü yühibbül muhsinin
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever.
Ya eyyühellezine amenu in tütiy'ullezine keferu yerudduküm ala a'kabiküm fe tenkalibu hasirin
Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız, sizi topuklarınız üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersiniz.
Belillahü mevlaküm, ve hüve hayrum nasirin
Hayır! Sizin mevlanız Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır.
Senülkiy fi kulubillezine keferur ru'be bi ma eşraku billahi ma lem yünezzil bihi sültana, ve me'vahümün nar, ve bi'se mesvez zalimin
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmalarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Onların yurtları ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!
Ve le kad sadekakümüllahü va'dehu iz tehussunehüm bi iznih, hatta iza feşiytüm ve tenaza'tüm fil emri ve asaytüm mim ba'di ma eraküm ma tühibbun, minküm mey yüridüd dünya ve minküm mey yüridül ahirah, sümme sarafeküm anhüm li yebteliyeküm, ve le kad afa anküm, vallahü zu fadlin alel mü'minin
Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah, size olan vaadini yerine getirmiştir. Allah size sevdiğiniz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düştünüz. (Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz. Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bağışladı. Allah müminlere karşı çok lütufkârdır.
İz tus'idune ve la telvune ala ehadiv ver rasulü yed'uküm fi uhraküm fe esabeküm ğammem bi ğammil li keyla tahzenu ala ma fateküm ve la ma esabeküm, vallahü habirum bima ta'melun
Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Sümme enzele aleyküm mim ba'dil ğammi emeneten nüasey yağşa taifetem minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahi ğayral hakki zannel cahiliyyeh, yekulune hel lena minel emri min şey', kul innel emra küllehu lillah, yuhfune fi enfüsihim ma la yübdune lek, yekulune lev kane lena minel emri şey'üm ma kutilna hahüna, kul lev küntüm fi büyutiküm le berazellezine kütibe aleyhimül katlü ila medaciihim, ve li yebteliyellahü ma fi suduriküm ve li yümehhisa ma fi kulubiküm, vallahü alimüm bi zatis sudur
Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize öyle bir eminlik, öyle bir uyku indirdi ki, o, içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu. Bir zümre de canları sevdasına düşmüştü. Allah'a karşı, cahiliyet zannı gibi, hakka aykırı bir zan besliyorlar ve "Bu işten bize ne?" diyorlardı. De ki: "Bütün iş Allah'ındır". Onlar sana açıklamayacaklarını içlerinde saklıyorlar (ve) diyorlar ki: "Bize bu işten bir şey olsaydı burada öldürülmezdik". Onlara şöyle söyle: "Eğer siz evlerinizde olsaydınız bile, üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar yine muhakkak yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gidecekti. Allah (bunu) göğüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yaptı. Allah göğüslerin içinde olanı bilir.
İnnellezine tevellev minküm yevmel tekal cem'ani innemestezellehümüş şeytanü bi ba'di ma kesebu, ve le kad afallahü anhüm, innellahe ğafurunhalim
İki toplumun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halim(çok yumuşak)dir.
Ya eyyühellezine amenu la tekunu kellezine keferu ve kalu li ihvanihim iza daru fil erdi ev kanu ğuzzel lev kanu indena ma matu ve ma kutilu, li yec'alellahü zalike hasraten fi kulubihim, vallahü yuhyi ve yümit, vallahü bi ma ta'melune basiyr
Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu, onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Ve lein kutiltüm fi sebilillahi ev müttüm le mağfiratüm minellahi ve rahmetün hayrum mimma yecmeun
Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti, (sizin için) onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.
Ve leim müttüm ev kutiltüm le ilellahi tuhşerun
Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Fe bi ma rahmetim minellahi linte lehüm, ve lev künte fezzan ğalizal kalbi lenfeddu min havlike fa'fü anhüm vestağfir lehüm ve şavirhüm fil emr, fe iza azemte fe tevekkel alellah, innellahe yühibbül mütevekkilin
Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.
İy yensurkümüllahü fe la ğalibe leküm, ve iy yahzülküm fe min zellezi yensuruküm mim ba'dih, ve alellahi felyetevekkelil mü'minun
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar.
Ve ma kane li nebiyyin ey yeğull, ve mey yağlül ye'ti bi ma ğalle yevmel kiyameh, sümme tüveffa küllü nefsim ma kesebet ve hüm la yuzlemun
Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devlet-millet malını aşırması) yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar.
E fe menittebea ridvanellahi ke mem bae bi sehatim minellahi ve me'vahü cehennem, ve bi'sel mesiyr
Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Varış yeri olarak ne kötüdür orası!
