Buradasınız

Ağ Günlükleri

- Reklam


Çankırı Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Çankırı Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Çankırı ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Çankırı firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Çankırı firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Çankırı Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Çankırı ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Çankırı Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Çankırı Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Çankırı ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Çankırı ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Çankırı Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Çankırı Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Çankırı google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Çankırı ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Çankırı Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Çanakkale Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Çanakkale Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Çanakkale ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Çanakkale firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Çanakkale firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Çanakkale Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Çanakkale ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Çanakkale Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Çanakkale Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Çanakkale ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Çanakkale ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Çanakkale Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Çanakkale Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Çanakkale google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Çanakkale ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Çanakkale Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Burdur Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Burdur Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Burdur ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Burdur firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Burdur firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Burdur Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Burdur ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Burdur Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Burdur Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Burdur ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Burdur ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Burdur Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Burdur Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Burdur google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Burdur ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Burdur Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Bolu Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Bolu Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Bolu ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Bolu firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Bolu firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Bolu Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Bolu ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Bolu Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Bolu Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Bolu ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Bolu ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Bolu Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Bolu Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Bolu google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Bolu ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Bolu Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Bartın Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Bartın Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Bartın ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Bartın firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Bartın firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Bartın Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Bartın ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Bartın Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Bartın Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Bartın ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Bartın ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Bartın Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Bartın Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Bartın google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Bartın ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Bartın Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Balıkesir Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Balıkesir Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Balıkesir ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Balıkesir firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Balıkesir firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Balıkesir Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Balıkesir ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Balıkesir Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Balıkesir Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Balıkesir ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Balıkesir ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Balıkesir Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Balıkesir Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Balıkesir google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Balıkesir ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Balıkesir Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Artvin Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Artvin Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Artvin ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Artvin firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Artvin firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Artvin Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Artvin ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Artvin Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Artvin Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Artvin ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Artvin ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Artvin Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Artvin Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Artvin google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Artvin ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Artvin Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Ardahan Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

Ardahan Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir Ardahan ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, Ardahan firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz Ardahan firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

Ardahan Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, Ardahan ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, Ardahan Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

Ardahan Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

Ardahan ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. Ardahan ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

Ardahan Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

Ardahan Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ardahan google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, Ardahan ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. Ardahan Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

İstanbul Firma Rehberi, İş Rehberi, Firma Adresleri

İstanbul Ücretsiz Firma Rehberi En genel tanımlama ile reklam, ücretli şekilde yapılan/yaptırılan bir İstanbul ilan, ücretsiz site ekle ya da duyurudur. Bu nedenle reklam için ön hazırlık olarak ücretsiz firma kayıt siteleri şarttır. Daha ayrıntılı bir tanım olarak reklam, İstanbul firma rehber siteleri tüketicileri yada alıcıları bir mal yada markanın varlığı konusu için bilgilendirmek ve tüketici veya alıcıların ilgili ürünü ücretsiz İstanbul firma kaydet, markayı veya hizmeti tercih etmesini sağlamak amacıyla göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanması ve bu mesajların çeşitli reklam araçları(tv, internet vb) vasıtasıyla iletilmesidir.

Ücretsiz Firma Ekle Reklamın Amaçları

ücretsiz firma reklamı ile Satışları Arttırmak:

İstanbul Firma rehberi siteleri ile Firma Ekleyerek Reklamın temel amaçlarından biri, alıcıların çeşitli satın alma güdülerini harekete geçirmek ve iş rehberinde bir mala olan talebi bedava firma ekleyerek (satın alma isteğini) arttırarak, İstanbul ücretsiz firma reklamı satın almaya istekli ve satın alma gücü olan tüketicilere, İstanbul Ücretsiz Firma Rehberi amacı da tam olarak satışı fiilen gerçekleştirmektir.

İstanbul Ücretsiz firma kayıt siteleri ile Satıcı sayısını arttırmak:

İstanbul ücretsiz firma reklamı ile Reklamı yapılan mala olacak satın alma isteğindeki artış o mal, hizmet, ya da markayı satmak isteyecek olan satıcıların sayısında artışa yol açacaktır.

İş rehberi Marka Bağımlılığı Yaratmak:

Reklam, uzun dönemde o mala markaya ya da hizmete olan müşteri sadakatinin artmasında önemli rol oynar. Markanın güvenilir ve sağlam olduğunu hatırlatır, marka imajını korur. İstanbul ücretsiz firma kayıt siteleri, Ücretsiz Firma Ekleyerek Ambalajın, logonun veya marka simgesinin tanınmasını sağlar.

İstanbul Ücretsiz Firma Rehberi ve firma rehber siteleri ile Yeni Mal ve Hizmetlerinin Tanıtımını Yapmak:

İstanbul Ücretsiz Firma Rehberi ile Piyasaya yeni sunulan mal ve hizmetler ücretsiz firma reklamı yolu ile tanıtılarak, bir yandan tüketimin artması sağlanırken, google firma kayıtları ile de diğer yandan da tüketicilerin yaşam kalitesinin artması ücretsiz firma kayıt siteleri ile sağlanmış olur.

İşletmenin Tanınmışlık ve İtibarını Arttırmak:

Reklamın önemli bir amacı da, işletmenin tanınmışlık ve saygınlığını arttırarak, Ücretsiz Firma Ekleyerek İstanbul google firma kayıtları ile insanların işletmeye olan tutumunu olumlu yönde etkilemektedir. Satışları ve Piyasa payını arttırmak: Reklam sayesinde satışların artması demek, İstanbul ücretsiz firma reklamı bir yandan işletme pazardaki payını arttırma imkanı bulurken, ücretsiz firma kayıt siteleri diğer taraftan da işletmenin “olması gereken” kapasitede üretim yapma imkanına kavuşması demektir. İstanbul Firma rehberi siteleri Böylelikle reklam birim başına sabit giderlerin azalmasına yol açarak işletmenin Ücretsiz Firma Ekleyerek daha fazla kar elde etmesini sağlar.

Strese İyi Gelen Besinler !

ve daha birçok şey günlük hayatımızda stres düzeyimizin artmasına sebep olabiliyor. Günümüz koşullarına uyum sağlayabilmek adına yaşadığımız stres, bizler için başlı başına bir sorun kaynağıdır. Ayrıca fark ettirmeden bizleri sağlıksız beslenme davranışlarına sürükler.

Örneğin kişiler, stres yaratan bir durumla karşı karşıya kaldığında genellikle zararlı yiyeceklere yönelme eğilimi gösterirler. Ne yazık ki bu tip besin seçimleri uzun vadede başka sorunları da beraberinde getirebilir.

Araştırmalarda görülüyor ki, insanlar stres altında iken; “daha fazla kahve içme, öğün atlama, fast fooda yönelme, su içmeyi ihmal ehme, alkol veya tatlı tüketimini arttırma” gibi hatalı yeme davranışları gösterirler. Bu durumu tersine çevirebilmek adına doğru tercihler yaparak stresle baş edebilme konusunda kendinize yardımcı olabilirsiniz. İşte strese karşı savaşan besinler:

Muz, avakado, yulaf: Bu besinler içerdikleri triptofan amino asidi ve potasyum minerali sayesinde stresli durumlarda azalan serotonin (uyku düzenini, iştahı, ruh halini düzenleyen hormon) salgılanmasını arttırır.

Badem, fıstık, ceviz: Çinko, b vitaminleri, omega-3 ve e vitamini yönünden zengin besinler olmaları nedeniyle strese karşı yatıştırıcı özellik gösterirler.

Domates, karpuz, greyfurt: Güçlü bir antioksidan olan likopen ve vitamin C yönünden zengin içerikleriyle stresle savaşmanıza yardımcı olurlar.

Somon, ton balığı, sadalye: İçerdikleri zengin omega-3 yağ asitleri sayesinde stres oluşturan hormonların azalmasına yardımcı olurlar. Aynı zamanda bu besinler, depresyon tedavisinde, kalp-damar hastalıklarını önlemede ve adet öncesi sendrom etkilerinin azalmasına da yardımcıdır.

Bitter çikolata: İçeriğinde diğer çikolatalara göre daha fazla kakao bulunan bitter çikolata, magnezyum ve flavanol zengini olması nedeniyle stres azaltıcı tatlı bir kaçamaktır.

Süt, yoğurt: Kalsiyum yönünden zengin süt ürünleri anksiyete, huzursuzluk ve premenstrüel sendromun etkilerini azaltmaya yardımcıdır. Yatmadan önce içilen bir bardak ılık süt uykusuzluğa karşı gelir.

Turunçgiller (portakal, mandalina vb.), maydanoz, biber: Stresli durumlarda vücuttan c vitamini atımı yoğunlaşmaktadır. Yeterli düzeyde c vitamini alınmasıyla stres hormonu kortizol daha çabuk normale döner.

Kuşkonmaz: İçinde yoğun olarak bulunan folik asit sayesinde stres yaratan hormonun etkisiz hale getirilmesine yardımcı olur.

Yaban mersini: Strese karşı etkili c vitamini ve antioksidan maddeler yönünden oldukça zengin bir meyvedir.

Papatya, melisa, yasemin çayı: Strese karşı iyi gelen besinler arasında olan, uykusuzluk ve yorgunluğa iyi gelen bu bitkilerin çaylarından yararlanabilirsiniz.

Yemekten Sonra Yorgunluk Hissi

Verim düşüyor, düşünceler dağılıyor, istenen tek şey ‘birazcık uyuyabilmek’ oluyor. Bu durumu siz de sıkça yaşıyorsanız beslenmenizde ters giden bir şeyler var demektir. Çünkü bu durum gerçekte olmaması gereken bir durum.
Yemekten Sonra Neden Halsizlik Hissederiz, Uykumuz Gelir ?

Bunu basitçe şu şekilde açıklamak mümkün:
Yemek yedikten sonra kan şekerinde ani bir yükselme yaşanır.
Yükselen kan şekeri vücut için tehdit olarak algılanır ve hormonlarımız bu yükselmeyi durdurmak ister.
Bunun için insülin devreye girer.
İnsülin kandaki şeker miktarıyla doğru orantılı salgılanmaya başlar.
Yani aniden artan kan şekeri sonrasında normalden fazla insülin salgılanır.
Bir anda salgılanan fazla insülin de kan şekerinin ani düşüşüne neden olur.
Kan şekerinin ani düşmesi demek ise YORGUNLUK VE UYKU HALİNİ doğurur.
Gördüğünüz gibi. Öğün sonralarındaki yorgunluk ve halsizlik hali, aslında vücudunuzda meydana gelen bir dengesizlik sonucu oluşuyor.

Yemekten Sonra Yorgunluk ve Uyku Hali Nasıl Önlenebilir?
Çok acıkmış olarak yemek masasına oturmayın:
Çok aç olmanız demek, yiyeceğiniz öğünün kan şekerinizi çok çabuk yükseltmesi demektir.

Hızlı yemek yemeyin:
Tıpkı aç olmak gibi hızlı yemek yemek de kan şekerinizde ani yükselmeye neden olacaktır.

Ara öğünler yine önemli:
Öğün aralarında yapılan atıştırmalar kan şekerinizi zaten belli bir miktarda tutacağı için, öğün sonrasında şeker dalgalanmalarını en aza indirecektir.
Öğünde şekerli besinlerden uzak durun:
Çünkü şekerli besinler kan şekerini aniden yükseltmek için birebirdir.

