Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Huvelleziy halekakum feminkum kafirun ve minku mu'minun vallahu bima ta'melune basiyrun.
Sizi O yarattı. Kiminiz kâfirdir, kiminiz mümin. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Halekassemavati vel'arda bilhakki ve savverekum feahsene suverekum ve ileyhilmasiyru.
Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Ya'lemu ma fiyssemavati vel'ardi ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linune vallahu 'aliymun bizatissuduri.
Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir. Allah, göğüslerin özünü bilir.
Elem ye'tikum nebeulleziyne keferu min kablu fezaku vebale emrihim ve lehum 'azabun eliymun.
Önceden inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? (Onlar) işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı bir azap vardır.
Zalike biennehu kanet te'tiyhim rusuluhum bilbeyyinati fekalu ebeşerun yehdunena fekeferu ve tevellev vestağnallahu vallahu ğaniyyun hamiydun.
Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar: "Bir insan mı bize yol gösterecek?" dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır.
Ze'amelleziyne keferu en len yub'asu kul bela ve rabbiy letub'asunne summe letunebbeunne bima 'amiltum ve zalike 'alellahi yesiyrun.
İnkâr edenler, katiyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır".
Feaminu billahi ve resulihi vennurilleziy enzelna vallahu bima ta'melune habiyrun.
Artık Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'ân'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Yevme yecme'ukum liyevmicem'i zalike yevmutteğabuni ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yukeffir 'anhu seyyiatihi ve yudhilhu cennatin tecriy min tahtihel'enharu halidiyne fiyha ebeden zalikelfevzul'aziymu.
Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Velleziyne keferu ve kezzebu biayatina ulaike ashabunnari halidiyne fiyha ve bi'selmasiyru.
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
Ma esabe min musiybetin illa biiznillahi ve men yu'min billahi yehdi kalbehu vallahu bikulli şey'in 'aliymun.
Allah'ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Ve etiy'ullahe ve etiy'urresule fein tevelleytum feinnema 'ala resulinelbelağulmubiynu.
Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.
Allahu la ilahe illa huve ve 'alellahi felyetevekkelilmu'minune.
Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Müminler Allah'a dayansınlar.
Ya eyyuhelleziyne amenu inne min ezvacikum ve evladikum 'aduvven lekum fahzeruhum ve in ta'fu ve tasfehu ve tağfiru feinnallahe ğafurun rahiymun.
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
Ennema emvalukum ve evladukum fitnetun vallahu 'indehu ecrun 'aziymun.
Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır.
Fettekullahe mesteta'tum vesme'u ve etiy'u ve enfiku hayren lienfusikum ve men yuka şuhha nefsihi feulaike humulmufluhune.
O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
İn tukridullahe kardan hasenen yuda'ifhu lekum ve yağfir lekum vallahu şekurin haliymun.
Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah çok mükafat verendir, halimdir.
Alimulğaybi veşşehadetil'aziyzulhakiymu.
Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
Ya eyyuhennebiyyu iza tallaktumunnisae fetallikuhunne li'iddetihinne ve ahsil'iddete vettekullahe rabbekum la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye'tiyne bifahişetin mubeyyinetin ve tilke hududullahi ve men yete'adde hududallahi fekad zaleme nefsehu la tedriy le'allellahe yuhdisu ba'de zalike emren.
Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
Feiza belağne ecelehunne feemsikuhunne bima'rufin ev farikuhunne bima'rufin ve eşhidu zevey 'adlin minkum ve ekiymuşşehadete lillahi zalikum yu'azu bihi men kane yu'minu billahi velyevmil'ahiri ve men yettekillahe yec'al lehu mahrecen.
Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır.
Ve yerzukhu min haysu la yahtesibu ve men yetevekkel 'alellahi fehuve hasbuhu innallahe baliğu emrihi kad ce'alallahu likulli şey'in kadren.
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Vellaiy yeisne minelmehiydi min nisaikum inirtebtum fe'iddetuhunne selasetu işhurin vellaiy lem yehidne ve ulatul'ahmali eceluhunne en yeda'ne hamlehunne ve men yettekillhe yec'al lehu min emrihi yusren.
Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Zalike emrullahi enzelehu ileykum ve men yettekillahe yukeffir 'anhu seyyiatihi ve yu'zum lehu ecren.
Bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah'tan korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
Eskinuhunne min haysu sekentum min vucdikum ve la tudarruhunne litudayyiku 'aleyhinne ve in kunne ulati hamlin feenfiku 'aleyhinne hatta yeda'ne hamlehunne fein erda'ne lekum featuhunne ucurehunne ve'temiru beynekum bima'rufin ve in te'asertum feseturdi'u lehu uhra.
