Buradasınız
Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...
Kur'an-ı Kerim
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
6236 Ayet Bulundu
Ve ma zalemnahüm ve lakin kanu hümüz zalimin
Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendileri zâlimler oldular.
Ve nadev ya malikü li yakdi aleyna rabbük kale inneküm makisun
Onlar cehennem bekçisine: "Ey Mâlik! Rabbin artık bizi öldürsün." diye seslenirler. Mâlik de: "Siz böylece kalacaksınız." der.
Lekad ci'naküm bil hakki ve lakinne ekseraküm lil hakki karihun
Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.
Em ebramu emran fe inna mübrimun
Yoksa onlar hakka karşı gelmek için bir iş mi kararlaştırdılar? Biz de onları cezalandırmak için kararlıyız.
Em yahsebune enna la nesmeu sirrahüm ve necvahüm bela ve rusülüna ledeyhüm yektübun
Yoksa onlar bizim sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır, işitiriz ve yanlarında bulunan elçi meleklerimiz de her yaptıklarını yazıyorlar.
Kul in kane lirrahmani veledün fe ene evvelül abidin
Ey Muhammed! de ki: "Eğer Rahman olan Allah'ın bir çocuğu olsaydı, ona ibâdet edenlerin birincisi ben olurdum."
Sübhüne rabbis semavati vel erdi rabbil arşi amma yesifun
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların nitelendirdikleri şeyden münezzehtir, yücedir.
Fezerhüm yahudu ve yel'abu hatta yülaku yevmehümüllezi yuadun
Şimdi sen bırak onları, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar.
Ve hüvellezi fis semai ilahüv ve fil erdi ilah ve hüvel hakimül alim
Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O'dur. O hüküm ve hikmet sahibidir herşeyi bilir.
Ve tebarakellezi lehu mülküs semavati vel erdi ve ma beynehüma ve indehu ilmüs saah ve ileyhi türceun
Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın şanı yücedir. Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz.
Ve la yemliküllezine yed'une min dunihiş şefaate illa men şehide bil hakki ve hüm ya'lemun
Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar şefaat hakkına sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefâat edebilir.
Ve lein seeltehüm men halekahüm le yekulünnellahü fe enna yü'fekun
Eğer sen onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette: "Allah" derler. O halde nasıl haktan çevriliyorlar?
Ve kiylihi ya rabbi inne haülai kavmül la yü'minun
Peygamberin sözü şu olmuştur: "Ey Rabbim! Bunlar gerçekten imân etmeyen bir kavimdir."
Fasfah anhüm ve kul selam fe sevfe ya'lemun
Ey Muhammed! Şimdilik sen onlara aldırma ve: "Size selâm olsun." de. Onlar yakında bilecekler!
Vel kitabil mübiyn
O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
İnna enzelnahü fi leyletim mübaraketin inna künna münzirin
O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
Fiha yüfraku küllü emrin hakiym
O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
Emram min indina inna künna mürsiliyn
O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
Rahmeten mir rabbik innehu hüves semiy'ul aliym
O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
Rabbis semavati vel erdi ve ma beynehüma in küntüm mukiniyn
Siz eğer kesin olarak inanıyorsanız, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir.
La ilahe illa hüve yuhyi ve yümiyt rabbüküm ve rabbü abaikümül evveliyn
Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir.
Bel hüm fi şekkiy yel'abun
Fakat kâfirler bir şüphe içinde oynayıp eğleniyorlar.
Fertekib yevme te'tis semaü bi dühanim mübiyn
Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
Yağşen nas haza azabün eliym
Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
Rabbenekşif annel azabe inna mü'minun
O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.
Enna lehümüz zikra ve kad caehüm rasulüm mübiyn
Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti.
Sümme tevellev anhü ve kalu muallemüm mecnun
Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.
İnna kaşifül azib kaliylen inneküm aidun
Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.
Yevme nebtişül batşetel kübra inna müntekimun
Biz o büyük şiddetle çarptığımız gün mutlaka intikamımızı alırız.
Ve le kad fetenna kablehüm kavme fir'avne ve caehüm rasulün keriym
Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik. Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.
En eddu ileyye ibadellah inni leküm rasulün emiyn
O peygamber onlara şöyle demişti: "Esaretiniz altındaki Allah'ın kullarını bana teslim edin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.
