Buradasınız

Mearic Suresi 9. Ayet

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

Ve tekunulcibalu kel'ihni.
Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.

Sure Adı:

Sure No:

Kur'an-ı Kerim ' de Genel Ayet Sırası: 
5384
Ayet No: 
9

Cüz:

Kur'an-ı Kerim Sayfası:

Seele sailun bi'azabin vaki'in.
Bir isteyen, olacak azabı istedi.
Lilkafirne leyse lehu dafi'un.
Kâfirler için onu savacak yok.
Minallahi ziylme'arici.
O, derece ve makamların sahibi Allah'tandır.
Ta'ruculmelaiketu verruhu ileyhi fiy yevmin kane mikdaruhu hamsiyne elfe senetin.
Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar.
Fasbir sabren cemiylen.
O halde güzel bir sabır ile sabret.
İnnehum yerevnehu be'iyden.
Çünkü onlar onu uzak görürler.
Ve nerahu kariyben.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Yevme tekunussema'u kelmuhli.
O gün gök erimiş bir maden gibi olur.
Ve la yes'elu hamiymun hamiymen.
Dost dostun halini soramaz.
Yubassarunehum yeveddulmucrimu lev yeftediy min 'azabi yevmeizin bibeniyhi.
Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,
Ve sahibetihi ve ehiyhi.
- Eşini ve kardeşini,
Ve fasiyletihilletiy tu'viyhi.
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
Ve men fiyl'ardi cemiy'an summe yunciyhi.
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
Kella inneha leza.
Hayır, o alevlenen bir ateştir.
Nezza'aten lişşeva.
Derileri kavurur, soyar.
Ted'u men edbere ve tevella.
Çağırır, sırtını dönüp gideni,
Ve cema'a feev'a.
Mal toplayıp kasada yığanı,
İnnel'insane hulika helu'an.
Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.
İza messehuşşerru cezu'an.
Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.
Ve iza messehulhayru menu'an.
Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.
İllelmusalliyne.
Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.
Elleziynehum 'ala salatihim daimune.
Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.
Velleziyne fiy emvalihim hakkun ma'lumun.
Onların mallarında belli bir hak vardır,
Lissaili velmahrumi.
Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.
Velleziyne yusaddikune biyevmiddiyni.
Onlar ki ceza gününü tasdik ederler.
Velleziyne hum min 'azabi rabbihim muşrikune.
Rablerinin azabından korkarlar.
İnne 'azabe rabbihim ğayru me'munin.
Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.
Velleziyne hum lifurucihim hafizune.
Onlar ki ırzlarını korurlar.
İlla 'ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum feinnehum ğayru melumiyne.
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.
Femenibteğa verae zalike feulaike humul'adune.
Bundan ötesini isteyenler, var ya işte onlar haddi aşanlardır.
Velleziyne hum liemanatihim ve 'ahdihim ra'une.
Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.
Velleziyne hum bişehadatihim kaimune.
Şahitliklerinde dürüsttürler.
Velleziyne hum 'ala salatihim yuhafizune.
Namazlarına devam ederler.
Ulaike fiy cennatin mukremune.
İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar.
Femalilleziyne keferu kibeleke muhti'iyne.
Şimdi ne oluyor o inkâr edenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar:
Anilyemiyni ve 'anişşimali 'iziyne.
Sağdan ve soldan bölük bölük.
Eyatme'u kullumriin minhum en yudhale cennete na'iymin.
Onlardan herbiri, bir nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?
Kella inna halaknahum mimma ya'lemune.
Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Fela uksimu birabbilmeşariki velmeğaribi inna likadirune.
Artık o doğuların ve batıların Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeter.
Ala en nubeddile hayren minhum ve ma nahnu bimesbukiyne.
Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirebiliriz ve bizim önümüze geçilmez.
Fezerhum yehudu ve yel'adune.
O halde bırak onları, kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalıp oynayadursunlar.
Yevme yahrucune minel'ecdasi sira'an keennehum ila nusubin yufidune.
O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkacaklar, sanki putlara gidiyorlarmış gibi fırlayacaklar.
Haşi'aten ebsaruhum terhekuhum zilletun zalikelyevmulleziy kanu yu'adune.
Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.