Öğünlerinizde mutlaka yağsız protein tüketin.
Yağsız yoğurt veya ayran tüketimi kan şekerindeki ani yükselmeleri yavaşlatacaktır.

Öğünde mutlaka salatalara veya meyvelere yer verin.
Salata veya meyvelerin vitamin içerikleri sayesinde daha zinde hissedeceksiniz.

Yağlı ve kızartılmış besinlerden uzak durun:
Fırın veya ızgarada pişirilen besinleri tercih edin.

Karbonhidrat grubundaki besinlerden birini tercih edin:
Çorba, pilav ve ekmeği aynı anda tüketerek kan şekerindeki artışı hızlandırmış olursunuz.

Çocuklarda Yetersiz Beslenme

Her besin öğesine insan vücudunun gereksinimi vardır. Her besin öğesinin vücudumuzda çok önemli görevleri vardır. Bu öğeler vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınması gereklidir. Vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınmaması halinde vücudun gelişmesinde, büyümesinde, yenilenmesinde, çalışmasında aksamalar ve hastalıklar oluşur.

Bu durum doğrudan hastalıklara yol açtığı gibi, hastalıkların oluşum riskini arttırmakta ve tedavi aşamasının ağır seyretmesine neden olmaktadır. Yetersiz beslenme vücut direncini azaltmakta, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu da hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana yetersiz beslenme sorunu yaşamaktadır. Bugün de bir çok nedene bağlı olarak bu sorunu yaşamaktadır.

Yetersiz beslenmenin nedenleri;
• Vücudun ihtiyacından az yeme,
• Tek yönlü beslenme,
• Psikolojik nedenlerden dolayı az yeme,
• Stresten dolayı az yeme,
• Yanlış bilgi, bilgi eksikliği, bilinçsizlik,
• Kültürel yapı, aile yapısı,
• Yanlış beslenme alışkanlıkları,
• Çevre ve sağlık şartları,
• Yetersiz satın alma gücü,
• Besin öğelerinin dağılımındaki sorunlar, (besinlere ulaşamama)
• Moda diyetleri uygulama,
• Özentiler (sıfır beden olma gibi, bazı popüler insanlar gibi olma isteği)
• Fast-food beslenme (enerji değeri yüksek, diğer besin öğelerinin içeriği düşük)
Bir çok besinin muhafaza ve pişirmesindeki yanlışlardan dolayı besin kaybı olmakta, yeterli miktarda tüketilmesine rağmen içeriğindeki değişiklikten dolayı bir çok besin öğesi yetersiz alınmaktadır.

Yetersiz, Dengesiz ve Sağlıksız Beslenmenin Sakıncaları
Dünyada yaygın olarak görülen yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenme; ülkemizde yapılan araştırmalar gösteriyor ki toplumuzun önemli bir kesiminde vardır.
Yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenme en çok;
• Bebeklerde,
• Çocuklarda,
• Gençlerde,
• Doğurganlık çağındaki kadınlarda,
• Gebelerde,
• Emziklilerde,
• Yaşlılarda,
• İşçilerde,
de görülmektedir.

Yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenen kişilerde;
• Büyüme, gelişme ve vücudun çalışmasında aksaklıklar olmaktadır.
• Bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Bu da hastalıkların kolay ve hızlı oluşmasına neden olur.
• Hastalıkların ağır seyretmesine ve tedavinin uzun sürmesine neden olur.
• Fiziksel gücün ve verimliliğin düşmesine neden olur
• Zihinsel geriliğe neden olur.
• Şişmanlığın (obezitenin) oluşmasına neden olur.
• pürüzlü parlak olmayan cilt ve saç, şişkin karın, yorgunluk, iştahsızlık, isteksizlik, sık sık baş ağrısı, bel ve omuzlarda eğilme durumları görünür.
Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenen kişilerde tam tersi bir durum gözlenir.

Sağlıklı, dinamik, güçlü, verimli, gelişmiş vücut, parlak saç ve cilt vb. Her insanın kendisinde olmasını istediği olumlu güzellikler. Eksikliğinde hayatımızı bu kadar çok olumsuz etkileyen, varlığında hayatımıza sayısız olumlu etkiler yapan yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemini kavramalıyız.

Diyet Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?

- Ara öğünlerinizi atlamayın, verilenden eksik veya fazla tüketmeyin.
- Bir öğün protein alıyorsanız diğer öğün sebze tüketmeye özen gösterin.
- Günde mutlaka 2.5 lt su için.
- Egzersizi arttırın.
- İçeriği bilinmeyen veya uzman tavsiyesi olmayan zayıflamaya destek ürünler kullanmayın.
- Verilen alternatif listeleri diyet yaptığınız sürece kullanın ki diyetiniz renklensin, sıkıcı hale gelmesin.

- Bitki çayları veya tatlılarda kullanacağınız tatlandırıcıyı beslenme uzmanınıza sorunuz.
- Yemeklerinizi fırında, buharda veya ızgarada pişirip tüketiniz.
- Ekmeği kızartmak ya da pastörize sütü kaynatmak, vitamin kaybına ve proteinlerin bozulmasına neden olmaktadır.
- Yemeklerinize tuz yerine doğal otlar ve baharatlar kullanmaya özen gösteriniz.
- Dondurucudan çıkardığınız besinleri buzdolabının alt rafında bekleterek çözdürünüz.
- Yiyecek alışverişini önceden planlayarak ve tok karnına yapın.
- Yemekleri küçük porsiyonlarda servis yapın.
- Yemekleri sofraya tencereyle değil tabağınıza koyarak getirin.
- Yemeklerinizi yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
- Yemeklerinizi yerken küçük molalar verin.
- En önemlisi kendi kendinize bir diyet yaparak metabolizmayı bozmak yerine profesyonel destek alınız, diyetisyene başvurunuz.

Dengeli Hamilelik Beslenmesi

Bu özel ve hassas dönemi sağlıklı ve keyifli geçirmek için annelerin bilinçli ve duyarlı olup beslenmelerine dikkat etmeleri, yeni yaşam koşullarına uygun bir yaşam stili geliştirmeleri çok önemlidir. Tek bir hücreden mucizevi bir şekilde gelişen bebeğin sağlığı için hem anne hem de bebeğin yeterli ve dengeli beslenmesi her ay artan önem kazanmaktadır.

Hücrelerin inşasında ana rol oynayan protein kaynaklarının dengeli bir şekilde, doğru miktarlarda, iyi kaliteli besinlerle tüketilmesi, gerekli vitamin mineral desteklerinin sağlanması, sağlıklı yağ kaynaklarından ihtiyacı doğrultusunda günlük ihtiyacın karşılanması ve yine glisemik indeksi dengeli karbonhidratlarca zengin beslenmesi gerekmektedir.

Öte yandan pek çok annenin bu dönemde artan enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik aşırı besin tüketmesi gereksiz kilo alımlarına neden olabilmektedir. Bu dönemde sağlıklı ürünlerin harmonize bir şekilde diyete eklenmesi önerilir. Örneğin hamur işleri kişileri kalori tuzağına düşürebilecekken doğru besin kombinasyonları ile anne ve bebek için yarar sağlar hale dönüştürülebilir. Ayrıca iştah artışlarının kontrolünde önemli olan kan şekeri hızlı yükseltmeyen, tokluk hissini artıran ve tat duyularını şımartan şekilde beslenmektir. Bunun için besin seçimlerinizde aşağıdaki besinlere ve önerilere dikkat etmelisiniz.

Yulaf: Sabah kahvaltılarında tükettiğimiz ancak hamur işlerine de çok yakışan yulaf tokluk hissi sağlama, kan şekerini dengeleme, vücudun arınmasına destek olması gibi özellikleri yanında yoğun antioksidan içeriği ile LDL kolesterolü serbest radikal denilen zararlı maddelerin etkilerine karşı koruyarak kalp hastalığı riskini azaltıcıdır. Ayrıca özellikle menopoz sonrası dönemde yüksek kolesterol sorunu olan, yüksek kan basıncına sahip olan veya diğer kardiovasküler hastalık belirtileri bulunan kadınlarda yulaf gibi tam tahıl ürünlerini tüketmenin yararlı etkileri bulunmaktadır. Kalsiyum, magnezyum, demir, fosfor, manganez, B5 vitamini ve folik asit içeren yulaf hamilelik döneminde sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidrat kaynaklarındandır. Yulaf aynı zamanda iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum vücut için önemli bir antioksidandır, astım ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, DNA tamiri ve özellikle kolon kanseri olmak üzere kanser riskini azaltabilir.
Yulafı kahvaltı öğününde süt veya yoğurdunuzla birlikte içine taze veya kuru meyve ekleyerek tüketebileceğiniz gibi, yulaftan çorba yapabilir, pişirdiğiniz ekmeğinize, kek, kurabiye, poğaça ve böreklerinize, hazırladığınız köftelerinize ilave edebilirsiniz.

Kepek: Hamilelik döneminde ideal referans aralık dahilinde kilo almak anne ve bebeğin sağlığı için önemlidir. Bu dönemde bayanların fazla yemeyi kendilerine hak olarak görmeleri, canlarının her çektiğini çift kişilik tüketme eğilimi pek çok kronik hastalığa davetiye çıkarabilir. Bu nedenle sağlıklı seçimler yapmak, oluşabilecek kabızlık sorunlarının da önüne geçmek için tam tahıllı ve kepekli ürünleri tercih etmenizi tavsiye ederiz.

Badem: Kalsiyum, magnezyum, potasyum, çinko, folik asit, B vitaminleri, E vitamini, omega 3 ve 6 yağ asitlerinden zengin, iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Mide asidini azaltabilir, antioksidan koruma sağlayarak damar sağlığında etkilidir. 6 ay süren çalışma sonuçlarına. Göre diyetinde makul oranlarda badem tüketenlerin tüketmeyenlere oranla %62 oranında daha fazla kilo kaybedebildiği, yağ kaybında ise %56 daha yüksek yağ kaybı gözlendiği bildirilmiştir. Bu lezzetli ve faydalı besini diyetinize eklemeli ancak yağlı tohum olduğu için yüksek kalorisiyle makul porsiyonlarda tüketmelisiniz.

Ceviz: Yine bir diğer sağlıklı yağlı tohum da cevizdir. Kalsiyum, magnezyum, çinko, potasyum, folik asit, C ve E vitaminleri, omega 3 ve 6 yağ asitlerini içeren kaliteli bir protein kaynağı olan ceviz besinsel içeriği ile metabolizmayı da hızlandırıcı rol oynayabilmektedir. Hücre bölünmesinde, genetik yapının oluşmasında önemli rol oynayan folik asit, bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişimi için gerekli bir maddedir. Yetersizliğinde doğumsal gelişim bozuklukları görülme riski artabileceğinden her gün folik asitten zengin beslenmek gerekir. Ceviz de iyi bir folik asit kaynağı olarak makul miktarlarda tüketilmelidir. Antioksidan içeriği ile damar ve kalp sağlığı için önemlidir. Beyin gelişimi açısından önemli diğer elementler; çinko, demir ve kalsiyumdan zengin olan cevizi ara öğünlerde, tahıllı kahvaltılarınızda, hamur işlerinizde, yemeklerinizde dahi kullanabilirsiniz.
Kuru kayısı: Potasyumun zengin kaynaklarından kayısı yazın taze kışın kuru olarak düzenli olarak tüketilmesi önerilen bir besindir. Besleyici, sindirim sorunlarına yardımcı; stresi, kansızlığı önleyici özellikleri faydalı olan kayısı yağ yakma üzerinde metabolizmayı destekleyici olarak görev yapmaktadır. . Öte yandan lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için tokluk hissini sağlamada da faydalı oldukları saptanmıştır.