O kadınları, gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları sıkıştırmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Şayet gebe iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onları besleyin. Sonra sizin için emzirirlerse ücretlerini verin ve aranızda güzellikle konuşup danışın. Güçlük çekerseniz çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
Liyunfik zu se'a tin min se'atihi ve men kudire 'aleyhi rizkuhu felyunfik mimma atahillahu la yukellifullahu nefsen illa ma ataha seyec'alullahu ba'de 'usrin yusren.
Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Ve keeyyin min karyetin 'atet 'an emri rabbiha ve rusulihi fehasebnaha hisaben şediyden ve 'azzebnaha 'azaben nukren.
Nice kent var ki Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrine başkaldırdı, biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onlara görülmemiş şekilde azab ettik.
Fezakat vebale emriha ve kane 'akibetu emriha husren.
İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.
E'addallahu lehum 'azaben şediyden fettekullahe ya ulil'elbabi ellizyne amenu kad enzelallahu ileykum zikren.
Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akl-ı selim sahipleri! Allah'tan korkun, Allah size bir uyarıcı gönderdi.
Resulen yetlu 'aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve 'amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yudhilhu cennatin tecriy min tahtihel'enharu halidiyne fiyha ebeden kad ahsenallahu lehu rizkan.
Size Allah'ın açık açık âyetlerini okuyan bir elçi (gönderdi) ki inanıp faydalı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah ona gerçekten ne güzel rızık vermiştir.
Allahulleziy haleka seb'a semavatin ve minel'ardi mislehunne yetenezzelul'emru beynehunne lita'lemu ennallahe kad ehata bikulli şey'in 'ilmen.
Allah O'dur ki yedi göğü ve yerden de onlar kadarını yarattı. Emir bunlar arasında iner ki Allah'ın her şeye kâdir olduğunu ve Allah'ın bilgisinin, her şeyi kuşattığını bilesiniz.
Ya eyyuhennebiyyu lime tuharrimu ma ehallellahu leke tebteğiy merdate ezvacike vallahu ğafurun rahiymun.
Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.
Kad feredallahu lekum tehillete eymanikum vallahu mevlakum ve luvel'aliymulhakiymu.
Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir.
Ve iz eserrennebiyyu ila ba'di ezvacihi hadiysen felemma nebbeet bihi ve ezharehullahu 'aleyhi 'arrefe ba'dahu ve a'reda 'anba'din felemma nebbeeha bihi kalet men enbeeke haza kale nebbeeniyel'aliymulhabiyru.
Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.
İn tetuba ilillahi fekad sağat kulubukuma ve in tezahera 'aleyhi feinnallahe huve mevlahu ve cibriylu ve salihulmu 'miniyne velmelaiketu ba'de zalike zahiyrun.
Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.
Asa rabbuhu in tallakakune en yubdilehu ezvacen hayren minkunne muslimatin mu'munatin kanitatin taibatin 'abidatin saihatin seyyibatin ve ebkaren.
Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.
Ya eyyuhelleziyne amenu kuenfusekum ve ehliykum naren ve kuduhennasu velhicaretu 'aleyha melaiketun ğulazin şidadin la ya'sunallahe ma emerehum ve yef'alune ma yu'merune.
Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.
Ya eyyuhelleziyne keferu la ta'tezirulyevme innema tuczevne ma kuntum ta'melune.
(İnkâr edenlere): "Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin. Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz." (denilir.)
Ya eyyuhelleziyne amenu tubu ilellahi tevbeten nesuhan asa rabbukum en yukeffire 'ankum seyyiatikum ve yudhilekum cennatin tecriy min tahtihel'enharu yevme la yuhzillahunnebiyye velleziyne amenu me'ahu nuruhum yes'a beyne eydiyhim ve bieymanihim yekulune rabbena etmin lena nurena vağfir lena inneke 'ala kulli şey'in kadiyrun.
Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin." derler.
Ya eyyuhennebiyyu cahidilkuffare velmunafikiyne vağluz 'aleyhim ve me'vahum cehennemu ve bi'selmasiyru.
Ey Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer, ne de kötüdür!
Dareballahu meselen lilleziyne keferumreete nuhin vemreete lutin kaneta tahte 'abdeyni min 'ibadina salihayni fehanetahuma felem yuğniya 'anhuma minallahi şey'en ve kiyledhulennare me'addahiliyne.
Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun (nikahı) altında idiler, onlara hıyanet ettiler. (Kocaları,) Allah'tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. (Onlara): "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" denildi.
Ve da reballahu meselen lilleziyne amenumreete fir'avne iz kalet rabbibni liy 'indeke beyten fiylcenneti ve necciniy min fir'avne ve 'amelihi ve necciniy minelkavmizzalimiyne.
