Buradasınız

Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...

Kur'an-ı Kerim | Türkçe

Örneğin: Namaz, Oruç, Zekat gibi ...

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

6236 Ayet Bulundu
Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.
Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.
İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.
Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.
Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.
O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.
O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.
Halbuki o âlemler için bir öğüttür.
(Gerçekleşecek) Kıyamet!
Nedir, o Kıyamet?
Gerçekleşenin (Kıaymetin) ne olduğunu sen nerden bileceksin?
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.
Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi.
Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.
Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.
Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.
Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
İşte o gün olacak olur.
O gün gök yarılmış, sarkmıştır.
Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.
Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."
"Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Yüksek bir cennettedir.
Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.
"Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,
Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.
Malım bana hiç fayda vermedi.
Gücüm de benden yok olup gitti."
(Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın."
"Sonra cehenneme atın onu."
"Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."
Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu.
Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu.
Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur.
Bir irinden başka yiyecek de yok.
Onu günahkârlardan başkası yemez.
Andolsun gördüklerinize,
Ve görmediklerinize..
Kuşkusuz Kur'ân, şerefli bir peygamberin (Allah'tan) getirdiği sözdür.
O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı,
Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.
Sonra da onun şah damarını keser atardık.
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür .
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.
Kuşkusuz bu Kur'ân kafirler için bir pişmanlık vesilesidir.
Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidir.
O halde, haydi tesbih et Rabbinin yüce ismiyle
Bir isteyen, olacak azabı istedi.
Kâfirler için onu savacak yok.
O, derece ve makamların sahibi Allah'tandır.
Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar.
O halde güzel bir sabır ile sabret.
Çünkü onlar onu uzak görürler.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
O gün gök erimiş bir maden gibi olur.
Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.
Dost dostun halini soramaz.
Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,
- Eşini ve kardeşini,
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
Hayır, o alevlenen bir ateştir.
Derileri kavurur, soyar.
Çağırır, sırtını dönüp gideni,
Mal toplayıp kasada yığanı,
Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.
Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.
Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.
Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.
Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.
Onların mallarında belli bir hak vardır,
Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.

Sayfalar