Buradasınız

Turkish Dutch English German Italian Japanese Korean Polish Portuguese Russian Spanish Ukrainian

Eş-Şeceretü'n-Numaniyye Fi'd Devleti'l Osmaniyye PDF indir

- Reklam


SADREDDiN KONEVI'NİN EŞ-SECERETÜ'N-NU'MANİYYE ~İ'D-DEVLE'JIİ"L-OSMANİYYE'YE YAPTlGI ŞERHİN DEGERLENDİRİLMESİ Yrd. Doç. Dr. İrfan GÜNDÜZ el-Lern'atü'nuraniyye fi hall-i rnüşkil.eti'n-nu'm.Aniyye eş-Seceretü 'n-nu'maniyye fi'd-Devleıtıi '1-0smaıniyye, İbn ü,'l-Aı-albi'­ ye (ÖL 6·38/1240) atfedilen, geleceğe ait hadiselerin ~lince anlaşılabilecek bir takım rumuzlarla ele alındığı ufacık bi!r Risaledir. (1) Özellikle Mısır, dolayısı ille de Osmanlı Devleti hakkında bazı bilgiler vermekıtedir. Osmaınlı Devleti'nin teşekkülünden 60-70 yıl önce yazıldığı tahmin edilen ve hilafetin Beni Adnan'dan Beni Osman'a geçişimi konu edinen lbu Risale : Şeceretü'I~kübra, Şeceretü'l-vü.sta ve Şeceretü\s..,suğıra olmak üzere üç ayrı bölüme ayrılmış ve her bölüm kendi içinde Dairetü'I~kü:bra ve Dairetü's-suğra adıyla iki ana başhk altında işlenmiştir. ·I. Bölümde Meklke, IL Bölüımde Kudüs, IIL Bölümde de Mısl["'ın iş1endiği eş-Şeceretü'n-nu':ınAniyye'nin özelliilde özellikle Mısır'ı ve Osmanlıları ilgilendiıran son bölümü şer!hlere konu olmuştur.

Eş-Şeceretü'n-Numaniyye Fi'd Devleti'l Osmaniyye

İ·bnü'l-Aırrubi'nin: "Olayların ıtarihi vuikuunıdan sonra yazılır, bense vukuundan çok önce yazıyorum" diyerek ka1eme aldığı rivayet edilen bu risaleni:n, deriler üzerine daireler haJinde yazılmış orijinal ibi'r nüshasınm Osıınan Eırgin Kitaplığı No : ı 7J:fte bulunduğu belirtilmişse :de, mezkür kütüphanenin Atatürk Kültür Merkezi kitaplığına nakledUmesi ve ta.snıif yetersizliği sebebiyle ıgörme imıkanıımız olmamıştıır. İbnü'l-.M-a.ıbi'ye airt olup olmadığı .taırrtışmalı olmakla birliıkte: "hadislerin vuikua geldikrten sonra bunların önceden bilindiği iddia- (1) · Nüshaları için bkz. Brockelınann, GAL., I, '580; Osman Yahia, Historie et clasification de L'QUıEVRE D'JıBNİ 'ARAIBİ, Damas 1964, U, 456-4:57. İ. Ü. Ktb.; A. 4884; Bayezid, 4609; Veliyyüddin Ef., 22·92. (2) !Ergin Osman, "Sadreddin Qunavwi Hayatı ve !Eserleri", Şarkiyat Mecmuaoı• İstanbul ı.957 (II. Sy.), 78. 102 Yrd. Doç. Dr. İrfan Gündüz sının nasıl ileri sürüldüğıü, yıl-yıl ta'ikip edilereik anlaşılabilir" (3) diyerek bk çırpıda reddetmek te p8ik müm'küın gözükmemektedİr. Görebildiğiımiz nüsihala;rın istinsah tarihleri her ne kadar lbu tere.ddüdü dıoğ·rul9.r gibiyse de, fikirrleri cerhe, müntesipleri ta'kibata uğrayan İbnü'l-Arabi'nin eserlerinin evlerde ve ellerde saklandığı, gizli gizlıi okuınduğu·, kütüphan8ıleırde bulunanıann da zaman zamaın imha edildiği dikkate alınırsa; bu duTumu .onun mezıkür türdeki eserleri için normal karşılamruk gereikir. Kaldı ki İbnü'l-ATabi ve Sadreddin Konevi (Öl.. 672/1263J hakkında yapılan arraşürmalar, onların bu tür eserler verebileceğini açıkça göstermeiktedıir. "SU:filer", · "Akl"ın yerine "Mükaşefe"yi ikwriıe e.t·tikleri için, kainat ve varlık pml:;>lemle:riniın izahmda daima . "Allegorik" ifadelere ımeyletrnişlerıdi:ı;.. İbn.