Kayısılar renklerinin açılması için taze iken kükürtlenerek kurutulmaktadır. Ancak organik ürünlerde renk açıcı olarak kükürdün kullanımına izin verilmediğinden organik kayısılar kükürtlenmeksizin kurutulur ve bundan dolayı renkleri sarı olmayıp tamamen doğal kurutma rengine sahiptir. Hamilelik döneminde ve her zaman organik kuru meyveleri tercih etmelisiniz.

Pekmez: Besleyiciliği olmayan, kişilere ekstra kalori yükü getiren sofra şekeri hamilelik döneminde uzak durulması gereken besinlerden biridir. Kişilerin tatlı ihtiyaçlarını daha doğal yollardan karşılamaları, meyve, kuru meyve veya bal/pekmez ile hazırlanmış sütlü tatlıları tercih etmeleri önerilir. Üzüm, dut, keçiboynuzu ve andız gibi farklı türleri de bulunan pekmez türlerinden özellikle üzüm pekmezi hamilelikte, dut pekmezi ise bebeğin sağlıklı gelişiminde önemlidir. Pekmez içeriğindeki vitamin ve mineraller ile oldukça yoğun besleyiciliğe sahiptir doğal tatlandırıcı olarak kullanılması önerilir.
Günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılayabilecel zenginlikte olan pekmez, emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin diyetinde yer alması önerilen bir besindir. Öte yandan iyi bir krom kaynağı olması da pekmeze özgü eşsiz bir özelliktir. Bu sayede kan şekerinin dengelenmesinde faydalıdır bud a hamilelik dönemi için son derece faydalıdır.

Protein yeni hücrelerin inşaasında önemli olduğu için hamileliğin olmazsa olmazlardandır.

Doku gelişimi kadar savunma sisteminin güçlenmesi için de önemli olan proteinler temel enerji gereksinimlerinin çoğunu karşılamalıdır. Bunun için mutlaka süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagil kaynakları hergün gerekli miktarlarda alınmalıdır.

Total yağ alımınızı kontrol edin, doymuş yağları azaltın, Omega 3 tüketiminizi artırın.

Yağ, vücutta pek çok işlevsel özelliği ile önemli görevlere sahiptir. Ancak özellikle yaşamın özel evrelerinden biri olan hamilelikde çok daha büyük önem taşır, tabii kontrol miktarlar ve ideal seçimler olmak şartıyla. Hayvansal kaynaklı besinler, hazır gıdalarda bolca bulunan doymuş yağlardan uzak durmalı, daha çok omega 3 almalısınız. Bunun için besin hijyenine dikkat ederek hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklara ağırlık vermelisiniz. Omega 3 yağlı balıklarda (sardalye, ringa, somon, ton, uskumru), ceviz, badem, soya filizi, kurufasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu, kuş üzümü ve yeşil yapraklı sebzelerde, omega-3 ile zenginleştirilmiş veya omega-3 / omega-6 dengesi sağlanmış ürünler de bulunmaktadır. Ancak hamilelikte balık seçimlerinde dikkatli olunmalı, civa ihtima etme riski bulunan köpek balığı, kılıç balığı ve karides gibi deniz ürünlerinden, midyeden uzak durmaları önerilir.

Günde 5-9 porsiyon sebze meyve tüketmeye çalışın.
Sebzelerdeki antioksidanlar (A, C, E vitaminleri ve selenyum gibi mineraller, oligosakkaritler, alkol ve fenoller gibi bazı maddeler) hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor. Ayrıca sebzeler, içerdikleri posa ile bağırsak faaliyetlerine yardımcı olurken kabızlığı engelliyor ve uzun süre tok kalmamızı sağlıyor. Bu nedenle her yetişkin birey gibi anne adayları da her öğünde sebze ve veya meyve grubuna yer vermelidirler. Özellikle folik asit kaynağı yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir. Burada hamileler için en önemli kural çeşitlilik sağlamak ve mevsiminde olanları tercih etmektir.

Kabızlık Nedenleri, Kabızlık Tedavisi

Öyle ki 5 kişiden biri ne yazık ki bu sorunu yaşıyor.
Öncelikle kabızlık nedir ?
Eğer 90 gün den fazla bir süredir haftada 2 yada daha az dışkılıyorsanız, Dışkılama amacı ile lavman ya da laksatif diğer ilaçları kullanıyorsanız, Dışkılama sırasında makat çevresine bastırma ihtiyacı hissediyorsanız, Dışkılama sonrasında, tam rahatlamıyorsanız, Ikınma fazla ise, Çok sert ve hacimli gaita’nız varsa kabızlık probleminiz vardır.

Kabızlık Nedenleri:
Beslenme saatlerinin değişmesi
Yaş artışı
Hareketsizlik
Laksatif kullanımları
Yetersiz su tüketimi
Asitli içecekler
Aşırı miktarda süt tüketimi
Posa ve lif içeriğinden eksik beslenme tarzı
Rafine gıdaların sık tüketimi
Cerrahi Operasyonlar ile bu bölgede kasların zayıflaması
Düzensiz bağırsak sendromu
Stress ve depresyon

Sonuçları:
Karın ağrısı, kramplar, midede şişkinlik hissi.
Dışkılama sırasında fazla ıkınmaya neden olacağından, makat bölgesinde anal fissür (makat çatlağı), hemoroid (basur), makat sarkması (rektal prolapsus) gibi sevimsiz durumlara neden olabilir.
İlerleyen durumdaki vakalarda taşlaşmış şekilde katı olan gaita, bağırsakta tıkanmaya yol açabilir. Bağırsktaki tıkanma ise bağırsakta delinmeye neden olabilir.
Kabızlıkta sık karşılaşılan bir diğer sonuç ise hemoroiddir.
Müdahale edilmeyen uzun süreli kabızlıklar, ne yazık ki basur rahatsızlığına neden olmaktadır.
Kabızlık, çok uzun süre devam ettiği durumlarda Kolon kanserine de neden olabilen komplikasyonları olduğu saptanan ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Kabızlık Tedavisinde Öneriler ve Beslenme:
1- Yeterli su tüketin. Yeterli su her birey için farklıdır. Genel olarak kilonuzla kışın 30 yazın 35 sayısını çarptığınızda tüketmeniz için gerekli olan su miktarını bulabilirsiniz.
2- Günlük diyetinizde posa ve lif içeren besinlere yer verin. Lif alımı özellikle önemlidir. Lif bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır.
Lifler su tutar, gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırır, barsakları hareketlendirir ve gaitayı yumuşatır.
3- Et grubu yanında mutlaka salata tüketmeye özen gösterin.
4- Sabah kahvaltısında 1 meyve bulundurun. Hurma bu anlamda oldukça etkili bir meyvedir. Glisemik indeksi düşük lif içeriği yüksek olan hurmayı gün içinde 4- 5 adet tüketmek olumlu sonuç sağlar. Sabahları aç karnına 1-2 su bardağı su ile beraber hurma tüketmek bağırsak hareketlerini arttır.
5- Diyet yapıyor dahi olsanız yağsız öğünlerden uzak durun. Yağ olarak rafine edilmemiş yağları özellikle tercih edin.
6- Ekmek olarak, kepek yada çavdar ekmeği kullanın.
7- Kahvaltı sonrası tuvalet ihtiyacınız olmasa bile tuvalete gidip 5-10 dk oturun. Bu şekilde sağlanabilinecek barsak alışkanlığı uzun süreli rahatlatıcı olacaktır.
Her gün sabahları bu işleme zaman ayırın
8- Meyvelerde özellikle kuru meyveleri tercih edin.
9- Yulafın içeriğindeki çözünmez lifler yine bağırsak hareketlerini arttırıcı etkiye sahiptir. Günde bir öğün (ara veya ana öğün olabilir) Yulaf kepeği ve yoğurt karıştırıp tüketebilirsiniz.
10- Probiyotik ürünler (kefir gibi) kullanın. Her akşam yatmadan önce içeceğiniz 1 çaybardağı kefir etkili olacaktır.
11- Besinleri tüketirken çiğneyerek yutun. Az çiğnenen özellikle karbonhidrat içeriği yüksek besinler de kabızlığa neden olablmektedir.
12- Asla ilaç kullanmayın. İlaç kullanımı sonrasında bağırsak hareketlerini sağlayan villus dediğimiz yapıların bozulması sonucunda kabızlığınız daha da artar.
13- Form çaylardan uzak durun.
14- Fazla miktarda kahve ve koyu çay tüketmeyin.
15- Özellikle kuru baklagiller içerdikleri oligosakkaritlerden dolayı bağırsak hareketlerini arttırır. Haftada en az 3 öğün kuru baklagil tüketin.

Aspir Yağı Nedir ? Aspir Yağı Faydaları Nelerdir ?

Aslında sarı, turuncu ve kırmızı renklerde çiçekleri olan aspir, içerdiği yağ oranı nedeniyle “yağ bitkisi” olarak da adlandırılıyor. İşte bu sebeple de kimya, kozmetik ve boya sektöründe, ilaç hammaddelerinde aspir yağı sıklıkla kullanılıyor.

Aspir bitkisin % 45 oranında yağdan oluşur. Aspir yağı da bitkinin tohumunun preslenmesiyle elde ediliyor. Bununla birlikte Omega 3 ve 6 yağları, kalsiyum, fosfor, demir, B1, B2, B3 ve E vitaminleri, antioksidanlar, antiseptikler aspir yağının içerdiği besin maddeleridir. Aspir yağı; zeytinyağı, hindistan cevizi yağı gibi yağlara alternatif olarak tüketilebilecek yağların başında gelir. Aysetolgaiyiyasam.com adresinde yayınlanan yazıya göre aspir yağının faydaları şöyle:

Aspir yağı, kalp dostudur.

Aspir yağı Omega 3 ve 6 içeriyor. Bu özelliği sayesinde kalp ve damar dostudur. Aynı zamanda linoleik asit bakımından da zengin olan aspir yağı; ateroskleroz, felç ve kalp krizi riskini en aza indirir. Kolesterol ve kan şekerinin dengede kalmasını sağlayan aspir yağının kalp ve damar sağlığına iyi gelmesi de özelliklerinden sadece biri!

Aspir yağı, kilo vermeye yardımcıdır.