Allah, inananlara da Firavun'un karısını örnek gösterdi. O şöyle demişti: "Rabbim! Bana yanında cennetin içinde bir ev yap, beni Firavun'dan ve onun (kötü) işinden kurtar. Ve beni şu zalim toplumdan kurtar!"
Ve meryemebte 'imranelletiy ahsanet ferceha fenefahna fiyhi min ruhina ve saddekat bikelimati rabbiha ve kutubihi ve kanet minelkanitiyne.
Irzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi.
Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun.
Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.
Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.
O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
Elleziy haleka seb'a semavatin tibakan ma tera fiy halkirrahmani min tefavutin ferci'ilbasare hel tera min futurin.
O, yedi göğü, birbiri üzerine yarattı. Rahmân'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?
Summerci'ilbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun.
Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatiyni ve a'tedna lehum 'azabesse'iyri.
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.
Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasiyru.
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü gidilecek yerdir o!
İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru.
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Tekadu temeyyezu minelğayzi kullema ulkiye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun.
Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: "Size korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin.
Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik.
Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kilu ma kunna fiy ashabisse'iyri.
Ve derler ki: "Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!"
Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'iyri.
Böylece günahlarını itiraf ederler. (Artık) o çılgın ateş halkı (Allah'ın rahmetinden) uzak olsunlar!
İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun.
Fakat daha görmeden Rablerinden korkanlar var ya, işte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri.
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki, O, göğüslerin özünü bilir.
Ela ya'lemu men haleka ve huvelletiyfulhabiyru.
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkihi ve ileyhinnuşuru.
O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru.
Göktekinin sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız yeryüzü altüst olmuş!
Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasiben feseta'lemune keyfe neziyri.
Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasılmış bileceksiniz.
Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri.
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama beni inkâr nasıl oldu?
Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbidne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basiyrun.
Üstlerinde kanatlarını açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmân'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, her şeyi görmektedir.
Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin.
Rahmân olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar, ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin.
Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verecek olabilen kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala siratin mustekiymin.
Şimdi yüz üstü kapanarak yürüyen mi doğru gider, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi?
Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune.
De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!"
Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardi ve ileyhi tuhşerune.
De ki: "Sizi yerden üreten O'dur ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."
Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikiyne.
(Onlar): "Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?" diyorlar
Kul innemel'ilmu 'indallahi ve innema ene neziyrun mubiynun.
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Felemma reevhu zulfeten siy et vucuhulleziyne keferu ve kiyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une.
Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'iye ev rahimena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin.
De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse, yahut bize merhamet etse, kâfirleri acı bir azabdan kim kurtarabilir?
Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin.
De ki: "O çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."
Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'iynin.
De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akarsu getirebilir?"
Nun velkalemi ve ma yesturune.
Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.
Ma ente bini'meti rabbike bimecnunin.
Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
Ve inne leke leecren ğayre memnunin.
Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
Ve inneke le'ala hulukin 'aziymin.
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.
Fesetubsiru ve yubsirune.
Sen de göreceksin, onlar da görecek.
Bieyyikumulmeftunu.
Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.
İnne rabbeke huve a'lemu bimen dalle'an sebiylihi ve huve a'lemu bilmuhtediyne.
Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.
Fela tuti'ilmukezzibiyne
O halde, yalanlayıcılara itaat etme.
Veddu lev tudhinu feyudhinune.
Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Ve la tuti' kulle hallafin mehiyni.
Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,
Hemmazin meşşain binemiymin.
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,
Menna'in lilhayri mu'tedin esiymin.
Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
utullin ba'de zalike zeniymen.
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,
En kane za malin ve beniyne.
Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).
İza tutla 'aleyhi ayatuna kale esatiyrulevveliyne.
Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
Senesimuhu 'alelhurtumi.
Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.
İnna belevnahum kema belevna ashabelcenneti iz aksemu leyasri munneha musbihiyne.
Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Ve la yestesnune.
İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).
Fetafe 'aleyha taifun min rabbike ve hum naimune.
Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,
Feasbehat kessariymi.
Bahçe simsiyah kesiliverdi.
Fetenadev musbihiyne.
Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Eniğdu 'ala harsikum in kuntum sarimiyne.
"Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
Fentaleku ve hum yetehafetune.
Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
En la yedhulennehelyevme 'aleykum miskiynun.
"Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
Ve ğadev 'ala hardin kadiriyne.
(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
Felemma reevha kalu inna ledallune.
Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
Bel nahnu mahrumune.
"Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
Kale evsetuhum elem ekul lekum levha tusebbihune.
İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"
Kalu subhane rabbina inna kunna zalimiyne.
"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).

Sayfalar