Hüm deracatün indellah, vallahü besiyrum bi ma ya'melun
Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
Le kad mennellahü alel mü'minine iz bease fihim rasulem min enfüsihim yetlu aleyhim ayatihi ve yüzekkihim ve yüallimühümül kitabe vel hikmeh, ve in kanu min kablü le fi dalalim mübin
Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
E ve lemma esabetküm müsiybetün kad esabtüm misleyha kultüm enna haza, kul hüve min indi enfüsiküm, innellahe ala külli şey'in kadir
(Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir". Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Ve ma esabeküm yevmeltekal cem'ani fe bi iznillahi ve li ya'lemel müminin
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir. Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafıklık yapanları ayırt etmesi içindir. Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmişti.
Ve li ya'lemellezine nefeku, ve kiyle lehüm tealev katilu fi sebilillahi evidfeu, kalu lev na'lemü kitalel letteba'naküm, hüm lil küfri yevmeizin akrabü minhüm lil iman, yekulune bi efvahihim ma leyse fi kulubihim, vallahü a'lemü bima yektümun
Onlar ise: "Biz savaşmasını (veya savaş olacağını) bilseydik arkanızdan gelirdik." demişlerdi. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir.
Ellezine kalu li ihvanihim ve kaadu lev etauna ma kutilu, kul fedrau an enfüsekümül mevte in küntüm sadikiyn
Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız".
Ve la tahsebennellezine kutilu fi sebilillahi emvate bel ahyaün inde rabbihim yürzekun
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar.
Ferihiyne bi ma atahümüllahü min fadlihi ve yestebşirune billezine lem yelhaku bihim min halfihim ella havfün aleyhim ve la hüm yahzenun
Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Yestebşirune bi ni'metim minellahi ve fadliv ve ennellahe la yüdiy'u ecral mü'minin
Onlar, Allah'ın nimetini, keremini ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelerler.
Ellezinestecabu lillahi ver rasuli mim ba'di ma esabehümül karhu lillezine ahsenu minhüm vettekav ecrun aziym
Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardır.
Ellezine kale lehümün nasü innen nase kad cemeu leküm fahşevhüm fe zadehüm imana, ve kalu hasbünellahü ve ni'mel vekil
İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir".
Fenkalebu bi ni'metim minellahi ve fadlil lem yemseshüm suüv vettebeu ridvanellah, vallahü zu fadlin aziym
Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'ın nimeti ve lütfuyla geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.
İnnema zalikümüş şeytanü yühavvifü evliyaehu fe la tehafuhüm ve hafuni in küntüm mü'minin
(Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun.
Ve la yahzünkellezine yüsariune fil küfr, innehüm ley yedurullahe şey'a, yüridüllahü ella yec'ale lehüm hazzan fil ahirah, ve le hüm azabün aziym
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
İnnellezineşteravül küfra bil imani ley yedururlahe şey'a, ve lehüm azabün elim
İman karşılığında inkarı satın alanlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Onlar için acı bir azap vardır.
Ve la yahsebennelezine keferu ennema nümli lehüm hayrul li enfüsihimv innema nümli lehüm li yezdadu isma, ve lehüm azabüm mühin
Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ma kanellahü li yezeral mü'minine ala ma entüm aleyhi hatta yemizel habise minet tayyib, ve am kanellahü li yutliaküm alel ğaybi ve lakinnellahe yectebi mir rusülihi mey yeşaü fe aminu billahi ve rusülih, ve in tü'minu ve tetteku fe le küm ecrun aziym
Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.
Ve la yahsebennellezine yebhalune bi ma atahümüllahü min fadlihi hüve hayral lehüm, bel hüve şerrul lehüm, seyütavvekune ma behilu bihi yevmel kiyameh, ve lillah mirasüs semavati vel ard, vallahü bi ma ta'melune habir
Allah'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Le kad semiallahü kavlellezine kalu innellahe fekiyruv ve nahnü ağniya', senektübü ma kalu ve katlehümül embiyae bi ğayri hakkiv ve nekulü zuku azabel hariyk
Allah, "Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafını elbette duymuştur. Onların söylediklerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini yazacağız ve şöyle diyeceğiz: "Tadın o yakıcı azabı!".
Zalike bi ma kaddemet eydiküm ve ennellahe leyse bi zallamil lil abid
"Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez.
Ellezine kalu innellahe ahide ileyna ella nü'mine li rasulin hatta ye'tiyena bi kurbanin te'külühün nar, kul kad caeküm rusülüm min kabli bil beyyinati ve billezi kultüm fe lime kateltümuhüm in küntüm sadikiyn
"Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiç bir peygambere iman etmeyeceğimize dair Allah bize ahidde bulundu." diyenlere de ki: "Benden önce size bazı peygamberler açık belgelerle ve sizin dediğiniz şeyle geldi. Eğer doğru insanlarsanız, ya onları niçin öldürdünüz?"
Fe in kezzebuke fe kad küzzibe rusülüm min kablike cau bil beyyinati vez zübüri vel kitabil münir
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Küllü nefsin zaikatül mevt, ve innema tüveffevne ücuraküm yevmel kiyameh, fe men zuhziha anin nari ve üdhilel cennete fe kad faz, ve mel hayatüd dünya illa metaul ğurur
Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir.