Fazla kilolarla ilgili sıkıntı birçok nedenden kaynaklanabilir. Öncelikle metabolizma belli rahatsızlıklardan dolayı yavaşlamıştır ve enerji de azalmıştır. Bunun başlıca nedenleri sindirim sistemindeki fonksiyon bozuklukları ve insülin direnci olabilir. İşte bu sebeple aspir yağının metabolizmayı hızlandırıcı, sindirim sistemini güçlendirici ve kan şekerini dengeleyici özelliği doğal olarak kilo verme sürecine yardım ediyor. Özellikle Omega 6 yağ asitleri sayesinde vücutta yağ depolanmaz, hatta var olan yağlar daha hızlı yakılır. Özellikle sebzeli yemeklere ve salatalara 1 tatlı kaşığı ekleyerek tüketilen aspir yağı kilo vermeyi kolaylaştıracaktır.
Aspir yağı, E vitamini deposudur.

Cildimiz için en önemli vitaminlerin başında E vitamini geliyor. Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar, kırılmayan tırnaklar, canlı ve genç bir cilt için E vitamini depomuz çok önemli. Zira güneşin zararlı etkileri, hava kirliliği ve çevremizde bulunan diğer toksik maddelerin cildimizde oluşturacağı hasarı aspir yağı ile en aza indirebilmek mümkün. İşte tüm bunları hesaba katarak tam bir E vitamini deposu olan aspir yağının düzenli olarak tüketilmesi öneriliyor.
İçerdiği Omega 3 ve 6 yağ asitleri, faydalı vitaminler, mineraller sayesinde aspir yağı; vücudu organlardan hücrelerie kadar dışarıdan gelen olumsuz etkenlere karşı korur, vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Güçlü bir bağışıklık sistemi hastalıklardan korunmak demektir. Düzenli olarak aspir yağı tüketerek bağışıklık sistemini güçlendirebilirsiniz.

Aspir yağı, psikolojik destektir.

Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmenin temeli aslında sağlıklı bir sinir ve zihin sistemine sahip olmaktan geçiyor. Aspir yağı, vücuttaki serotonin hormonu seviyesini artırarak, stres ve depresyon gibi ruh sağlığı bozukluklarını önlüyor. Aspir yağının zihni rahatlattığı ve bu sebeple de uykusuzluk sorununu önleyebildiği biliniyor. Ayrıca zihnin daha dinç kalmasını, beynin konsantrasyon yeteneğinin artmasını sağlayarak ileriki yaşlarda karşılaşılan Alzheimer hastalığını da engelleyebilir. Elbette bunun için yemeklerde, salatalarda düzenli olarak aspir yağı kullanmak ya da günde bir çay kaşığı aspir yağı içmeyi alışkanlık haline getirmek öneriliyor.

Aspir yağı nasıl kullanılır?

Aspir yağı içilerek hem de sürülerek kullanılabilen bir yağdır. Bu bakımdan zeytinyağı, badem yağı ve hindistancevizi gibi yağlara benzer şekilde kullanılır. Cilt sorunlarını önlemek ya da tedavi etmek amaçlı kullanılacaksa cilde topikal olarak uygulanır. Bunun dışında pişmiş yemeklere 1 tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde yemeklere eklenebilir. Ancak kesinlikle dikkat etmeniz gereken detay, aspir yağının kesinlikle ısıtılmaması gerektiğidir. Aspir yağı yemekler pişmeden önce değil, piştikten sonra eklenmelidir. Bunun yanında soğuk olarak tüketilen salatalara ve çorbalara da rahatlıkla eklenebilir. Ayrıca yemeklerden önce günde bir çay kaşığı aspir yağı içerek de bu yağın mucizevi etkilerinden faydalanmak mümkün.

Parklar antidepresan kullanımını azaltıyor

Peki yeşil alanların azalması bizleri fiziksel ve ruhsal anlamda nasıl etkiliyor? Astım, depresyon gibi hastalıkların nedeni gerçekten şehir hayatı mı? Bir fabrika mı, yoksa park mı daha değerli? Bu soruya “kesinlikle park” yanıtını veren bir isimle konuştuk. Dr. Mathew White, İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nden bir çevre psikoloğu. Çevre ve insan sağlığı arasındaki ilişkiyi yıllardır araştırıyor. İngiliz hükümetine bu konuda danışmanlık yapıyor. Kendi hükümetine sunduğu önerileri bizlere anlattı, özellikle “kentsel akupunktur” projesi hayli dikkat çekici.

Doğa insan sağlığını olumlu anlamda nasıl etkiliyor?

Tabii ki şehir hayatıyla beraber, sadece insanlık değil tüm canlılar milyonlarca yıldır süren gelişiminin temel ortamı olan doğadan koptu. Düşünsenize doğada evrimleşen türümüzü alıyorsunuz ve hiç de doğal olmayan bir ortama, şehre koyuyorsunuz. Büyük şehirlerin çoğunun tarihi yüz yıllık bile değil! Psikolojik olarak beyinlerimiz yeşil alanlara, suya tepki vermek üzere programlanmış. Birdenbire artık araçlara, uçaklara, binalara tepki vermek zorunda kalıyor. Pek çok kişi aslında bunun stresini yaşıyor. Çok gürültülü, sesli, olması gerekenden çok daha fazla insan var... Yani aslında psikolojik, duygusal ve bilişsel olarak sürekli baskı altındayız.

Guillain Barre sendromuna yakalandı, yüzünü dahi yıkayamaz hale geldi

İzmir’de yaşayan 45 yaşındaki Serkan Aydın, bir anda yutkunma güçlüğü çekmeye başladı. Çok geçmeden yüzünü yıkayamayan, çoraplarını çekemeyen ve pet şişe kapağını dahi açamayan Serkan Aydın, doktora başvurdu. Nadir görülen 'Guillain Barre' sendromu teşhisi konulan genç adam, tedavi sonrası sağlığına kavuştu.

İHA'nın haberine göre; İzmir’de yaşayan 45 yaşındaki Serkan Aydın, bir anda günlük hayatta sıkça yaptığı eylemleri başaramamaya başladı. Önce yutkunma güçlüğü çeken Aydın, bir süre bu durumun geçeceğini düşünerek hastaneye başvurmadı. Ancak kısa bir süre sonra en basit günlük aktiviteleri bile yapamamaya başlayınca hastaneye başvurdu. Zatürre olabileceği söyleyen Serkan Aydın, ilaç tedavisi gördü ancak şikayetleri gün geçtikçe arttı. Genç adam bunun üzerine hastaneye müracaat etti. Burada yapılan tetkiklerde yılda 100 binde bir ya da iki kişide görülen Guillain Barre sendromuna yakalandığı tespit edilen Aydın, hemen tedavi altına alındı. Serkan Aydın, plazmaferez işlemiyle sağlığına kavuştu.
YILDA 100 BİNDE BİR YA DA İKİ KİŞİDE GÖRÜLÜYOR

Gullian Barre sendromu hakkında bilgi veren Serkan Aydın’ın doktoru Nöroloji Uzmanı Dr. Zaur Mehdiyev, "Gullian Barre sendromu, periferik sinir sistemini tutan ani başlangıçlı hafif ve çok şiddetli güçsüzlüğe sebep olan bir hastalık. Genellikle bağışıklık sisteminin bozukluğu üzerine ortaya çıkar. Bu sendroma yılda 100 binde bir ya da iki kişide rastlıyoruz. Her yaşta görülebilir ve hasta 1 ile 4 hafta öncesine kadar üst solunum yolu ekfeksiyonu veya gastroenterite neden olan bir enfeksiyon geçirir. Doğum veya cerrahi işlem sonrası da bu şikayetler ortaya çıkabilir” dedi.

Sendrom sonucu ortaya çıkan şikayetlerin güçsüzlük, ağrı, karıncalanma ve uyuşma olduğunu kaydeden Uzman Dr. Mehdiyev, “Bazıları sadece yürüme güçlüğü çeker, bazıları ise solunum ve yutkunma güçlüğü çeker. Hatta yüz ve göz kaslarını dahi hareket ettirmeyecek kadar yatağa bağımlı hale gelen hastalar da mevcuttur. Bu hastalık çok hızla ilerleyip hayatı tehdit edecek solunum sıkıntısına neden olabilir. Bağışıklık sistemi periferik sinirlere zarar vermeden tedaviye başlamak ve o bileşenleri vücuttan uzaklaştırmak gerekiyor” diye konuştu.

ERKEN TEDAVİ ŞART!

Hastalığın tedavi edilmediği takdirde hastaların yüzde 50’den fazlasının yatağa bağımlı hale gelebileceği uyarısında bulunan Uzman Dr. Mehdiyev, şu bilgileri paylaştı: "Tedavi edilmezse hastaların 3’te 1’i ise solunum cihazına bağlı duruma gelir. Eğer tedavi edilmezse her 10 hastanın 1 ya da 2’sinde ise ölüm riski bulunuyor. Zamanında tedavi sonucu hastaların yüzde 50’si sağlığına kavuşuyor. Yüzde 35’i, bir miktar güçsüzlükle hayatına devam edebilir. Ancak bu, durumun kalıcı olduğu anlamına gelmez. Düzelme; aylarca, hatta yıllarca sürebilir.”

Serkan Aydın’a uygulanan plazmaferez işlemini anlatan İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Filiz Büyükkeçeci ise "Hastanın kanını hiçbir dış yüzeyle temas etmeden tamamen kapalı bir sistemle kolunun bir damarından alıp bir cihazdan geçiriyoruz ve hastanın kanının içerisindeki zararlı maddeler orada tutuluyor. Temizlenen kan, hastaya diğer kolundan geri veriliyor. Kanın tamamına yakınını bir seferde alamayacağımız için işlemi 6-7 kez tekrarlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“HAYATIMDA İLK KEZ ÖLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM"

Hastalığa yakalanmadan önce hiçbir şikayetinin olmadığını belirten Serkan Aydın, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Hastalığım yutkunma güçlüğü ile başladı. Daha sonra kollarımda ve bacaklarımda güçsüzlük hissettim. İlk başta çok üzerinde durmadım, geçer diye düşündüm ama 3-5 gün sonra güçsüzlük arttı. Katı gıdaları su olmadan yutamıyordum. Doktora gittim, bir çeşit zatürre olabileceği söylendi. İlaç içtim ama herhangi bir düzelme olmadığı gibi güçsüzlük de arttı. Oturduğum yerden kalkamıyordum, çoraplarımı çekemiyordum. Parmaklarım tutmuyordu. Yüzümü yıkayamıyordum, bir şişeyi açamıyordum bile. Hatta bir gün sokakta susadığım için su aldım ama şişeyi açamadığım için birinden yardım istedim ve yardım istediğim kişi bana şaşırarak baktı. Güçsüzlüğüm ilerleyince hastaneye geldim. Tetkiklerin ardından erken evre 'Guillain Barre' sendromu olduğu tespit edildi. 15 gün tedavi gördüm. Şu anda iyi durumdayım. Bu hastalığa yakalanana kadar hiçbir sorun yoktu ama hangi hastalığa yakalandığımı duyduğumda hayatımda ilk kez öleceğimi düşündüm.”

Tıp tarihinde bir ilk! Aynı bebeğe hamile kaldılar!

