Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Ve barakna aleyhi ve ala ishak ve min zürriyyetihima muhsinüv ve zalimül li nefsihi mübin
Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
Ve le kad menenna ala musa ve haun
Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
Ve necceynahüma va kavmehüma minel kerbil aziym
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Ve nasarnahüm fe kanu hümül ğalibin
Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
Ve ateynahümel kitabel müstebin
Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Ve hedeynahümes siratal müstekiym
Kendilerini doğru yola çıkardık.
Ve terakna aleyhima fil ahirin
Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
Selamün ala musa ve harun
Selam olsun, Musa ile Harun'a.
İnna kezalik enczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehüma min ibadinel mü'minin
Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
Ve inne ilyase le minel murselin
Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
İz kale li kavmihi ela tettekun
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
E ted'une ba'lev ve tezerune ahsenel halikiyn
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Allahe rabbeküm ve rabbe abaikümül evvelin
--Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Fe kezzebuhü fe innehüm le muhdarun
Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
İlla ibadellahil muhlesiyn
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
Ve terakna aleyhi fil ahirin
Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
Selamün ala ilyasin
Selam olsun İlyâsîn'e .
İnna kezalike neczil muhsinin
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
İnnehu min ibadinel mü'minin
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
Ve inne lutal le minel mürselin
Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
İz necceynahü ve ehlehu ecmeiyn
Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
İlla acuzen fil ğabirin
Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
Sümme demmernel aharin
Sonra diğerlerini helak etmiştik.
Ve inneküm le temürrune aleyhim musbihiyn
#AD?
Ve bil leyl e fe la ta'kilun
#AD?
Ve inne yunüse le minel murselin
Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
İz ebeka ilel fülkil meşhun
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
Fe saheme fe kane minel müdhadiyn
(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
Feltekamehül hutü ve hüve mülim
Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
Fe lev la ennehu kane minel müsebbihiyn
-Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Le lebise fi batnihi ila yevmi yüb'asun
-Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Fe nebeznahü bil arai ve hüve sekiym
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
Ve embenta aleyhi şeceratem miy yaktiyn
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve erselnahü ila mieti elfin ev yezidün
Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
Fe amenu fe metta'nahüm ila hiyn
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
Festeftihim e li rabbikel benatü ve lehümül benun
Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
Em halaknel melaiket inasev ve hüm şahidun
Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
E la innehüm min ifkihim le yekulun
-Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Veledellahü ve innehüm le kazibun
-Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Astafel benati alel benin
(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
Ma leküm keyfe tahkümun
Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
E fe la tezekkerun
Hiç düşünmüyor musunuz?
Em leküm sültanüm mübin
Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
Fe'tu bi kitabiküm in küntüm sadikiyn
O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
Ve cealu beynehu ve beynel cinneti neseba ve le kad alimetil cinnetü innehüm le muhdarun
Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
Sübhanellahi amma yesiun
Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
İlla ibadellahil muhlesiyn
Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
Fe inneküm ve ma ta'büdun
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Ma entüm aleyhi bi fatinin
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
İlla men hüve salil cehiym
--Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Ve ma minna illa lehü mekamüm ma'lum
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve inna le nahnüs saffun
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve inna le nahnül müsebbihün
--(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Ve in kanu le yekulun
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Lev enne indena zikram minel evvelin
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Lekünna ibadellahil muhlesiyn
--(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
Fe keferu bih fe sevfe ya'lemun
Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
Ve le kad sebekat kelimetüna li ibadinel murselin
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
İnnehüm le hümül mensurun
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
Ve inne cündena lehümül ğalibun
--Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
Fe tevelle anhüm hatta hiyn
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ve ebsirhüm fe sevfe yübsirun
Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
E fe biazabina yesta'cilun
Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
Fe iza nezele bi sahatihim fe sae sabahul münzerin
Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
Ve tevelle anhüm hatta hiyn
Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ve ebsir fe sevfe yübsirun
(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesfun
Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
Ve selamün alel murselin
Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Vel hamdü lillahi rabbil alemin
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Sad vel kur'ani ziz zikr
Sâd. Bu zikirle dolu Kur'ân'a bak!
Belillezine keferu fi izzetiv ve şikkak
O inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
Kem ehlekna min kablihim min karnin fe nadev ve late hiyne mens
Kendilerinden önce nicelerini helak ettik. Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi.
Ve cabu en caehüm münzirun minhüm ve kalel kafirune haza sahirun kezzab
İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kâfirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler.