ül-Arabi, 'Harfler" üzerindeki metafiZlik fiikiderriyle. tanınır ... On gö!I'e .. ~ainatta yar olan her şey "İlaiJ:ıi iliım"de ezelden ber:i var. olan bir "harf" şeklinde telakiki edilmiştir. Bu harrfler, Hahi nefha (!nefes) ile kendi aralarında bideşmiş, maddi bir özelliğe sa;hip _olmuş ve böylece gözle görülür bir varbk haline gelmiştir. Kainat büyük bir kitaptırr-. Onun içindeiki harllerin her biri ''Levh-ı MahfU.z"qa aynı mürekkeple yazılrrüşür. Binaeınaieyh .onlar arasında biT mahiyet farkı. da Y!Dktur. Kor,ı.evi de aynı fikirdedir." (4) Aynı şekiLde İıbnü'l-Ani!bi, riyazat sırasında salikde meydana gelen ruhi hadiseleri, şahsi tecrübele:dni tasvi:r edercesine kaleme aldığı Tuhfetü's-sefere ila Hazrati'l-Berere'sinde, Hk önce salikierin rıü'­ yasında derecesine görr-e bazı hayvanlarrı, ya da tabiat manzaralannı gördüğüne işaret etmekte ve şöyle demektedir : Gönül iyice temizlenıip parlatıldıiktan sonra gizlilik (ğayb) aleminin nurlan, yıldızlar, ay ve güneş şekillerine bağlı olaraık gözüik:ür. En sonunda müoerred bk nur olarr-El)k kendini gösterir. Bundaın sonrra Allah He kul arasındaki perdeler (hicab-hucüb) kalkar. Yani Allajh'ın görümnesine mani olan. AllaJh'tan gayrı şeyler CMasiva) açılır. Ruih nefs paslarından arınınca melekler görünür. Sonra alemi·er gözü.ınün önüne sermr. (Müşaha:de) O vakit, zaman kaydı o1madan 1geçmişte, halde ve gelecekte olan şeyleri gfuürr- ve biliT.·, (5) Sa,dreddin Konevi de Fükfıkü'I-Fusiı.s adlı eserıiınde İbnü'J-Arabi'yi tasvir ederiken: "Birçok defa tecrübe ettim ki, insanla:rın cüz'i ve külli bütün ikabiliyetlerini ve bu kaibiliyetlerin. ınereye varacağını (3) A. Ateş, "Muhyi'd-Din Arabi", İA., VIII, 547. (4) Keklik Nihat, Sadreddin Konevi'nin Felsefesinde Allah, Kainat ve İnsan, İstanbul 19617, l0i4-105. (.5) A. Ateş, "Muhyi'd-Din Arabi", İA., VIII, 552. Selçuk Dergisi I. Sadreddin Konevi Özel Sayısı 103 gorıur. Her is•tidadın ne derece gelişeceğini, ıbedibahtlık ve muıtlulurk bakımından duruımunun ıne olacağını biliırdi. Kendine özgü bi-r bakışla karşısındaki kişinin özüne nüfuz eder, noksanlık ıya kemalde sonlarının nereye varacağını haber verirdi. Hiç de yamlmazdı. Birçok kez dünya işlen !hakkıındaki ilahi hükümlerle ilgili sözlerinin olduğu gibıi çıktığını gö·rdüm." (6) demesi ve yukanda verilen tesbitler, eş-Şeceretü'n-nu'maniyye'nin İbnü'l-ATa!bi'ye ait olduğunu gösterebilecek deliller olanı1k düşünülebilir. Anlaşılması güç ifade ve grift şifrelerden oluşan