ABD'nin Teksas eyaletinde yaşayan bir çift, hamilelik döneminde aynı bebeği birlikte bedenlerinde taşıdılar. Eşcinsel çift, aynı bebeği bedenlerinde taşıyarak, tıp tarihine geçtiler.

New York Post'ta yer alan habere göre; Haziran 2015'te evlenen Ashleigh ve Bliss Coulter çifti, bebek sahibi olabilmek için çok sayıda doktora gitti. Doktorlardan bir tanesi birlikte bebek sahibi olabileceklerine dair umut verdi. Biyolojik olarak yalnızca bir anne hamileliği yaşayabiliyorken, yapılan bir uygulamayla hem Ashleigh hem de Bliss bebeklerini bedenlerinde taşıdılar.

İki Taraflı Zahmetsiz Tüp Bebek (ER-IVF) adı verilen deneysel yöntemle her ikisi de döllenme sonrası oğullarını fiziksel olarak bedenlerinde taşıdı.

Bir donörden sperm alındı. Bliss'in döllenen yumurtası, kuluçka makinesi yerine Bliss'in rahminde ilk oluşum sürecini tamamladı. Beş gün sonra da bebek hormon terapisi alan Ashleigh'e nakledildi.

Stetson adı verdikleri oğulları, herhangi bir sorun yaşanmadan dünyaya gözlerini açtı.

Coulter çifti, yaşadıkları deneyimin paha biçilemez olduğunu söyledi.

Ağız kokusu önleme yöntemleri

Ağız kokusundan kurtulmak mümkün mü? İşte ağız kokusundan kurtulmanın yolları ...
1- Yumuşak diş fırçası değil orta sertlikte diş fırçası kullanılmalıdır.
2- Bakteri plakları ve yiyecek artıklarını temizlemek için dişler günde en az iki defa fırçalanmalı ve her gün diş ipi kullanmalıdır.
3- Ağız kokusunun nedenlerinden biri de dildeki tabakalaşmadır. Bu nedenle dilimizi fırçalamayı alışkanlık haline getirmemiz gerekmektedir. Dişleri fırçalayarak ağız kokusunun %20’sinden, dil fırçalayarak ağız kokusunun yüzde 80’inden kurtulabilirsiniz.

4- Ağız kokusunu yok etmek için piyasadan satın alınan gargaraların bir kısmı, içindeki alkol sebebiyle ağız kokusunu artırabilir.
5- Çinkolu diş macunu, çinkolu sakız gibi çinko içeren ürünler ağız kokusunu yok eder.
6- Diş ve diş eti hastalıkları ağız kokusuna neden olduğundan ağız muayenesi ve bakımı için diş hekimi düzenli olarak ziyaret edilmelidir.
7- Ağızdaki tüm diş çürükleri, kırık dolgu veya kron-köprü tedavi ettirilmelidir.
8- Protez, dolgu, diş köprülerinin aralarına kaçan ve orada kalan yiyecekler kötü kokuya sebep olacağından her gece protezleri çıkarmak ve temizlemek gerekmektedir.
9- Ağız kuruluğundan dolayı ağız kokusu olur. Ağız kuruluğuna sebebiyet vermemek için mutlaka bol bol su içilmelidir.
10- Maydanoz nefesimizi doğal olarak temizlemede etkilidir. Kahve taneleri, limon kabukları ağız kokusunu gidermektedir.

Evde Domates Salçası Nasıl Yapılır Tarifi

Domates Salçası Malzemeler:

  • 20 kg domates (tercihen armut domates)
  • 200 g kaya tuzu
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı

Domates Salçası Tarif:

  • Domatesleri iyice yıkayın ve Arçelik Rose Gold Eternity Doğrayıcı ile doğrayın.
  • Doğradığınız domatesleri kaynatma işlemini yapacağınız tencerelere koyun.
  • Domateslerin hepsinin üzerine gelecek şekilde kaya tuzunuzu tencereye dökün.
  • Tencerelerin kapaklarını kapatarak domatesleri 7-8 saat kadar bekletin.
  • Daha sonra domatesleri süzgeçten geçirerek kabuk ve çekirdeklerinden arındırın.
  • Domateslerin ekşimesini önlemek için alt kısımda kalan suyu ince bir bez ya da tülbent yardımıyla süzün.
  • Bu işlemlerden sonra domateslerden arda kalan pürenin suyunu çekene kadar Arçelik Ankastre Ocak’ta kısık ateşte kaynamasını bekleyin.
  • Kaynadıktan sonra zeytinyağını ekleyin.
  • Altının tutmaması için ara ara karıştırmayı ihmal etmeyin. Karıştırdığınız kaşığın tahta olmasına özen gösterin. Metal kaşık salçayı sulandıracaktır.
  • Suyunu çekip kıvam kazanan salçanızı sıcakken kavanozlara doldurun ve ağzını sıkıca kapatıp ters çevirin. Bir gece bu şekilde bekletin.
  • Kullanmaya başladıktan sonra Arçelik No Frost Buzdolabı’nda muhafaza ederek ve zeytinyağı koyarak salçanızın kullanım ömrünü uzatabilirsiniz.

Yasemin Sakallıoğlu kimdir ? Jet Sosyete’nin Yeni Kumsal’ı ...

Kumsal karakterine hayat verecek olan Yasemin Sakallıoğlu, Jet Sosyete’nin yeni sezon ilk bölümüyle izleyici karşısına çıkacak. Peki, Jet Sosyete’nin Kumsal’ı Yasemin Sakallıoğlu kimdir?

Yasemin Sakallıoğlu, Instagram ve Youtube üzerinden yayınladığı videolarla ismini geniş kitlelere duyurdu. Bundan birkaç yıl önce annesini taklit ettiği videosuyla tanınan Yasemin Sakallıoğlu, ardından Demet Akalın’ın “Türkan” şarkısını değiştirip kendi mizahıyla yorumladığı videosuyla hafızalara kazınmıştı. u popülarite sayesinde Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi yönetmeni Ayşegül Erbek tarafından keşfedildi. Yasemin Sakallıoğlu 2015 yılında başlayan Eşkıya Dünyaya Hükümdar olmaz dizisinde Lütfiye karakterine hayat verdi.

İdrar kaçırmaya karşı egzersiz etkili olabilir

Pelvik kas egzersizlerinden yararlanabilecek iki farklı grubun olduğunu anlatan Prof. Dr. Tufan Tarcan, şunları söyledi:

“Pelvik kas egzersizlerinden, stres tipi ve aşırı aktif mesane nedeniyle idrar kaçırma sorunu yaşayanlar yararlanabilir. Stres tipi idrar kaçırma, kasların zayıflaması sonucu kişinin aniden karın içinde basınç hissetmesi ve hareket ederken, öksürürken idrarını kaçırmasıdır. Stres tipi idrar kaçıran kişilerde pelvik taban kas egzersizleri büyük önem taşımaktadır. Egzersizlerden yararlanabilecek diğer grup ise aşırı aktif mesaneye sahip kişilerdir.

Aşırı aktif mesane tipi idrar kaçırma, ani sıkışma hissi ile kendini hissettiren ve herhangi bir nörolojik, hormonal ya da anatomik nedeni olmayan ancak açıklanamayan iyi huylu bir durumdur. Aşırı aktif mesane sonucu idrar kaçırma sorunu yaşayan kişilerin ilk yapması gereken şey yaşam tarzını değiştirmek ve bir diyet uygulamaktır. Ancak bunlarla beraber pelvik taban kas egzersizleri de bu kişiler için büyük önem taşımaktadır."

"EGZERSİZLER İDRAR SORUNUNU ÇÖZMESE BİLE AZALTABİLİR"

Farklı nedenlerden dolayı idrar kaçırma sorunu yaşayan ya da idrar kaçırma sorunu olmayan kişilere de pelvik taban kas egzersizleri önerildiğini söyleyen Prof. Dr. Tufan Tarcan sözlerine şöyle devam etti:

"Egzersizler herkeste sorunu tamamen çözmese bile idrar kaçırma seviyesinde azalma sağlayabilir. Pelvik taban egzersizlerinin kişilere doğru yapıldığı sürece hiçbir yan etkisi, zararı bulunmaz. Pelvik taban egzersizleri ile sadece idrar kaçırma sorununu engellemek ve pelvik tabanı kuvvetledirmek hedeflenmemektedir. Gençlerde ve çocuklarda daha sık görülen pelvik kasların gevşememe sorunu mesanenin tam olarak boşalmamasına yol açarak, idrar yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Bu sorunu yaşayan kişilerde ise pelvik taban egzersizleriyle pelvik tabanın gevşetilmesi hedeflenir."

Kabızlık Nedenleri –Kabızlık Sonuçları – Kabızlık Tedavisi Nelerdir ?

Kabızlık Nedenleri –Kabızlık Sonuçları – Kabızlık Tedavisi Nelerdir ?

Öncelikle kabızlık nedir ?

  1. Eğer 90 gün den fazla bir süredir haftada 2 yada daha az dışkılıyorsanız,
  2. Dışkılama amacı ile lavman ya da laksatif diğer ilaçları kullanıyorsanız,
  3. Dışkılama sırasında makat çevresine bastırma ihtiyacı hissediyorsanız,
  4. Dışkılama sonrasında, tam rahatlamıyorsanız,
  5. Ikınma fazla ise,

Çok sert ve hacimli gaita’nız varsa kabızlık probleminiz vardır.

KABIZLIK BELİRTİLERİ VE KABIZLIK NEDENLERİ NELERDİR ?

Kabızlık belirtileri arasında; zayıf bağırsak hareketi, bağırsak hareketlerinde zorlanma, sert veya küçük dışkı, bağırsakları tamamen boşaltamama, karın şişliği ve ağrısı, kusma sayılabilir. Kabızlık nedenleri arasında ise kalsiyum veya alüminyum içeren antiasit ilaçlar, normal diyet veya faaliyetlerinizdeki değişiklikler, bağırsak kanseri, fazla süt ürünü tüketmek, yeme bozuklukları, huzursuz bağırsak sendromu, Parkinson hastalığı veya multipl skleroz (MS) gibi nörolojik durumlar, hareketsizlik, yetersiz su veya lif tüketimi, aşırı müshil kullanımı, gebelik, sindirim sistemindeki sinir ve kas sorunları, bazı kişilerin hemoroid yüzünden bağırsak hareketi isteğine karşı direnmesi, bazı ilaçlar (özellikle sakinleştirici ilaçlar ve demir hapları), stres, tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) sayılabilir.

