Buradasınız
Kur'an-ı Kerim ve Esma-ul Husna zikir sayfalarımızda reklamları kaldırdım. Rabbim'in Rızası hepimize olsun inşaAllah ...
Kur'an-ı Kerim
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
6236 Ayet Bulundu
Vezkür fil kitabi musa innehu kane muhlesav ve kane rasulen nebiyya
Kur'ân'da Musa'yı da an; Şüphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Ve nadeynahü min canibit turil eymeni ve karrabnahü neciyya
Biz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık.
Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahü harune nebiyya
Rahmetimizden de ona, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik. Meâl-i Şerifi
Vezkür fil kitabi ismaiyle innehu kane sadikal va'di ve kane rasulen nebiyya
Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Ve kane ye'müru ehlehu bis salati vez zekati ve kane inde rabbihi merdiyya
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Vezkür fil kitabi idrise innehu kane siddikan nebiyya
Kitapta İdris'i de an; çünkü o, çok sadık (özü, sözü pek doğru) bir peygamberdi.
Ülaikellezine en'amellahü aleyhim minen nebiyyine min zürriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhiv ve min zürriyyeti ibrahime ve israile ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tütla aleyhim ayatür rahmani harru süccedev ve bükiyya
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Fe halefe mim ba'dihim halfün edaus salate yettebeuş şehevati fe sevfe yelkavne ğayya
Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)
İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ülaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey'a
Fakat tevbe edip iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Cennati adninilleti veader rahmanü ibadehu bil ğayb innehu kane va'dühu me'tiyya
O cennet, Rahmân (olan Allah)ın kullarına görmedikleri halde vadettiği "Adn" cennetleridir. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır.
La yesmeune fiha bükratev ve aşiyya
Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Tilkel cennetülleti nurisü min ibadina men kane tekiyya
İşte kullarımızdan takva sahibi olanlara vereceğimiz cennet budur.
Ve ma netezzelü illa bi emri rabbik lehu ma beyne eydina ve ma halfena ve ma beyne zalik ve ma kane rabbüke nesiyya (. Ayet secde ayetidir.)
"(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) "Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir?"
Rabbüs semavati vel erdi ve ma beynehüma fa'büdhü vastabir li ibadetih hel ta'lemü lehu semiyya
O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hiç sen Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin?
Ve yekulül insanü e iza ma mittü le sevfe uhracü hayya
Halbuki insan şöyle der: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak (mezardan) çıkarılacak mıyım?"
E ve la yezkürul insanü enna halaknahü min kablü ve lem yekü şey'a
O insan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yoktan var ettiğimizi hatırlamaz mı?
Fe ve rabbike le nahşürannehüm veş şeyatiyne sümme le nuhdirannehüm havle cehenneme cisiyya
Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler.).
Sümme lenenzianne min külli şiatin eyyühüm eşeddü aler rahmani itiyya
Sonra her zümreden Rahmân'a karşı en ziyade isyankâr hangileri ise, muhakkak ayırıp atacağız.
Sümme le nahnü a'lemü billezine hüm evla biha siliyya
Sonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulunduğunu elbette biz daha iyi biliriz.
Ve im minküm illa varidüha kane ala kabbike hatmem makdiyya
İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Sümme nüneccillezinet tekav ve nezeruz zalimine fiha cisiyya
Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız.
Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatin kalellezine keferu lillizine amenu eyyül ferikayni hayrum mekamev ve ahsenü nediyya
Âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki :"Bu iki zümreden (Mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?"
Ve kem ehlekna kablehüm min karnin hüm ahsenü esasev ve ri'ya
Halbuki biz, kendilerinden evvel, mal ve gösterişce daha güzel nice asırlar halkını helak etmişizdir.
Kul men kane fid dalaleti felyemdüd lehür rahmanü medda hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah fe seya'lemune men hüve şerrum mekanev ve ad'afü cünda
Onlara de ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.
Ve yezidüllahüllezinehtedev hüda vel bakiyatüs salihatü hayrun inde rabbike sevabev ve hayrum meradda
Allah, hidayeti kabul edenlere, daha çok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç bakımından da daha hayırlıdır.
E fe raeytellezi kefera bi ayatina ve kale leuteyenne malev ve veleda
Şimdi âyetlerimizi inkâr eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gördün mü?
Ettaleal ğaybe emittehaze inder rahmani ahda
O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı?
Kella senektübü ma yekulü ve nemüddü lehu minel azabi medda
Hayır, asla öyle değil; biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını çoğalttıkça çoğaltacağız.
Ve nerisühu ma yekulü ve ye'tina ferda
O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri de hep elinden alacağız ve o, tek başına bize gelecektir.
Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehüm izza
Onlar, kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'dan başka ilâh edindiler.
Kella seyekfürune bi ibadetihim ve yekunune aleyhim didda
Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır.
E lem tera enna erselneş şeyatiyne alel kafirine teüzzühüm ezza
Görmedin mi? Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar.
Fe la ta'cel aleyhim innema neuddülehüm adda
Öyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz.
Yevme nahşürul müttekiyne iler rahmani vefda
O gün, takva sahiplerini, heyet olarak Rahmân'ın huzuruna toplayacağız.
Ve nesukul mücrimine ila cehenneme virda
Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.
La yemlikuneş şefaate illa menttehaze inder rahmani ahda
(O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.
Ve kalittehazer rahmanü veleda
(Yahudilerle hıristiyanlar) "Rahmân, çocuk edindi" dediler.
Tekadüs semavatü yetefettarne minhü ve tenşekkul erdu ve tehirrul cibalü hedda
Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı,
Ve ma yembeğiy lir rahmani ey yettehize veleda
Halbuki Rahmân'a çocuk edinmek yaraşmaz.
İn küllü men fis semavate vel erdi illa atir rahmani abda
Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân'ın huzuruna kul olarak çıkmasın.
Le kad ahsahüm ve addehüm adda
And olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır.
Ve küllühüm atihi yevmel kiyameti ferda
Kıyamet günü onların herbiri Allah'ın huzuruna tek başına çıkacaktır.
İnnellezine amenu ve amilus salihati se yec'alü lehümür rahmanu vüdda
İman edip, salih amel işleyenler var ya, Rahmân (olan Allah) onları (gönüllere) sevdirecektir.
Fe innema yessernahü bi lisanike li tübeşşira bihil müttekiyne ve tünzira bihi kavmel lüdda
(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.
Ve kem ehlekna kablehüm min karn hel tühussü minhüm min ehadin ev temeu lehüm rikza
Hem onlardan önce nice nesilleri helak ettik. (Şimdi) onlardan hiçbirini görüyor musun, yahud onların hafif bir sesini işitiyor musun?
Ma enzelna aleykel kur'ane li teşka
Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
İlla tezkiratel limey yahşa
Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.)
Tenziylem mimmen halekal erda ves semavatil ula
Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle (onu) indirdik.
Lehu ma fis semavati ve ma fil erdi ve ma beynehüma ve ma tahtes sera
Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin arasında ve toprağın altıda bulunanlar O'nundur.
Ve in techer bil kavli fe innehu ya'lemüs sirra ve ahfa
Sen (Allah'a ettiğin dua ve zikirle) sesini yükseltirsen (bilki Allah bundan mustağnîdir.). Çünkü O şüphesiz gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
Allahü la ilahe illa hu lehül esmaül husna
Allah O'dur ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. En güzel isimler O'nundur.
Ve hel etake hadiysü musa
(Habîbim!) Musa'nın (başından geçen hayat) hikayesi sana geldi mi?
İz raa naran fe kale li ehlihimküsu inni anestü naral lealli atiküm minha bi kabesin ev ecidü alen nari hüda
Hani o bir ateş görmüştü de, ailesine: "Yerinizde durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.
İnni ene rabbüke fahla' na'leyk inneke bil vadil mukaddesi tuva
"Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın."
Ve enahtertüke festemi' lima yuha
"Ben seni seçtim, şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle."
İnneni enallahü la ilahe illa ene fa'büdni ve ekimis salate li zikri
Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.
İnnes saate atiyetün ekadü uhfiha li tücza küllü nefsim bi ma tes'a
Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yaptığının karşılığını görsün.
Fe la yesuddenneke anha mel la yü'minü biha vettebea hevahü fe terda
Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.
Kale hiye asay etevekkeü aleyha ve ehüşşü biha ala ğanemi ve liye fiha mearibü uhra
Musa dedi: "O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var"
Fe elkaha fe iza hiye hayyetün tes'a
Musa da onu bıraktı, bir de ne görsün! o bir yılan olmuş koşuyor.
Kale huzha ve la tehaf se nüiydüha siratehel ula
Allah buyurdu ki: "Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz"
Vadmün yedeke ila cenahike tahrüc beydae min ğayri suin ayeten uhra
"Bir de diğer bir mucize olmak üzere elini koynuna koy ki, kusursuz olarak bembeyaz çıksın."
Li nüriyeke min ayatinel kübra
"Bunları sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık."
Kale kad ütiyte sü'leke ya musa
Allah buyurdu: "Ey Musa! Dilediğin (şeyler) sana verildi."
Ve lekad menenna aleyke merraten uhra
"And olsun biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik"
İz evhayna ila ümmike ma yuha
Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) şu ilhamı annene verdik:
Enikzi fihi fit tabuti fakzi fihi fil yemmi fel yülkihil yemnü bis sahili ye'huzhü adüvvül li ve adüvvül leh ve elkaytü aleyke mehabbetem minni ve li tusnea ala ayni
"Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın." Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa!)
İz temşi uhtüke fe raca'nake ila ümmike key tekarra aynüha ve la tahzen ve katelte nefsen fe necceynake minel ğammi ve fetennake fütunen fe lebiste sinine fi ehli medyene sümme ci'te ala kaderiy ya musa
Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.
İzheb ente ve ehuke bi ayati ve la teniya fi zikri
Sen kardeşinle birlikte mucizelerimle git. İkiniz de beni anmakta gevşeklik etmeyin.
Fe kula lehu kevlel leyyinel leallehu yetezekkeru ev yahşa
Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yahut korkar.
Kala rabbena innena nehafü ey yefruta aleyna ev ey yatğa
(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.
Kale la tehafa inneni meaküma esmeu ve era
Allah buyurdu ki: "Korkmayın, zira ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm."
Fe'tiyahü fe kula inna rasula rabbike fe ersel meana beni israile ve la tüazzibhüm kad ci'nake bi ayetim mir rabbik vesselamü ala menittebeal hüda
Hemen gidin de Firavun'a deyin ki: "Biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara azab etme; biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selam doğru yolda gidenleredir."
İnna kad uhiye ileyna ennel azabe ala men kezzebe ve tevella
"Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab şüphesiz (gerçeği) inkâr edip ona sırt çevirenleredir."
Kale rabbünellezi a'ta külle şey'in halkahu sümme heda
Musa: "Bizim Rabbimiz her şeye şeklini veren, sonra da yolunu gösterendir." dedi.
Kale fema balül kurunil ula
Firavun : "Öyleyse geçmiş asırlar (daki insanlar)ın durumu nedir?" dedi.
Kale ilmüha inde rabbi fi kitab la yedillü rabbi ve la yensa
Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."