bu -eserden ancaJk şeırhJ.er yardımı ile ya;rarlamlabilir. el·Lem'atü'n-nuraniyye fi hall-i müşkileti'n-nu'manliyye adı ile Sadreddin Konevi, (7) Şerıhu's-Sal8.h es-~Safedi ala rum:Cı.zi'ş-Şecereti'n-nu'maniyye adıyla Halil b. Aıybek es-Safeıdi CÖl. 764/1363), (8) en-Nemetü'l-ekmel adıyla Ahımed b. Muhammed el-Maqarri el-Mağribi CÖl. 1041/1632), (g) ve ed-Dairetü'l-kübra adıyla da Mustafa Efendi b. Sulhrab (10) tarafınıdan yapılan .şerhler içinde ilki ve en önemlisi şüphesiz Konevi'nin şerhidir. (11) Besınele ve Ha;mdele He şerhine başlayaın Sadr-eddin Konevi, bu eseri şerhetme seıbebinı.i. şöyle açıklamaktadır : "eş-Şeyhü'l-Eikbr ve'lKibrttü'l-.Mımer Seyyidi Mu!hammeıd Muhyiddin b. Muhammed elVeliyye, el-Haıtimi, et-Tai, el-Endelüsi'nin rumüz-ı celiyye ve .esrar-ı hafiyye ile kaleme aldığı eş-Şeceretü'n-nu'maniyye fi'd-Devleti'l-Osmaniyye adını verdiği bu eseri şerhetmeye, anlaşılması güç ibareleri açıklamaya v-e Şeyh'rin muradım ortaya koymaya istihareden sonra ka;rar verdim. Ve bu şerhi bir Mukaddime, üç f81sıl ve bk hatime üzere tertib ettim." (12) Böyle bir takdimden sonra, mukaddirme ile b:iırliıkte I. ve II. fasılda ğayba muttali olma ve .geleoeikteın. halher vermenin mümkün olup olmadığı tartışılımaikta, me•tafizik aleme att bilgi kaynaklan zikre- (6) Ebu'l-Hasan Ali b. İbrahim el-Bağdad1, ed-Dürrü's-semin fi menalnbı'şŞeyh Mu:hyiddin, (Çev. A. Şener, A. A,yas), Ankara 1972, 3·3. (7) Nüshaları için bkz., E sad Efendi, 3738; Ş. Ali Paşa, 1'8>24; Carullah, 2051]; Laleli, 3663; Hamidiye, 6157; Hal et Efendi, 625; Köprülü, ı 7'6; Topkapı Sarayı Ahmed III, 98; Nuruosmaniye, 2286; İ. ü. Kütüphanesi, A. QM3. (8) Nüshaları için bkz., Veliyyüddin Efe., 22•94; Oarulalh 2057; İ. ü. Ktb., A. 3655 1205. (9) Nüshaları için bkz., Veliyyüddin Efe., 2·292. (10) Nüshalan içtn .bkz., Kütahya, 7ı95. (1.1) Ayrıca bkz., Brockelmann, GAL., I, .580; Suppl., II, 27-29. (12). Konevı, el-Lem'atü'n-nuraniyye, Ş. Ali Paşa, .99a; Halet Efendi, 6215, 3a. 104 Yrd. Doç. Dr. İrfan Gündüz ıdıilmekte, III. fasılda ise eş-Şeceretü'n-nu'maniyye'nirn şerhine geçilmektedir. MukalddimE?de he-r ilmin şerefinin konusu ile ölçilidüğüne işaretle lbu eserin, harfler ve keliırnelere gizlenmiş Cenaıb-ı Hakk'ın ezeli kudrei:ini konu alması bakımınıdan önemli olduğuna, İbnü'l-Aırabi'­ nin mezıküır eserinde Cifr ilmiyle ilgili bazı esesları verdiğine temas etmektedir. Kainatta meydana gelen deprem, sel, fırtına, fitne, fesad ve buılaşıcı hastalıklar gibi hadiselerin yedi yıldız, oniki burç v,e yirmise:kiz menzilin birbıiırine kavuşması, yakınlaşması, ayrılması gibi sebeplerle vukuuna işaret etmişıtir. (13) I. Fas1lda; el-En'am Suresi'nin: "Gayb'ın (görünmez bilgilerin) anahtarları O'nun yanındadır. Onları O'ndan başkası bilmez." anlammdı:ıki 