Le tüblevünne fi emvaliküm ve enfüsiküm ve le tesmeunne minellezine utül kitabe min kabliküm ve minellezine eşraku ezen kesira, ve in tasbiru ve tetteku fe inne zalike min azmil ümur
Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.
Ve iz ehazellahü misakallezine utül kitabe le tübeyyinünnehu lin nasi ve la tektümuneh, fe nebezuhü verae zuhurihim veşterav bihi semenen kalila, fe bi'se ma yeşterun
Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.
La tahsebennellezine yefrahune bi ma etev ve yühibbune ey yuhmedu bi ma lem yef'alu fe la tahsebennehüm bi mefazitem minel azab, ve lehüm azabün elim
O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Ve lillahi mülküs semavati vel ard, vallahü ala külli şey'in kadir
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah her şeye kâdirdir.
İnne fi halkis semavati vel erdi vahtilafil leyli ven nehari le ayatil li ülil elbab
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.
Ellezine yezkürunellahe kiyamev ve kuudev ve ala cünubihim ve yetefekkerune fi halkis semavati vel ard, rabbena ma halakte haza batila, sübhaneke fekina azaben nar
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
Rabbena inneka men tüdhilin nara fe kad ahzeyteh, ve ma liz zalimine min ensar
"Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur".
Rabbena innena semi'na münadiyey yünadi lil imani en aminu bi rabbiküm fe amenna, rabbena fağfir lena zünubena ve keffir anna seyyiatina ve teveffena meal ebrar
"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al".
Rabbena ve atina ma veadtena ala rusülike ve la tuhzina yevmel kiyameh, inneke la tuhlifül miad
"Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin".
Festecabe lehüm rabbühüm enni la üdiy'u amele amilim minküm min zekerin ev ünsa, ba'duküm min ba'd, fellezine haceru ve uhricu min diyarihim ve uzu fi sebili ve katelu ve kutilu le ükeffiranne anhüm seyyiatihim ve le üdhilennehüm cennatin tecri min tahtihel enhar, sevabem min indillah, vallahü indehu husnüs sevab
Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır".
La yeğurranneke tekallübüllezine keferu fil bilad
Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Metaun kalilün sümme me'vahüm cehennem, ve bi'sel mihad
Bu, az bir geçimliktir. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!
Lakinillezinettekav rabbehüm lehüm cennatün tecri min tahtihel enharu halidine fiha nüzülem min indillah, ve ma indellahi hayrul lil ebrar
Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır.
Ve inne min ehlil kitabi le mey yü'minü billahi ve ma ünzile ileyküm ve ma ünzile ileyhim haşiiyne lillahi la yeşterune bi ayatillahi semenen kalila, ülaike lehüm ecruhüm inde rabbihim, innellahe seriul hisab
Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirileneAllah'a boyun eğerek inanırlar. Allah'ın âyetlerini az bir değere değişmezler. Onların mükafatı da Allah katındadır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
() Ya eyyühellezine amenusbiru ve sabiru ve rabitu vettekullahe lealleküm tüflihun
Ey iman edenler! Sabredin, düşmanlarınıza karşı sebat gösterin, nöbet bekleşin, Allah'dan gereğince korkun ki, kurtuluşa eresiniz.
Ya eyyühen nasütteku rabbekümüllezi halekaküm min nefsiv vahidetiv ve haleka minha zevcelna ve besse minhüma ricalen kesirav ve nisaa, vettekullahellezi tesaelune bihi vel erham innellahe kane aleyküm rakiyba
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.
Ve atül yetama emvalehüm ve la tetebeddelül habise bit tayyibi ve la te'külu emvalehüm ila emvaliküm innehu kane huben kebira
Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.
Ve in hiftüm illa tuksitu fil yetama fenkihu ma tabe leküm minen nisai mesna ve sülase ve ruba' fe in hiftüm ella ta'dilu fe vahideten ev ma leleket eymanüküm zalike edna ella teulu
Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.
Ve antün nisae sadükatihinne nihleh fe in tibne leküm an şey'im minhü nefsen fe küluhü heniem meria
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.
Ve la tü'tüs süfehae emvalekümülleti cealellahü leküm kiyamev verzükuhüm fiha veksuhüm ve kulu lehüm kavlem ma'rufa
Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikah fe in anestüm minhüm ruşden fedfeu ileyhim emvalehüm ve la te'küluha israfev ve bidaran ey yekberu ve men kane ğaniyyen felyesta'fif ve men kane fekiyran felye'kül bil ma'ruf fe iza defa'tüm ileyhim emvalehüm fe eşhidu aleyhim ve kefa billahi hasiba
Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Lir ricali nasiybüm mimma terakel validani vel akrabune ve lin nisai nasiybüm mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhü evkesür nasiybem mefruda
Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana, baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır. Bunlar, az olsun çok olsun, farz kılınmış bir hissedir.

Sayfalar