Kabızlık Nedenleri:

  • Beslenme saatlerinin değişmesi
  • Yaş artışı
  • Hareketsizlik
  • Laksatif kullanımları
  • Yetersiz su tüketimi
  • Asitli içecekler
  • Aşırı miktarda süt tüketimi
  • Posa ve lif içeriğinden eksik beslenme tarzı
  • Rafine gıdaların sık tüketimi
  • Cerrahi Operasyonlar ile bu bölgede kasların zayıflaması
  • Düzensiz bağırsak sendromu
  • Stress ve depresyon

Sonuçları:

  • Karın ağrısı, kramplar, midede şişkinlik hissi.
  • Dışkılama sırasında fazla ıkınmaya neden olacağından, makat bölgesinde anal fissür (makat çatlağı), hemoroid (basur), makat sarkması (rektal prolapsus) gibi sevimsiz durumlara neden olabilir.
  • İlerleyen durumdaki vakalarda taşlaşmış şekilde katı olan gaita, bağırsakta tıkanmaya yol açabilir. Bağırsktaki tıkanma ise bağırsakta delinmeye neden olabilir.
  • Kabızlıkta sık karşılaşılan bir diğer sonuç ise hemoroiddir.
  • Müdahale edilmeyen uzun süreli kabızlıklar, ne yazık ki basur rahatsızlığına neden olmaktadır.
  • Kabızlık, çok uzun süre devam ettiği durumlarda Kolon kanserine de neden olabilen komplikasyonları olduğu saptanan ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Kabızlık Tedavisinde Öneriler ve Beslenme:

  • 1- Yeterli su tüketin. Yeterli su her birey için farklıdır. Genel olarak kilonuzla kışın 30 yazın 35 sayısını çarptığınızda tüketmeniz için gerekli olan su miktarını bulabilirsiniz.
  • 2- Günlük diyetinizde posa ve lif içeren besinlere yer verin. Lif alımı özellikle önemlidir. Lif bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır.
  • Lifler su tutar, gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırır, barsakları hareketlendirir ve gaitayı yumuşatır.
  • 3- Et grubu yanında mutlaka salata tüketmeye özen gösterin.
  • 4- Sabah kahvaltısında 1 meyve bulundurun. Hurma bu anlamda oldukça etkili bir meyvedir. Glisemik indeksi düşük lif içeriği yüksek olan hurmayı gün içinde 4- 5 adet tüketmek olumlu sonuç sağlar. Sabahları aç karnına 1-2 su bardağı su ile beraber hurma tüketmek bağırsak hareketlerini arttır.
  • 5- Diyet yapıyor dahi olsanız yağsız öğünlerden uzak durun. Yağ olarak rafine edilmemiş yağları özellikle tercih edin.
  • 6- Ekmek olarak, kepek yada çavdar ekmeği kullanın.
  • 7- Kahvaltı sonrası tuvalet ihtiyacınız olmasa bile tuvalete gidip 5-10 dk oturun. Bu şekilde sağlanabilinecek barsak alışkanlığı uzun süreli rahatlatıcı olacaktır.
  • Her gün sabahları bu işleme zaman ayırın
  • 8- Meyvelerde özellikle kuru meyveleri tercih edin.
  • 9- Yulafın içeriğindeki çözünmez lifler yine bağırsak hareketlerini arttırıcı etkiye sahiptir. Günde bir öğün (ara veya ana öğün olabilir) Yulaf kepeği ve yoğurt karıştırıp tüketebilirsiniz.
  • 10- Probiyotik ürünler (kefir gibi) kullanın. Her akşam yatmadan önce içeceğiniz 1 çaybardağı kefir etkili olacaktır.
  • 11- Besinleri tüketirken çiğneyerek yutun. Az çiğnenen özellikle karbonhidrat içeriği yüksek besinler de kabızlığa neden olablmektedir.
  • 12- Asla ilaç kullanmayın. İlaç kullanımı sonrasında bağırsak hareketlerini sağlayan villus dediğimiz yapıların bozulması sonucunda kabızlığınız daha da artar.
  • 13- Form çaylardan uzak durun.
  • 14- Fazla miktarda kahve ve koyu çay tüketmeyin.
  • 15- Özellikle kuru baklagiller içerdikleri oligosakkaritlerden dolayı  bağırsak hareketlerini arttırır. Haftada en az 3 öğün kuru baklagil tüketin.

Dyt. Füsun BİLGİN ÇAKMAK

Tüp Bebek Tedavisi

Bu sorulara doğru şekilde cevap vermek gerekiyor çünkü insanların korkup kaçması ve çekinmesi gerekmeyen tüp bebek uygulaması, insanları mutlu edebilecek bir teknoloji olmaya devam edecek.

Tüp bebek uygulaması sırasında cinsel ilişkiye girebilirsiniz ancak yumurta keseleri büyüdükten sonra, önlem olarak ilişkiye girmemeniz tavsiye edilebilir. Ayrıca sperm toplama gününden önceki süre zarfında da baba adayının cinsel ilişki kurmaması gerekir. Tüp bebekte dış gebelik oranları çok düşüktür ancak her zaman bir risk bulunmaktadır. Günümüzde genetik tarama, her gebelik için önerilmektedir ancak tüp bebekte bu uygulama daha kolay gerçekleştirilir. Tüp bebek merkezlerindeki genel taramalar her türlü kromozom bozukluğuna ve embriyonun başına gelebilecek risklere dair bilgi verir.

Tüp bebek tedavisi ile ilgili bir sayı sınırlaması yoktur. Her deneme başarısızlıkla sonuçlanıyorsa, durumun altında yatan belirlenir, şartlar ona göre uygunlaştırılır ve yeniden deneme yapılır. Uygulamada embriyo transferi için belirli bir gün sınırlaması yoktur, kadından kadına transfer zamanı değişiklik gösterebilir. Sperm bağışı mastürbasyon odalarında yapılır ancak bu konuda stres ve endişe duyan hastalara gerekli zaman tanınmaktadır. Eğer ereksiyon problemi varsa, cerrahi işlemle de sperm örnekleri alınabilir.

Tüp bebek tedavisinde erkeğin yaşı da kadının yaşı kadar önemlidir. Erkeğin genel sperm kalitesi yaşla birlikte ve 55 yaşın üzerindeki erkeklerin sperm hareketliliği %54 oranında azalır. Bu azalmaya bağlı olarak, çiftlerin yaşı ne kadar genç olursa, tüp bebek tedavisinde başarı oranı da o kadar artar.

Azospermi denilen ve spermin olmaması olarak adlandırılan durumda da tüp bebek tedavisi yapılabilir. Azospermi, erkeklerdeki kısırlık problemlerinin %15’ini oluşturur. Boşalma vardır ancak sperm yoktur. Bu durumda, öncelikle buna neden olan sorun belirlenir ve onun tedavisine yoğunlaşılır. Daha sonra, tüp bebek tekrar denenir. Anne ve babada oluşan genetik sorun, tüp bebek yönteminde yapılan ön hazırlıklar ve genel tarama testleri nedeniyle, önceden tespit edilebilir. Tüp bebekte sperm yıkama yapılır ve en sağlıklı sperm seçilir. Aynı zamanda embriyoda oluşabilecek anormallikler de araştırılır.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı, anne ve baba adaylarının genel sağlık durumuna, yaşlarına, kullandıkları ilaçlara, geçmiş tüp bebek denemelerine ve bu başarısızlığın nedenlerine, hormonal değerlere, embriyo kalitesine, bağışıklık sistemine, çiftin sürece uyumuna ve tüp bebek merkezinin donanımına göre değişmektedir. Turner sendromu, en çok görülen kromozomal sorunlardan biridir ve sadece kız çocuklarında olur. İlerleyen yaşlarda infertiliteye neden olan bu durumda, tüp bebek yapıldığından başarı oranları yüksektir.

Tüp bebek tedavisi öncesinde, rahim tüp filminin çekilmesi önerilmektedir. Çünkü rahim içinin tüm özellikleri incelenir ve işlevi ile ilgili bir sorun olup olmadığına dair ipucu verebilir. Ayrıca eğer bir sorun çıkarsa, histereskopi yapılabilir ancak işlem zorunlu değildir. Tüp bebek tedavisinde, tüplerin açık ya da kapalı olması önemli değildir. Fakat embriyonun rahim içine sağlıklı şekilde tutunması için tüplerin de sağlıklı olması gerekir. Eğer rahime giriş kapalıysa, düşük ya da dış gebelik yaşanabilir.

Yumurtalık kisti veya miyom varsa, tüp bebek uygulanabilir. Ayrıca bu durumda normal yollarla da hamile kalınabilir. Genel olarak, miyomun türü, boyutu, sayısı ve oluştuğu yer önemlidir. Yumurtalık kistleri kötü huylu değilse, cerrahi işleme gerek duyulmaz. Kemoterapi ve bazı ilaçlar üreme yeteneğine zarar verebilir ve bu durumda embriyolar dondurulabilir. Dondurulmuş embriyolar, genel olarak hayat boyu kullanılabilir.

Tüp bebek tedavisi için sperm sayısının yanında diğer sperm özellikleri de önemlidir. Cinsel ilişki ile hamilelik oluşması için, sperm konsantrasyonu 15 milyon ve sperm sayısı da en az 39 milyon olmalıdır. Değerler azaldıkça gebe kalma şansı da düşecektir. Sperm sayısını çeşitli şekillerde artırabilirsiniz. Dengeli beslenmek, sağlıklı kiloda kalmak, hafif spor yapmak ve sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan kurtulmak sperm sayısını artırabilir. Ayrıca aşırı egzersizden kaçınmak, sıcak banyo yapmamak ve uzun süre araba veya bisiklet kullanmamak da etkili olabilir.

Sperm hareketliliği düşükse, bu durumu düzelttikten sonra tüp bebek yapılabilir. Spermin hareketliliği, yumurtayı dölleme kabiliyetini etkiler. Duruma cerrahi yöntemlerle müdahale edilebilir ve ayrıca bazı gıda takviyeleri ve ilaçlar ile hareketlilik artırılabilir. Sperm sayısı az ise, rahime yerleştirmek amacıyla seçilecek embriyo için seçenekler de azalır. Eğer hiç sperm yoksa, cerrahi işlemle sperm alınabilmektedir. Tüp bebek tedavisi sonrası, yumurtalık rezervi tükenmez ancak belirli bir oranda azalır. Aslında her tüp bebek denemesinden sonra sayı giderek düşer ancak bu tüp bebekte başarı şansını etkilemez.

Tüp bebek tedavisi öncesinde, dengeli beslenmek yararlıdır. Başarı oranını artırabilir, sağlıklı kilonun korunmasına yardım edebilir ve böylece rahat bir tedavi süreci geçirebilirsiniz. Ayrıca tedavi sonrasında da, sağlıklı besinler tüketilmelidir. Doğum gerçekleşene kadar folik asit, omega-3 ve demir bakımından zengin beslenmek gerekir.

Polikistik Over Sendromu (PCOS) varsa tüp bebek yaptırabilirsiniz. Ancak önce destekleyici ilaçlar ve doktor önerileri uygulanır. Daha sonra tüp bebek tedavisi yapılır. Tüp bebek uygulamasında herhangi bir sayı sınırlaması yoktur ve çiftlerin isteğine bağlı olarak defalarca yapılabilir. Sperm dondurma işlemi; sperm sorunları oluşmaya başlayan, ilerleyen zamanlarda bebek sahibi olmak isteyen, kanser tedavisi görmeye başlayacak olan ve vazektomi ameliyatı yapılacak kişilere uygulanabilir. Yumurta dondurma işlemi, yumurtalık rezervi azalmaya başladıysa veya herhangi bir üreme problemi ilerlemeye devam edecekse uygulanır.