E cealel alihete ilahev vahida inne haza le şey'üy ucab
"İlâhları, bir tek ilâh mı kılmış? Bu gerçekten şaşılacak bir şey, çok tuhaf!"
Ventalekal melaü minhüm enimşu vasbiru ala alihetiküm inne haza le şey'üy yürad
İçlerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "İlâhlarınız üzerinde sabır ve sebat edin. Bu, gerçekten arzu edilen bir murad!"
Ma semi'na bihaza fil milletil ahirah in haza illahtilak
"Biz bunu başka bir dinde işitmedik, bu mutlaka bir uydurmadır."
E ünzile aliyhiz zikru mim beynina bel hüm fi şekkim min zikri bel lemma yezuku azab
"Kur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?" dediler. Doğrusu onlar benim Kur'ân'ımdan bir kuşku içindeler. Ve doğrusu onlar henüz azabımı tatmadılar.
Em indehüm hazinü rahmeti rabbikel azizil vehhab
Yoksa sana o Kur'ân'ı veren çok güçlü ve ihsan sahibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı?
Em lehüm mülküs semavati vel erdi ve ma beynehüma feyerteku fil esbab
Yoksa bütün o göklerin, yerin ve aralarındakilerin mülkü onların mı? Öyle ise bütün imkanlarını seferber ederek yükselsinler de görelim!
Cündüm ma hünalike menzumüm minel ahzab
Onlar burada çeşitli partilerden (gruplardan) bozguna uğramış bir ordudur.
Kezzebet kablehüm kavmü nuhiv ve adüv ve fir'avnü zül evtad
Onlardan önce Nuh kavmi, Âd kavmi ve saltanat sahibi Firavun da yalanlamışlardı.
Ve semudü ve kavmü lutiv ve ashabül eykeh ülaikel ahzab
Semûd kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Şuayb kavmi) de yalanlamışlardı. İşte o çeşitli partiler bunlardır.
İn küllün illa kezzeber rusüle fe hakka ikab
Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
Ve ma yenzuru haülai illa sayhatev vahidetem ma leha min fevak
Onlar da bir tek haykırışa bakıyorlar. Öyle ki onun gecikmesi de yoktur.
Ve kalu rabbena accil lena kittana kable yevmil hisab
Bir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim azabdan payımızı acele ver" dediler.
İsbir ala ma yekulune veskür abdena davude zel eyd innehu evvab
Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir ve tesbih ile bize yönelmişti.
İnna sehharnel cibale meahu yüsebbihne bil aşiyyi vel işrak
Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
Vettayra mahşurah küllül lehu evvab
Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.
Ve şededna mülehu ve ateynahül hikmete ve faslel hitab
Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.
Ve hel etake nebeül hasm iz tesevverul mihrab
Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
İz dehalu ala davude fe fezia minhüm kalu la tehaf hasmani beğa ba'duna ala ba'din fahküm beynena bil hakki ve la tüştit vehdina ila sevais sirat
Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.
İnne haza ehiy lehu tis'uv ve tis'une na'cetev ve liye na'cetüv vahidetün fe kale ekfilniha ve azzeni fil hitab
Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.
Kale le kad zalemeke bi süali na'cetike ila niacih ve inne kesiram minel huletai le yebğiy ba'duhüm ala ba'din ilellezine amenu ve amilüs salihati ve kalilüm ma hüm ve zanne davudü ennema fetennahü festağfera rabbehü ve harra rakiav ve enab
Davud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi.
Fe ğaferna lehu zalik ve inne lehu indena le zülfa ve husne meab
Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Ya davudü inna cealnake hhalifeten fil erdi fahküm beynen nasi bil hakki ve la tettebiil heva fe yüdilleke an sebilillah innellezine yedillune an sebilillahi lehüm azabün şedidüm bima nesu yevmel hisab (. Ayet secde ayetidir.)
Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.
Ve ma halaknes semae vel erda ve ma beynehüma batila zalike zannüllezine keferu fe veylül lillezine keferu minen nar
Hem o göğü, yeri ve aralarındakileri biz boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Onun için vay ateşe girecek olan kâfirlerin haline!
Em nec'alüllezine amenu ve amilus salihati kel müfsidine fil erdi em nec'alül müttekiyne kel füccar
Yoksa, iman edip de salih amel işleyenleri biz, o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın günahkarlar gibi yapar mıyız?
Kitabün enzelnahü ileyke mübarakül li yeddebberu ayatihi ve li yetezekkera ülül elbab
Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar.
Ve vehebna li davude süleyman ni'mel abdinnehu evvab
Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdi.

Sayfalar