59. ayetini şöyle açıklamaktadır : P·ekçok alim bu ayeti, ziılhiren :mealde verilddği gibi tefsiır etmişlerdir. Peygamber mirasçısı durumunda bulunan iJ:ıavass ve ıhakikat ehıli olan arifleLrse : Kamil bir n1hani tasfiye ile ilahi ahlaka sahip olmuş, kalbi bir riyazatla beşeri alakalwrdan sıyrılmış, farz ibfi>CLetler dışıında nafi'lelerle Allah'a yaklaşaraik: "Ben onu öyle severim. Sevdiğim vakitte onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı ben oılurum."ı(14) hadisinin sırrına mazhar ,olanlar da bilebilir şeklinde yorumlamışlardır." diyerek açıklamış, "Hak!k'la gören ve Haikık'la duyanlara hiçbir şey gizli :kalmaz" cümlesiyle de şahsi hükmünü belıiirtmiştir. (15) Yukarıda verilen her iki mananın da doğru olduğuna temas eden Konevi, kulun kendi tabii sıf&tlarıyla ğayba muttaU olmasının imkansızlığını dile getirmiş, ayette istisna edri1en "HCı" isminden !hareketle: "Hakk'ın "Hüviyyet" sırırma mazhar ,olanların, yine O'nun bildiTdiği anaıhtarlarla ğaylbı bilebileceıkleri"ni söylemiştir. Gaybı ibilmeyi, hiçbk yardımcı unsura başvumnaksızın mutlak manada bilmek olarak tanımlamış, Cenab-ı Haikik'ın [mdret elinde olan anahtarJar.ıa (Mefatihü'l-ğaybl, ğayıba muttali olma;nın buna dahil olmadığına işare-t etmiştir. Mutla;k manooa ğaybdan haJber vermenin insanlar için muhal olduğunu ileri sürmüştür. (16) II. Fasılıda; Cenab-ı Hakk'ın kudret elinde bulunan mefatihü'lğayb (Gizli Bilgiler) e ait anahtarlaTin tamtılıması:na geçilmiş, iikisi .büyük ve vehbi, üçü küçük ve kesibi olmak üzere metafizik bilgi kaynı:vkları beş anahta;r şeklinde tasnif edilmiştir. Şöyıle ki : CB) iKonevi, Aıge., Ş. Ali Paşa 1824, g.ga; Halet Efendi, 625, 3a. (14) Buhari, Rikaak, 3•8; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 2B6. (15) Konevi, Age., Ş. Ali P.aşa, 99b; Halet Ef., 3b. (16) Konevi, Age., Ş. Ali Paşa, g,gb; Halet Efe., 3b. Selçuk Dergisi I. Sadreddin Konevi Özel Sayısı 105 ı. V AHY : Allah'ın görevli meleği vasıtasıyla Rasul ve ne bilerine indirdiği ayetlerdir. Bazı ay·etlerde önceden bildirilen olaylaırın ayniyle vuıkuu, Hakik'ın bildirmesiyle Peygamberlerin ğayıbı bilebileceiklerinin kesin delili olarak ele alınmıştıır. Ancak bu yolla ğayba muttali olma y;olu, Hz. Peygamber'le kapanmıştır. (1 7) 2. iLHAM : Allah':ıın aH:ılakı He al:ılaiklaırma, kalbi bir riyazatla beş91I'i alakalardan sıyrılma ve nafile dbadetleırle Allah'a yaklaşarak; " .. onun gören gözü, işiten kulağı ben olurum." kudsi hadisinin sıırrına mazhar olma şartlaırını geır.çekleştirmiış, külli bir temkin malkarnma uılaşarak peygamberlerin mirasçısı olma özelliği kazanmış kimseler-e gelen ruhi ilJ:ıamdN". (18) Vahy ve ilham, metafizik bilgi kaynakları diyebdleceğimiz (Mefatihü'l-ğayb) 'ın en önemlisidir. Bunlaır şahsi gayretle değil anealk ilı1ohi bir mevhi'be ve kabiliyetle elde edilebilir. 