Ve el la ta'lu alellah inni atiküm bi sültanim mübiyn
Allah'a karşı üstünlük taslamayın. Şüphesiz ki ben size apaçık bir delil getiriyorum.
Ve inni uztü bi rabbi ve rabbiküm en tercumun
Gerçekten ben, beni taşlamanızdan dolayı benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım.
Ve il lem tü'minu li fa'tezilun
Eğer siz bana iman etmezseniz hemen yanımdan uzaklaşın."
Fe dea rabbehu enne haülai kavmüm mücrimun
Musa: "Şüphesiz ki bunlar suçlu bir kavimdir." diyerek yardım etmesi için Rabbine yalvardı.
Fe esri bi ibadi leylen inneküm müttebeun
Allah buyurdu ki: "Kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz.
Vetrukil bahra rahva innehüm cündüm muğrakun
Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur."
Kem teraku min cennativ ve uyun
Onlar neler bırakmışlardı, ne bahçeler, ne pınarlar!
Ve na'metin kanu fiyha fakihiyn
Ve içinde eğlenip durdukları nice nimetler ve refah!
Kezalike ve evrasnaha kavmen ahariyn
İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.
Fema beket aleyhimüs semaü vel erdu vema kanu münzariyn
Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
Ve le kad necceyna beni israiyle minel azabil mühiyn
Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azabdan kurtardık.
Min fir'avn innehu kane aliyem minel müsrifiyn
Firavun'dan da kurtardık çünkü o üstünlük taslayıp haddi aşan bir zorbaydı.
Ve lekadihternahüm ala ilmin alel alemiyn
Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.
Ve ateynahüm minel ayati ma fihi belaüm mübiyn
Biz onlara içinde apaçık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
İn hiye illa mevtetünel ula ve ma nahnü bi münşeriyn
"Bizim ilk ölümümüzden başka bir şey yoktur. Biz tekrar diriltilecek değiliz.
Fe'tu bi abaina in küntüm sadikiyn
Eğer siz doğru söyleyen kimselerseniz babalarınızı bize getirin."
E hüm hayrun em kamü tübbeiv vellezine min kablihim ehleknahüm innehüm kanu mücrimiyn
Onlar mı daha hayırlıdır, yoksa Tükba kavmi ile onlardan öncekiler mi? Biz onların hepsini de helak ettik. Çünkü onlar suçluydular.
Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma laibiyn
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.
Ma halaknahüma illa bil hakki ve lakinne ekserahüm la ya'lemun
Biz onları hak ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
İnne yevmel fasli mikatühüm ecmeiyn
Şüphesiz ki hakkı batıldan ayırd etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı gündür.
Yevme la yuğni mevlen ammevlen şey'ev ve la hüm yünsarun
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez.
İlla mer rahimellah innehu hüvel aziyzür rahiym
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.
Huzuhü fa'tiluhü ila sevail cehiym
Allah meleklere şöyle emreder. "Şunu tutun da Cehennem'in ortasına sürükleyin."
Sümme subbu fevka ra'sihi min azabil hamiym
"Sonra onun başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Zuk inneke entel aziyzül keriym
Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
İnne haza ma küntüm bihi temterun
İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur."
İnnel müttekiyne fi mekamin emiyn
Şüphesiz ki kötülükten sakınanlar güvenli bir makamdadırlar.
Yelbesune min sündüsiv ve istebrakim mütekabiliyn
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
Kezali ve zevvecnahüm bi hurin iyn
İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.
Yed'une fiha bi külli fakihetin aminiyn
Onlar orada güven içinde her çeşit meyveyi isteyebilirler.
La yezukune fiyhel mevte illel mevtetel ula ve vekahüm azabel cehiym
Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
Fadlem mir rabbik zalike hüvel fevzül aziym
(Bunların hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir.) İşte büyük kurtuluş budur.
Fe innema yessernahü bi lisanike leallehüm yetezekkerun
Biz Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.
Fertekib innehüm mirtek
Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.
Tenzilül kitabi minellahil azizil hakim
Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.
İnne fis semavati vel erdi le ayatil lil mü'minin
Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır.
Ve fi halkiküm ve ma yebüssü min dabbetin ayatül li kavmiy yukinun
Sizin yaratılışınızda ve çeşitli canlıları yeryüzüne yaymasında kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır.