Başarısız bir tüp bebek tedavisinden sonra, en az 2 ay ve en fazla 6 ay beklemek yeterli olacaktır. Daha uzun süre beklemek, yumurtalık rezervlerinin azalmasına neden olabilir ve motivasyonu düşürür. Mesa, cerrahi işlem ile sperm elde edilmesi işlemidir.

Kavitasyon Sistemi İle Zayıflama Nasıl ? Kavitasyon Nedir?

Erkeklerde karın, bayanlarda karın, bacak ve basen en çok problemin yaşandığı bölgelerdir. Genellikle istenen kiloya inildikten sonra bile bölgesel sorunlar devam edebilir. Yapılan düzenli egzersizler çözüm getirmiyorsa ek bir yönteme ihtiyaç var demektir.

Mezoterapi, karboksiterapi, radyofrekans bölgesel zayıflama amacıyla kullanılan yöntemlerdir.

Bunlara kısaca göz atacak olursak, mezoterapi bazı ilaçların cilt altına uygulanmasıdır. İncelmenin istendiği bölgeye yağ eritici, dolaşımı düzenleyici, onarıcı ilaçlar minik iğnelerle haftalık seanslar şeklinde yapılır. Sonuçlar 4 uygulama sonra başlar.

Karboksiterapi’de cilt altına karbondioksit enjekte edilir. Dokularda dolaşım düzenlenir. Yağlar parçalanır. Cilt yapısı düzelir. Sıklık artışı ve toparlama olur. Haftada 2 kez uygulanır. 4 seans sonra cevaplar başlar.

Radyofrekans tedavisi ile cilde radyo dalgası uygulayarak kollajen liflerde yapılanma, çoğalma sağlanır. Bölgede şekillenme, toparlanma, incelme ve selülit tedavisi yapılır. 10 seans uygulanır.

Kavitasyon nedir?

Kavitasyon sistemi, daha hızlı yöntem arayışları sonucu geliştirilen bir yöntemdir, ilk seanstan itibaren 2-3 cm incelmeler sağlanır.

Ses dalgalarının belirli yoğunlukta kullanımı çevredeki dokulara zarar vermeden yağ hücrelerinde hasara neden olur. Bu yolla bölgeden yağlar açığa çıkar, kan dolaşıma katılır. Tedavi oldukça yüksek hasta konforu sağlar. Uygulama başlığı incelmesi istenen bölgeye uygulanır. Hasta bu sırada herhangi bir rahatsızlık, kızarma, morarma hissetmez. Bölgede her hangi bir şekil bozukluğu yapmadan incelme sağlar hatta liposuction sonrası oluşan deformasyonlarda da kullanılabilir.

İyileşme süresi gerektirmez. Tedavi sırasında alınan gıdalarda yağ oranı azaltılmalı ve günlük aktivite arttırılmalıdır.

Kavitasyon yöntemi direk olarak kilo vermek amacıyla kullanılmasa da metabolizma üzerindeki hızlandırıcı etkisi kilo kayıplarına da neden olabilir.

Yağ hücrelerinde oluşan hasar tekrar bu bölgeye yağ depolanmasını zorlaştırır. Sonrasında hastalar tekrar kilo alsalar bile genellikle başka bölgelerden alırlar.

Kavitasyon uygulaması sonrası lenfatik drenaj uygulaması tedaviden alınan sonuçları arttırmaktadır. Lenfatik drenaj dokularda açığa çıkan yağın metabolizma artıklarının atılımını kolaylaştırarak dolaşımı düzenler. Toparlanmayı ve sıkılaşmayı sağlar.

SRC BELGESİ NEDİR ?

Sürücü ister kendi aracı ile yük veya yolcu taşısın ister başkasının adına yük veya yolcu taşısın SRC belgesi almak zorundadır. Denetimlerde yük veya yolcu taşıdığınız baz alınmaz şirket adına kayıtlı veya ticari bir araç kullanıyorsanız SRC Belgesi ibraz zorunluluğunuz vardır.

  • SRC belgelerini 5 çeşit olarak nitelendirebiliriz
  • Src1 Belgesi : Uluslar arası Yolcu Taşımacılığı
  • Src2 Belgesi : Yurt içi Yolcu Taşımacılığı
  • Src3 Belgesi : Uluslar arası Yük Taşımacılığı
  • Src4 Belgesi : Yurtiçi Yük Taşımacılığı
  • Src5 Belgesi : Tehlikeli Yakıt Taşımacılığı

olmak üzere yapılan işin niteliği gereği değişik özellikteki ticari araç sürücüleri için farklı SRC belgeleri öngörülmüştür. 63 yaşından gün alanlar SRC belgesi alamaz, yani ticari araç kullanamazlar. 

SRC 1 Belgesi

Sürücü Kursları tarafından verilebilen uluslararası yolcu taşımacılığı yapan ve yapacak olan sürücüler için alınması zorunlu olan mesleki yeterlilik belgesidir. Mesleki yeterlilik belgesi almak için en az ilkokul mezunu olmak gerekir. Ayrıca B-C-E-D sınıfı ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir. Uluslararası taşımalarda istihdam edilecek sürücülerin, uyuşturucu, silah, insan ve gümrük kaçakçılığı ile terör suçlarından dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü olmamaları şartı da aranmaktadır. Sürücü Kurslarında SRC 1 belgesi için sınav öncesi alınacak eğitimde trafik kuralları ve cezalar, çalışma ve dinlenme süreleri, turizm taşımacılığı, harita okuma bilgisi ve ilkyardım gibi dersleri de içeren çeşitli dersler toplam 32 saat boyunca verilir. Derslere katılım zorunludur. SRC 1 belgesi alan sürücüler minibüs,otobüs,midibüs, taksi ve benzeri yolcu taşıyan araçlar kullanabilirler.

SRC 2 Belgesi

SRC 2 Belgesi yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak olan sürücüler için öngörülen zorunlu bir belgedir. Hemen belirtelim ki SRC 1 belgesi alan ticari araç sürücüleri SRC 2 belgesini de almış sayılırlar. Ayrıca başvuru yapıp SRC 2 belgesi almalarına gerek yoktur. Sınav öncesi verilen dersler de hemen hemen aynıdır. SRC1 eğitiminden farklı olarak; gümrük,tır ve kaçakçılık mevzuatı eğitimi SRC2 belgesi için verilen eğitimde yer almamaktadır.

SRC 3 Belgesi

Uluslararası eşya kargo taşımacılığı yapacak sürücülerin zorunlu olarak alması gereken belgedir. SRC 3 belgesini alan SRC 4 belgesini de almış sayılır. Belgeyi almak için en az ilkokul mezunu olmak yeterli olup B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir. Uluslararası taşımalarda istihdam edilecek sürücülerin, uyuşturucu, silah, insan ve gümrük kaçakçılığı ile terör suçlarından dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü olmamaları şartı SRC3 belgesi için de aranmaktadır. SRC3 belgesi sınav öncesi eğitiminde güvenli sürüş teknikleri, araç bilgisi ve ekonomik araç kullanımı, harita okuma bilgisi ve ilkyardım eğitimi gibi dersleri de kapsayan çeşitli dersler verilmektedir. Söz konusu eğitim sonunda girilen sınavda SRC3 belgesi almaya hak kazanan sürücüler kamyon, tır, panelvan, pikap, kamyonet vb. yük taşıyan araçları kullanabilirler.

SRC 4 Belgesi

Eşya kargo taşımacılığının yurtiçinde yapılacak olması durumunda ise söz konusu ticari taşıt sürücüleri SRC 4 belgesi alarak zorunlu mesleki yeterlilik belgesine sahip olurlar. SRC 1 ve SRC 2 belgelerinde olduğu gibi aynı şekilde SRC 3 belgesi alan ticari taşıt sürücüsü de SRC 4 belgesi almış sayılmaktadır ve SRC 3′e sahip olanlar açısından ayrıca SRC 4 belgesi alma gereği yoktur. SRC 4 belgesi bulunan sürücüler de kamyon, tır, pikap, panelvan ve kamyonet gibi yük taşıyan araçları kullanabilirler.

SRC 5 Belgesi

SRC 5 belgesi almak için de en az ilkokul mezunu olma şartı aranmaktadır. SRC 5 belgesine başvuru yapabilmek için SRC 3 vey SRC 4 belgelerinden birine sahip olmak gerekir. Ayrıca tehlikeli madde taşırken kullanılacak aracın niteliğine göre sürücü belgesine sahip olma şartı vardır. Tehlikeli madde taşımacılığı yapan sürücülerin, ilgili mevzuatın sürücüler için zorunlu kıldığı eğitimi aldığını gösteren belgeye sahip olmaları da gerekmektedir. Uluslararası taşımalarda istihdam edilecek sürücülerin, uyuşturucu, silah, insan ve gümrük kaçakçılığı ile terör suçlarından dolayı hürriyet bağlayıcı ceza ile hükümlü olmamaları şartı bu belge için de aranmıştır.

SINAVSIZ SRC (Muafiyet)

SRC belgelerini almak için sürücülerin Sürücü Kursları tarafından belirli bir eğitimden geçmeleri ve bu eğitimden sonra girdikleri sınavda gerekli görülen notu elde etmiş olmaları gerekmektedir. Bu durumun istisnası olarak bazı şartları taşıyan sürücüler için sınavsız SRC belgesi alma hakkı tanınmıştır. 25.02.2003 tarihinden C veya D sınıflı ehliyete sahip olanlar, SRC3 veya SRC4 belgesinden istediğini talep edebilirler. 25.02.2003 tarihinden önce E sınıfı ehliyete sahip olanlar, SRC1, SRC2, SRC3, SRC4 belgelerinden istediğini talep edebilirler. C,D,E sınıfı sürücü belgelerinden herhangi birisine sahip olmayanlar ise, 25.03.2003 tarihinden önce en az 90 günlük SSK Prim gününü doldurmuş olması gerekir. Bunun detayı için lütfen  Sürücü Kursları Rehberimizden istediğiniz  Sürücü Kursuna sorabilirsiniz. . Bu istisnalar kapsamında olmayan sürücülerin ise SRC belgelerinden herhangi birisini almak için öngörülen eğitimi aldıktan sonra Ulaştırma Bakanlığı tarafından açılan sınavlara girmeleri gerekmektedir.

Kanun Hükmü

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu gereğince hazırlanan “Karayolu Taşımacılık Faaliyetleri Yeterlilik Eğitimi Yönetmeliği” yürürlüğe girdiğinden “Araç sahibi olsun veya olmasın, ticari taşıt kullanma belgesi sahibi olan bütün şoförlerin SRC belgesi alma zorunluluğu vardır. SRC belgesi olarak nitelendirilen yeni ticari araç sürücü belgesi olmayan ticari araç sürücülerinin araçlarını kullanamayacakları Ulaştırma Bakanlığı tarafından açıkça belirtilmiştir.