3. CİFR -İIJMİ : Hz. Peygamber'in Huzeyfe Yemani, Ebu Hüreyre ve Hz. Ali gibi sahabelerinden ibazıılarına öğrettiği, (19) hadis-i şeriflerden, hale göre isotinibat edilerek del'lerren ve geleeElikten haber veren bir ilim dalı:dıır. Bunu ilk defa şerılıeden ve Cifrü'l-ca.mi'a adıyla ortaya koyan Hz. Ali'ıdir. Ondaın itibar·en ferden-ferda nakledilen, alılinden şifahi bir telkinle alınan ve tek kişi tarafından bilinerek günümüze kadar gelen :bir ilim .diye tarif edilmiştir. (20) "Kaza ve !ked.erde yazılı bulunan, olan ve olacak olan şeyleri icmalen bilme ilmidir. Cifr, Levh-ı kaza ve akl-ı 'kül, Cami'a da Levh-ı kader ve nefs-i küldür. Hz. Ali ilwhi bir lütufla 28 harfi bast-ı a'zam tarikası üzere Cild-i cifr'de ortaya koymuştur. Ondan turuik-ı mahsus, şerait-ı mu'- ayyene ve elfaz-ı mahsusa ile istinbat olunur. Buna Ehıl-i Beyt ile bazı meşayih-i lkamilin mirasçı olur." (21) şeklinde de tanımlanmıştır. 4. İlJMÜ'L-FELEK : Gökteki cisimlerin şekillerini, birbirlerine göre duruşlarını, alem içindeki me-v1dlerini, birr-biriıyle nisbetlerini, cisimlerin miktarlarını, aralar:ıındaki mesafe uzunluğunu, gökcisimlerinde meydana gelen şeyleri ve bunların burçlardaki hareketlerin- (1 7) Konevi, Age., Ş. Ali Paşa, 99h; Halet Ef., 3h. (18) Konevi, ~ge., Ş. Ali Paşa, 99h; Halet Ef., (3h, (19) Ebu Hüreyre'den; "Hz. Peygamber'den iki kap Him aldım. Bunlardan birini. aranızda yaydım. Eğer diğerini de aynı şekilde ifşa etseydim bağazım kesilirdi." dediği nakledilmiştir. Cifr ilmine delil olarak ileri sürülen bu hadis i:çLn bkz. Buhari, İlın, 42; Tecrid-i Sarih Tercemesi, Ankara 1978, I, 1'17. (20) Konevi, Age., Ş. Ali Paşa, 99h; Halet Ef., 3h- 4a. (21) Taşköprüzade, Mevzftatü'l-ulftm, İstanbul 1313, II, 246; Reşfu'z-zunftn, I, 5!H-592·. 1f r..:. 106 Yrd. Doç. Dr. İrfan Gündüz den meydana çıkan hallerin her birini, kavuşma (dçtima), ayrılma (ifitira;k) ve duruşlarının birbirinden farkları gibi hareketlerin yine birbirine nisbet edilmesiyle ~yeryüzünde meydana gelecek olaylan bi1meyi konu edinir. (22) Konevi'ye göre !bu ilim, Kamer, Utarid, Zü::hre, Şems, Me'Tih, Müşteri ve Zurhal adlarıyla sihkli bi1r şekilde düzenlenmiş yedi yıldızın hareketlerini, bunların doğuşu, batışı, yakıınlaşma;l&rı, birleşmeleri, :toplanmaları ve ayrılmaları ile doğacak te'sirlerin yeryüzündeki .tezahürlerini tanımak, bu han~ketler neticesinde Hakk'ın muradı olan değişiklikleri bilmek, rüzga~r, yağmur, deprem, fitne, ibolluk, kıtlık, veba ve .benzeri diğer ola·yların vukuunu tesbit etmeıktir. Yıl içindeiki muhtelif mevsimlerin insan ta'bia;tı ve fıtratmda meydana getirdiği değiş1kliikler bu etkile~rden kaynaklanır. Bu te'sir ve neticel·er ancak Allah'ın izni ve