Vahtilafil leyli ven nehari ve ma enzelellahü mines semai mir rizkin fe ahya bihil erda ba'de mevtiha ve tasifir riyahi ayatül li kavmiy ya'kilun
Gece ile gündüzün değişmesinde ve Allah'ın gökten bir rızık sebebi olan yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları yönlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır.
Tilke ayatüllahi netluha aleyke bil hakk fe bi eyyi hadisim ba'dellahi ve ayatihi yü'minun
İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah'a ve âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?
Yesmeu ayatillahi tütla aleyhi sümme yüsirru müstekbiran ke el lem yesma'ha fe beşşirhü bi azabin elim
O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!
Ve iza alime min ayatina şey'enittehazeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühin
Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır.
Miv veraihim cehennem ve la yuğni anhüm ma kesebu şey'ev ve la mettehazu min dunillahi evliya' ve lehüm azabün aziym
Ötelerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlar için büyük bir azab vardır.
Haza hüda vellezine keferu bi ayati rabbihim lehüm azabüm mir riczin elim
Bu Kur'an bir hidâyettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise, en şiddetlisinden acıklı bir azab vardır.
Allahüllezi sehhara lekümül bahra li tecriyel fülkü fihi bi emrihi ve li tebteğu min fadlihi ve lealleküm teşkürun
Allah O (yüce) zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir.
Ve sehhara leküm ma fis semavati ve ma fil erdi cemiam minh inne fi zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun
O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır.
Kul lillezine amenu yağfiru lillezine la yercune eyyamellahi li yecziye kavmem bima kanu yeksibun
Ey Muhammed! İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları şimdilik bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.
Men amile salihan fe linefsih ve men esae fe aleyha sümme ila rabbiküm türceun
Her kim iyi bir iş yaparsa onun faydası kendisinedir. Kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize döndürüleceksiniz.
Ve le kad ateyna beni israilel kitabe vel hukme ven nübüvvete ve razaknahüm minet tayyibati ve faddalnahüm alel alemin
Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıştık. Ve onları âlemlerden üstün kılmıştık.
Ve ateynahüm beyyinatim minel emr femahtelefu illa mim ba'di ma caehümül ilmü bağyem beynehüm inne rabbeke yakdiy beynehüm yevmel kiyameti fima kanu fihi yahtelifun
Din hususunda onlara apaçık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki çekememezlik ve düşmanlık yüzünden ayrılığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyâmet günü aralarında hükmedecektir.
Sümme cealnake ala şariatim minel emri fettebi'ha ve la tettebi' ehvaellezine la ya'lemun
Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.
İnnehüm ley yuğnu anke minellahi şey'a ve innez zalimine ba'duhüm evliyaü ba'd vallahü veliyyül müttekiyn
Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur.
Haza besairu lin nasi ve hüdev ve rahmetül li kavmiy yukinun
Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir.
Em hasibel lezinecterahus seyyiati en nec'alehüm kellezine amenu ve amilus salihati sevaem mahyahüm ve mematühüm sae ma yahkümun
Yoksa, kötülük işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!
Ve halekallahüs semavati vel erda bil hakki ve li tücza küllü nefsim bima kesebet ve hüm la yuzlemun
Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkese yaptığının karşılığı verilmek üzere, onlara asla haksızlık edilmez.
Feraeyte menittehaze ilahehu hevahü ve edallehüllahü ala ilmiv ve hateme ala sem'ihi ve kalbihi ve ceale ala besarihi ğişaveh fe mey yehdihi mim ba'dillah e fe la tezekkerun
(Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah'tan başka kim hidâyete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?
Ve kalu ma hiye illa hayatüned dünya nemutü ve nahya ve ma yühliküna illed dehr ve ma lehüm bi zalike min ilm in hüm illa yezunun
Hem müşrikler dediler ki: "Hayat, ancak bu dünya hayatımızdan ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak geçen zaman yokluğa sürükler. Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, sadece böyle zannederler.
Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatim ma kane huccetehüm illa en kalü'tu bi abaina in küntüm sadikiyn
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman; "Eğer sözünüzde doğru iseniz atalarımızı diriltip getirin." demekten başka söylenecek hiçbir delil yoktur.
Kullillahü yuhyiküm sümme yümitüküm sümme yecmeuküm ila yevmil kiyameti la raybe fihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Ve lillahi mülküs semavati vel ard ve yevme tekumüs saatü yevmeiziy yahserul mübtilun
Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Kıyâmetin kapacağı gün varya, işte o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşecekler.