Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Sümme kabadnahü ileyna kabday yesira
Sonra da onu yavaş yavaş kendimize (başka yöne) çekmekteyiz.
Ve hüvellezi ceale lekümül leyle libasev ven nevme sübatev ve cealen nehar nüşura
Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O'dur.
Ve hüvellezi erseler riyaha büşram beyne yedey rahmetih ve enzelna menis semai maen tahura
Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen ve gökten tertemiz bir su indiren O'dur.
Li nuhyiye bihi beldetem meytev ve nüskiyehu mimma halakna en'amev ve enasiyye kesira
Ki biz (o suyla) ölü toprağa can verelim, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlayalım, diye.
Ve le kad sarrafnahü beynehüm li yezzekkeru fe eba ekserun nasi illa küfura
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.
Ve lev şi'na le beasna fi külli karyetin nezira
(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Fe la tütiil kafirine ve cahidhüm bihi cihaden kebira
(Madem ki yalnız seni gönderdik) Öyleyse kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kur'ân ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!
Ve hüvellezi meracel bahreyni haza azbün füratüv ve haza milhun ücac ve ceale beynehüma berzehav ve hicram mahcura
Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir serhat koyan O'dur.
Ve hüvellezi haleka minel mai beşeran fe cealehu nesebev ve sihra ve kane rabbüke kadira
O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahşeden ve sıhriyet bağı ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her şeye gücü yeter.
Ve ya'büdune min dunillahi ma la yenfeuhüm ve la yedurruhüm ve kanel kafiru ala rabbihi zahira
(Böyle iken inkârcılar) Allah'ı bırakıp kendilerine ne fayda, ne zarar veremeyen şeylere kulluk ediyorlar. İnkârcı olan kimse Rabbine karşı uğraşıp durmaktadır.
Ve ma erselnake illa mübeşşirav ve nezira
(Halbuki) biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Kul ma es'elüküm aleyhi min ecrin illa men şae ey yettehize ila rabbihi sebila
De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum."
Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutü ve sebbih bi hamdih ve kefa bihi bi zünubi ibadihi habira
Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter.
Ellezi halekas semavati vel erda ve ma beynehüma fi sitteti eyyamin sümmesteva alel arşir rahmanü fes'el bihi habira
Gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş'a hükmeden Rahmân'dır. Haydi ne dileyeceksen o her şeyden haberdar olan (Rahmân)dan dile.
Ve iza kiyle lehümüscüdu lir rahmani kalu ve mer rahmanü e nescüdü li ma te'müruna ve zadehüm nüfura
Onlara "Rahmân'a secde edin" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini artırır.
Tebarakellezi ceale fis semai bürucev ve ceale fiha siracev ve kameram münira
Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir.
Ve hüvellezi cealel leyle ven nehara hilfetel li men erade ey yezzekkera ev erade şükura
İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O'dur.
Ve ibadür rahmanillezine yemşune alel erdi hevnev ve iza hatabehümül cahilune kalu selama
O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).
Vellezine yebitune li rabbihim süccedev ve kiyama
Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar.
Vellezine yekulune rabbenasrif anna azabe cehenneme inne azabeha kane ğaram
Onlar ki, şöyle derler: Cehennem azabını üzerimizden sav! Doğrusu onun azabı geçici bir şey değildir.
İnneha saet müstekarrav ve mükama
Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.
Vellezine iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kane beyne zalike kavama (. Ayet secde ayetidir.)
Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Vellezine la yed'une meallahi ilahen ahara ve la yaktülunen nefselleti harramellahü illa bil hakki ve la yeznun ve mey yef'al zalike yelka esama
Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.
Yüdaaf lehül azabü yevmel kiyameti ve yahlüd fihi mühana
Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.
İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan fe ülaike yübeddilüllahü seyyiatihim hasenat ve kanellahü ğafurar rahiyma
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Ve men tabe ve amile salihan fe innehu yetubü ilellahi metaba
Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
Vellezine la yeşhedunez zura ve iza merru bil lağvi merru kiram
Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
Vellezine iza zükkiru bi ayati rabbihim lem yehirru aleyha summev ve umyana
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Vellezine yekulune rabbena heb lena min ezvacina va zürriyyatina kurrate a'yüniv vec'alna lil müttekiyne imama
Ve onlar ki: "Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl" derler.
Ülaike yüczevnel ğurfete bi ma saberu ve yülekkavne fiha tehiyyetev ve selam
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.
Halidine fiha hasünet müstekarrav ve mükama
Orada ebedî kalacaklar, orası ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdır.
Kul ma ya'beü bi küm rabbi lev la düaüküm fe kad kezzebtüm fe sevfe yekunü lizama
(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!
Ta sim mim
Tâ, Sîn, Mîm.
Tilke ayatül kitabil mübin
Bunlar sana apaçık kitabın âyetleridir.
Lealleke baniun nefseke ella yekunu mü'minin
(Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın!
İn neşe' nünezzil aleyhim mines semai ayeten fe zallet a'nakuhüm leha hadiiyn
Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.
Ve ma ye'tihim min zikrim miner rahmani muhdesin illa kanu anhü mu'ridiyn
Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.
Fe kad kezzebu fe seye'tihim embaü ma kanu bihi yestehziun
Üstelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.
E ve lem yerav ilel erdi kem embetna fiha min külli zevcin kerim
Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz.
İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minin
Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.
Ve inne rabbeke le hüvel azizür rahiym
Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.
Ve iz nada rabbüke musa eni'til kavmez zalimin
Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi.
Kavme fir'avn e la yettekun
"Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"
Kale rabbi inni ehafü ey yükezzibun
(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."
Ve yediyku sadri ve la yentaliku lisani fe ersil ila harun
"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."
Ve le hüm aleyye zembün fe ehafü ey yaktülun
"Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler."
Kale kella fezheba bi ayatina inna meaküm müstemiun
(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz."
Fe'tiya fir'avne fe kula inna rasulü rabbil alemin
"Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.
En ersil meana beni israiyl
İsrail oğullarını bizimle beraber gönder."
Kale e lem nürabbike fina velidev ve lebiste fina min umürike sinin
"Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi?"
Ve fealte fa'letekelleti fealte ve ente minel kafirin
"Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!"
Kale fealtüha izev ve ene mined dallin
Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."
Fe ferartü minküm lemma hiftüküm fe vehebe li rabbi hukmev ve cealeni minel murselin
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."
Ve tilke ni'metün temünnüha aleyye en abbedte beni israil
"O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "
Kale fir'avnü ve ma rabbül alemin
Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?"
Kale rabbüs semavati vel erdi ve ma beynehüma inküntüm mukinin
Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir."
Kale li men havlehu ela testemiun
(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
Kale rabbüküm ve rabbü abaikümül evvelin
Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir."
Kale inne rasulekümüllezi ürsile ileyküm le mecnun
(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.
Kale rabbül mesriki vel mağribi ve ma beynehüma in küntüm ta'kilun
Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir."
Kale leinittehazte ilahen ğayri le ec'alenneke minel mescunin
Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi.
Kale e ve lev ci'tüke bi şey'im mübin
Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
Kale fe'ti bihi in künte mines sadikiyn
Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.
Fe elka asahü fe iza hiye sü'banüm mübin
Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.
Ve nezea yedehu fe iza hiye beydaü lin nazirin
Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi.
Kale lil melei havlehu inne haza lesahirun alim
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
Yüridü ey yuhriceküm min erdiküm bi sihrihi fe maza te'mürun
"Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Kalu ercih ve ehahü veb'as fil medaini haşirin
Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder."
Ye'tuke bi külli sehharin alim
"Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler."
Fe cümias seharatü li mikati yevmim ma'lun
Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.
Ve kiyle lin nasi hel entüm müctemiun
Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.
Leallena nettebius seharate in kanuhümül ğalibin
"Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler.
Fe lemma caes seharatü kalu li fir'avne einne lena le ecran in künna nahnül ğalibin
Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır, değil mi?" dediler.
Kale neam ve inneküm izel le minel mükarrabin
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
Kale lehüm musa elku ma entüm mülkun
Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi.
Fe elkav hibalehüm ve isiyyehüm ve kalu bi izzeti fir'avne inna le nahnül ğalibun
Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı için şüphesiz elbette bizler galip geleceğiz" dediler.
Fe elka musa asahü fe iza hiye telkafü ma ye'fikun
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!
Fe ülkiyes seharatü sacidin
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
Kalu amenna bi rabbil alemin
"İman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "
Rabbi musa ve harun
"Musa ve Harun'un Rabbine!"
Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebirukümüllezi allemekümüs sihr fe le sevfe ta'lemun le ükattianne eydiyeküm ve ercüleküm min hilafiv ve la üzallibenneküm ecmeiyn
Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama ke stireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"
Kalu la dayra inna ila rabbina münkalibun
"Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize döneceğiz."
İnna natmeu ey yağfira lena rabbüna hatayana en künna evvelel mü'minin
"Herhalde biz müminlerin evveli olduğumuzdan dolayı, Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz"
Ve evhayna ila musa en esri bi ibadi inneküm müttebeun
Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik.
Fe ersele fir'avnü fil medaini haşirin
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:
İnne haülai le şirzimetün kalilun
"Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."
Ve innehüm lena le ğaizun
"(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "
Ve inna le cemiun hazirun
"Biz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu.)
Fe ahracnahüm min cennativ ve uyun
Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,
Ve künuziv ve mekamin kerim
Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.
Kezalik ve evrasnaha beni israil
Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.
Fe etbeuhüm müşrikiyn
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.
Felemma terael cem'ani kale ashabü musa inna le müdrakun
İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler.
Kale kella inne meiye rabbi seyehdin
Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."
Fe evhayna ila masa enidrib bi asakel bahr fenfeleka fe kane küllü firkin ket tavdil aziym
Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,
Ve ezlefna semmel aharin
Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.
Ve enceyna musa ve mem meahu ecmeiyn
Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,
Sümme ağraknel aharin
Sonra da ötekileri suda boğduk.
İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minin
Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Ve inne rabbeke le hüvel azizür rahiym
Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Sayfalar