Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Ma zağal besaru ve ma tağa
(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
Le kad raa min ayati rabbihil kubra
Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
E fe raeytumul late vel uzza
Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?
Ve menates salisetel uhra
Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
E lekumuz zekeru ve lehul unsa
Size erkek O'na dişi öyle mi?
Tilke izen kismetun diyza
Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
İn hiye illa esmaun semmeytumuh entum ve abaukum ma enzelellahu biha min sultan iy yettebiune illaz zane ve ma tehvel enfus ve le kad caehum mir rabbihimul huda
Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
Em lil insani ma temenna
Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?
Fe lillahil ahiratu ve ula
Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.
Ve kem mim melekin fis semavati la tuğni şefaatuhum şey'en illa mim ba'di ey ye'zenellahu li mey yeşau ve yerda
Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
İnnellezine la yu'minune bil ahirati le yusemmunel melaiket tesmiyetel unsa
Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
Ve ma lehum bihi mim ilm iy yettebiune illez zann ve innez zanne la yuğni minel hakki şey'a
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
Fe a'rid am men tevella an zikrina ve lem yurid illel hayated dunya
Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
Zalike mebleğuhum minel ilm inne rabbeke huve a'lemu bi men alle an sebilihi ve huve a'lemu bi menihteda
İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil erdi li yecziyellezine esau bima amilu ve yecziyellezine ahsenu bil husna
Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
Ellezine yectenibune kebairal ismi vel fevahişe illel lemem inne rabbeke vasiul mağfirah huve a'lemu bi kum iz enşeekum minel erdi ve iz entum ecinnetun fi butuni ummehatikum fe la tuzekku enfusekum huve a'lemu bi menitteka
Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
E fe raeytellezi tevella
Şimdi gördün mü O yüz çevireni?
Ve a'ta kalilev ve ekda
Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
Eindehu ilmul ğaybi fe huve yera
Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?
Em lem yunebbe' bima fi suhufi musa
Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
Ve ibrahimellezi veffa
Ve çok vefakâr olan İbrahim'in sahifelerindekiler?
Ella teziru vaziratuv vizra uhra
Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.
Ve el leyse lil insani illa ma sea
Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.
Ve enne sa'yehu sevfe yura
Ve çalışması da yakında görülecektir.
Summe yuczahul cezael evfa
Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
Ve enne ila rabbikel munteha
Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir.
Ve ennehu huve adhake ve ebka
Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
Ve ennehu huve emate ve ahya
Öldüren de dirilten de O'dur.
Ve ennehu halekaz zevceyniz zekara vel unsa
Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
Min nutfetin iza tumna
Atıldığı zaman bir nutfeden.
Ve enne aleyhin neş'etel uhra
Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
Ve ennehu huve ağna ve akna
Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
Ve ennehu huve rabbuş şi'ra
Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.
Ve ennehu ehleke adenil ula
O, helak etti önce gelen Âd'ı.
Ve semude fema ebka
Ve Semûd'u da bırakmadı.
Ve kavme nuhim min kabl innehum kanu hum azleme ve atğa
Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.
Vel mu'tefikete ehva
Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.
Fe ğaşşaha ma ğaşşa
Onları neler kapladı neler!
Fe bi eyyi alai rabbike tetemara
O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.
Haza nezirum minen nuzuril ula
Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
Ezifetil azifeh
Yaklaşan yaklaştı.
Leyse leha min dunillahi kaşifeh
Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
E fe min hazel hadisi ta'cebun
Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
Ve tadhakune ve la tebkun
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Ve entum samidun
Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
Fescudu lillahi va'budu
Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.
İkterabetis saatu venşakkal kamer
Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
Ve iyyerav ayetey yu'ridu ve yekulu sihrun mustemir.
Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.
Ve kezzebu vettebeu ehvaehum ve kullu emrin mustekirr
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.
Ve le kad caehum minel embai ma fihi muzdecer
Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
Hikmetum baliğatun fema tuğnin nuzur
Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.
Fe tevelle anhum yevme yed'ud dai ila şey'in nukur
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
Huşşean ebsarihum yahrucune minel ecdasi keennehum ceradum munteşir
Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.
Muhtiyne iled a' yekulul kafirune haza yevmun azir
O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler.
Kezzebet kablehum kavmu nuhin fekezzebu abdena ve kalu mecnunuv vezducir
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.
Fe dea rabbehu enni mağlubun fentesir
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.
Fe fetahna ebvabes semai bimaim munhemir
Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
Ve feccernel erda uyunen feltekal mau ala emrin kad kudir
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Ve hamelnahu ala zati elvahiv ve dusur
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Tecri bi a'yunina cezael li men kane kufir
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Ve le kad teraknaha ayeten fe hel mim muddekir
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Fe keyfe kane azabi ve nuzur
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler)
Ve le kad yessernal kur'ane liz zikri fe hel mim muddekir
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Kezzebet adun fe keyfe kane azabi ve nuzur
Âd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
İnna erselna aleyhim rihan sarsaran fi yevmi nahsim mustemir
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Zenziun nase ke ennehum a'cazu nahlim munkair
(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Fe keyfe kane azabi ve nuzur
Nasılmış benim azabım ve uyarım?
Ve le kad yessernel kur'ane liz zikri fe hel mim muddekir
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Kezzebet semudu bin nuzur
Semûd da o uyarıları yalanladılar.
Fe kalu ebeşeram minna vahiden nettebiuhu inna izel lefi dalaliv ve suur
"Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler.
Eulkiyez zikru aleyhi mim beynina bel huve kezzabun eşir
"Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler).
Seya'lemune ğadem menil kezzabul eşir
Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
İnna murslun nakati fitnetel lehum fertekibhum vastabir
Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.
Ve nebbi'hum ennel mae kismetun beynehum kullu şirbim muhtedar
Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.
Fe nadev sahibehum fe teata fe akar
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
Fe keyfe kane azabi ve nuzur
Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.
İnna erselna aleyhim sayhatev vahideten fe kanu ke heşimil muhtezir
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.
Ve le kad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Kezzebet kavmu lutim bin nuzur
Lût kavmi de uyarıları yalanladı.
İnna erselna aleyhim hasiben illa ale lutnecceynahum bi sehar
Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Ni'metem min indina kezalike neczi men şeker
Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.
Ve le kad enzerahum batşetena fe temarav bin nuzur
(Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,
Ve le kad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Ve le kad sabbehahum bukraten azabum mustekirr
Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
Fe zuku azabi ve nuzur
"Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Ve le kad yessernel kur'ane liz zikri fe hel mim muddekir
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Ve le kad cae ale fir'avnen nuzur
Şüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.
Kezzebu bi ayatina kulliha fe ehaznahum ahze azizim muktedir
Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;
E kuffarukum hayrun min ulaikum em lekum beraetun fiz zubur
Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var?
Em yekulune nahnu cemium muntesir
Yoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar?
Seyuhzemul cem'u ve yuvelluned dubur
Her halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.
Belis saatu mev'iduhum ves saatu edha ve emerr
Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.
İnnel mucrimine fi dalaliv ve suur
Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Yevme yushabune fin nari ala vucuhihim zuku messe sekar
O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek).
İnna kulle şey'in halaknahu bi kader
Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.
Ve ma emruna illa vahidetun ke lemhim bil besar
Buyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir.
Ve le kad ehlekna eşyaakum fe hel mim muddekir
Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?
Ve kullu şey'in fealuhu fiz zubur
İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.
Ve kullu sağiyriv ve kebirim mustetar
Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.
İnnel muttekiyne fi cennativ ve neher
Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.

Sayfalar