SRC Alma Süreci

SRC belgelerinden herhangi birini almak için başvuru yapmak isteyen sürücülerin 4 günlük SRC eğitimine katılmaları gerekmektedir. Bu eğitimine katılan sürücülere eğitimlerini tamamladıktan sonra kayıt oldukları kurs tarafından eğitimi tamamlama belgesi verilir. Bu belge ile Ulaştırma Bakanlığının yapacak olduğu sınava girilir. Sınavda başarılı olan kursiyerlerin SRC belgeleri Bakanlık tarafından kişilerin adreslerine postalanır veya kayıtlı oldukları kurstan SRC kartlarını alırlar. SRC sınavında baraj 100 puan üzerinden 60 puandır. Toplam 50 soru sorulmaktadır. 50 sorudan 30 doğru yapmak geçmek için yeterlidir.

Aranılan Şartlar ve Eğitim Programı

SRC belgeleri için öngörülen eğitim programları ve aranılan şartlar da farklılık arz etmektedir;

SRC5 belgesi almak için de en az ilkokul mezunu olma şartı aranmaktadır. Ayrıca tehlikeli madde taşırken kullanılacak aracın niteliğine göre sürücü belgesine sahip olma şartı vardır. Tehlikeli madde taşımacılığı yapan sürücülerin, ilgili mevzuatın sürücüler için zorunlu kıldığı eğitimi aldığını gösteren belgeye sahip olmaları da gerekmektedir.

Saç Uzamasını Hızlandıracak Doğal Yağlar

Piyasada bulunan pek çok kimyasal, saçın dengesini bozar ve dökülme ya da kepek gibi sorunlara sebep olur. Bu yüzden bakımlı ve uzun saçlara sahip olmak isteyen kişiler mümkün olduğu kadar kimyasal tabanlı ürünlerden uzak durmalıdırlar.

Bu ürünler ayrıca saçın nem dengesini de bozarak saç derisi üzerinde kaşıntı ve kuruluklara da sebep olur. Zayıflayan saçın uzamaması ise beklenen bir durumdur. Bu yüzden öncelikle saç köklerinin ve saç tellerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için doğal yağlar oldukça iyi bir çözüm önerisidir.

Kimyasal madde içermedikleri için saç üzerinde herhangi bir yan etkiye de sebep olmazlar. Bu yüzden kullanımları oldukça rahattır. Ayrıca kişinin kimyasal ürünlere harcayacağı masraflarında büyük ölçüde azalmasını sağlar. Saçların hızlı ve doğal bir şekilde uzamasına yardımcı olurken, saçlara bakım yaparak doğal ve güzel bir görünüme de kavuşmasını sağlar.

Saç Uzamasına Yardımcı Yağ Maskeleri Nelerdir?
Hızlandırıcı etkili yağ maskeleri, birçok uzman tarafından tavsiye edilen doğal ürünlerle hazırlanabilen maskelerdir. Bu maskelerin hazırlanması oldukça kolay ve maliyeti bir o kadar azdır. Ayrıca kimyasal maddelerin vücuttan atılmalarının zorluğu göz önünde bulundurulursa, doğal maskeleri kullanmak oldukça bilinçli bir davranıştır. Maskeler hazırlanırken kullanılan yağlar birçok kişinin hâlihazırda elinin altında olan bulunan malzemelerdir. Bu yüzden fazladan bir çaba gerektirmez.

Badem yağı maskesi; badem yağının, saç diplerinden başlanarak saç uçlarına kadar uygulanmasıdır. Yaklaşık 2 saat bekletildikten sonra ılık su ve şampuan ile yıkanır.
Hindistan Cevizi yağı maskesi; kolaylıkla edinilebilen Hindistan cevizi yağı ile kökten uca kadar uygulanır. Özellikle kuru saçlar için etkilidir. Bir süre bekletildikten sonra ılık su ile yıkanır.
Saç Uzamasını Hızlandıran Sağlayan Yağlar Nelerdir?
Saçların kolay uzamasını sağlayan yağlar, aynı zamanda saçlara bakım yaparak onların doğal ve güzel görünmesini sağlarlar. Bu konuda bilinen en etkili yağ; zeytinyağıdır. İçerdiği E vitamini ile saçın uzamasını sağlarken aynı zamanda bakım da yapmaktadır. Ayrıca saç derisine bakım yaparak, saçın kaybettiği nemi geri kazanmasına yardımcı olur. Badem yağı, Argan Yağı, Hint Yağı, Avokado Yağı, Hindistan Cevizi Yağı ve Hint Yağıda saç uzamasında bilinen ve tavsiye edilen en önemli yağlardır.

Saç Bakımı için Önerilen Yağlar Nelerdir?
Bakımlı saçlar için tavsiye edilen yağlar, kolay bulunmaları açısından kişinin zamandan ve maliyetten tasarruf etmesini sağlayarak güzel ve sağlıklı saçlara kavuşmasına olanak tanır. Birçok uzman tarafından saç bakımı yaparken kullanılması önerilen yağlar;

Biberiye Yağı
Nane Yağı
Hint Yağı
Zeytin Yağı
Argan Yağıdır.
Bu yağlar, saçları derinlemesine besleyerek kaybettiği nemi ve sağlığı geri kazanmasına yardımcı olurlar. Saç bakımı için önerilen doğal yağlarla hazırlanan maskeler, kozmetik ihtiyacını azaltarak, kişilerin bakımlı saçlara sahip olmasını olanaklı hale getirirler. Buna göre bakımlı saçlar için;

Avokado yağı; saçın yenilenmesinde önemli rolü vardır. Kuru ve yıpranmış saçlar için tercih edilir. Yağlı saçlar için kullanımı tavsiye edilmez. 20 dakika saça uygulandıktan sonra beklenir ve ılık suyla yıkanır.
Argan yağı; yenileyici ve nemlendirici özelliği bulunan yağın özelliği hem kuru hem de yağlı saçlar için kullanılabilir olmasıdır. Ayrıca uygulandıktan sonra saçın yumuşaklık kazanmasını sağlar. Ayrıca doğal parlaklık vererek saçın ihtiyacı olan aydınlığı kazanmasına neden olur. Etkili kullanımı için kafa derisinden saç uçlarına kadar uygulanmalıdır.

Saç Kepeği için Bitkisel Çözümler Var mı ? Varsa Nelerdir ?

Saç kepekleri çoğu insanın başının belasıdır. Saçlarınız temiz bile olsa saçlarınız kirliymiş gibi gösteren bu dert size gündelik hayatınızda büyük zorluklara sokar. Özellikle saç kepeğine sahip bireyler koyu renk kıyafetlerden uzak durmak zorunda kalıyor.

Aşırı derecede saç kepeğine sahip olan kişiler bu durumdan dolayı hem stres yaşıyorlar hem de özgüven eksikliği yaşayarak kötü günler geçiriyorlar. Peki, ‘’saçtaki kepek nasıl temizlenir ya da kepekten nasıl kurtulurum’’ diye soruyorsanız bu yazı sizin sorularınıza büyük ölçüde yanıt verecektir. Öncelikle saçlarda kepek neden oluşur dilerseniz kısaca ondan bahsedelim ardından saçlardaki kepek için çözüm önerilerinden bahsedelim.

Saçlarda Kepek Neden Oluşur?
Birçok erkek ya da kadında kepek problemi görülmektedir. Araştırmalara göre yeryüzünde bulunan her iki kişiden birinde bu kepek problemi görülmektedir. Saçlarda kepek oluşması için üç ana sebep verdir bunlar bir araya gelerek kepek problemini oluşturur. Bu faktörler şunlardır; oldukça hassas ve yağlı saç derisi, saç derisinde bulunan doğal yağlar ve saç derilerinde bulunan mikroplar. Saçta kepek oluşmasında temel faktörlerdir.

Saçlarda kepek oluşumu genellikle ergenlik dönemindeki genç yetişkin bireylerde görülürü bunun en büyük sebebi vücutta hormonların olağan dışı değişimler göstermesidir. Bunun yanı sıra ilerleyen yaşlarda da kepek problemi görülebilir. Bunun en belirgin sebebi ise; genel olarak strese bağlıdır ancak saç bakımında yapılan ihmaller ve hatalarda kepek oluşmasında etkilidir. Saçlarda kepek başlangıcı olarak saç derileriniz size bazı sinyaller gönderir bunlar;

Saç diplerinde aşırı derecede kaşıntı
Saç altlarında ve saç derisinde kızarıklık
Kuru saç derisi ve saçlarda mantar enfeksiyonun görülmesi
Bunlar kepek oluşumunun belirtileridir.

Kepekten Kurtulmanın Yolları:
Kepekli saçlardan kurtulmak için kepeğe karşı etkili birçok şampuanın yanında doğal bazı yöntemler kullanmanızda mümkün. Saçlarda oluşan kepeğe karşı uygulayacağınız bu yöntemler aynı zamanda sizin saç derinizi ve saç köklerinizi de güçlendirerek hem saç dökülmelerine hem de kepeğe karşı koruma sağlayabileceksiniz. Kepeğe karşı etkili bitkisel çözümler;

Kına: Bu yöntemi saçlarında kepek sorunu olan kadınlar için öneririz. Çünkü içerisinde barındırdığı maddeler neticesinde saçlara renk veren kına size hem farklı bir görünüm verecek hem de kepeklerden arındıracaktır. Bunun için yapmanız gereken; Bektaşiüzümü (Ribes grossularia), taze sıkılmış limon suyu, kına ve badem yağını birbirine yakın oranda iyice karıştırıp, saçlarınıza yedirin. Yarım saat bekledikten sonra ılık suyla iyice yıkayın. Bu yöntem kepeği oldukça azaltacaktır.
Taze sıkılmış limon: Her evde rahatlıkla bulunan bu ürünle kepeğe karşı büyük mesafe kat edebilirsiniz. Saçlardaki kepeği ve yağlı saçlar için birebir çözümdür. Yapmanız gerekenler; yarım çay bardağı ya da bir fincan taze sıkılmış limon suyunu saçınıza masaj yaparak iyice sürün 10 dakika bekleyin ardından ılık suyla saçınızı durulayın.
Sirke: İçerdiği asit sebebiyle mantar ve benzeri bakterilere karşı büyük oranda çözüm sağlayan bu sirke, saçlara uygulandığında kepeğe karşı büyük bir etki göstermektedir. Bunun için; bir miktar suya az bir oranda sirke karıştırın ve ardından saçınıza uygulayın. Biraz beklettikten sonra saçlarınızı yıkayabilirsiniz.
Saçlarda oluşan kepekler için doğal yöntemlerin yanında kimyasal birtakım maddeler, serumlarda bulunmaktadır ancak bu maddeleri kullanmadan önce doğal yöntemleri uygulamanızı öneriyoruz. Bahsettiğimiz bu kepeğe çözüm yolları ile kolayca çözüme kavuşabilirsiniz.

En Güzel Evlerden bazılarını sizler ve kendimiz için arşivledik

Muhteşem güzellikteki bu evler herkesin bir gün sahip olma arzusunda olduğu, dev büyüklükte, harika bahçeleri ve manzaraları olan evlerden. Evlerin dış cepheleriyle bahçelerinin uyumu, havuzlarındaki berrak, masmavi su gerçekten mükemmel bir görüntü ortaya çıkartıyor.

Galeriyi gezerken bile insana keyif verebiliyor. Ayrıca bu eşsiz güzellikteki evlerin mimarilerin de benzersiz olduğunu göreceksiniz.

Sayfalar

RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.