dileımesiyle or~taya çıkar. Dilerse O, İbrahim kıssasında ateşin yakma, Musa hadisesinde suyun boğma, İsmail'in kurban edilmesinde de bıçağın kesme kabiliyetini aldığı gi:bi bu etkileri aılabilir. (23) 5. İDMÜ'L-HURÜF : Harflerin sıcaklığı ve soğukluğu, kuru v·e yaşlığı gibi özelliikieri diklkate alınarak ayet ve hadıislerdeill çıkarılan hükümleri konu edinen biT ilimdir. Bunlar La-' ~) Mai ,olan Lam ile nari olan Elif'i topladığı için Lam-elrife iki zıddı bir a~raya getiren anlwmmda Cami'u'd-dıddeyn denmiştir. "Rahman (olan Allah) 'ın yrura1mıasında bir ayrılık, uygunsuzluk göremezsin." (24) ayetinin manasma göre Genab-ı Hakk, her iki harfi müstı:vkil bir görevle yaratmıştır. Kelimelerin harrfle!li asla bir tesadüfle bir araya gelmemiştir. Aslolan bunla·rdaki esrarı çözüp Hakk'- ın gizlediği kudretiıni gösterebilmeıktiır. Elif, harflerin anası, diğerleri de onun çocukları gibidk. Nokta ise ezeli kudretin semfbolüdür. Bütün harfler .onun bitişik ve muhtelif şekiliere bürünen görüntü- (22) Faraıbi, İliınierin Sayımı, (Çev. A. Ateş), İstanbul 1986, 917-98. (23) Konevı, Age., Ş. Ali Paşa, ıooa; Halet Ef., 4b. (ı24) el-Mülk (67), 3. Selçuk Dergisi I. Sadreddin Konevi Özel Sayısı 107 sünden ilbwretti:r. Her şeyde olduğu gibi harllende de kendini gizleyen ezeli kud~reti bilmek ve bunlardan haoreketle bi:rıtakım hükümler ortaya koymak mümkündür. (25) ilm-i Cifr; İlınü'l-Felek ve İlmü'l-Hurüf'um. kendine göre bazı kMde ve esasları vardır. Bunlardan yararlanarak ğay.ba muttali olma, asla ğaybı bilme değildir. Düntyevi hiçbir araçtan ve maddi hiçlbir vasıtd9n yararlanma'ksızın geleceği önceden bildi['me ğayhdan haber vermedir. Bu ise ancak Allah'a maJhsılstur. Ne var ki, bi'l-vücüd değil bi'l-kuvve vaor olan bir kısım hakikatların malılukata göre izafi olduğuna da dikkaıt etmek gerekir. (26) Rene GUENON'un konuımuzla ilgili bir değerlendirmesinde ileri sürdüğü fikirle[' cidden düşündürücüdür: "Tnsavvulfi (initiaotique) dokıtrin, önünde kelimenin hakiki ve asli manasıyla tamamen meta-fiziıktir. Fakat diğer an'ane şe'killerinde oLduğu gtbi, İslam'da tasavvufi doktrin ayrıca, muhtelif arızi sahalara, az veya çok di-1 J ı~1 ı.::.-_r- ı..;ı) ( ı.::.-~_,_..JI ~~-' ifadesini Konevi, Güney Mısır'ın Sa'id böLgesinde yer aılan ve ·İslam'­ dan önce sağlam ,bir kale olan Asuvan'ın ima;r edileceği ve bu imardan sonra Mısır'ın idaresinde kadınların etkili ola·cağı, ahlaki bir tefessühün lba;şlıyacağı, açıık-saçıklığıaı artacağına işar·e~t olaTak almıştır. (37) Aynı şekilde İbnü'l-ArEllbi'nin : "Andolsun Tevrat'·tan sonra Zebur'da da "arza anutlaka salih !kullanın varis olacak (bu yer onların eline geçecek)" diye yazmıştık." (38) ayetinden haTeketle Osınanlılar tarafından Anadolu'da kurulacak devleıt:iın, asılıabctan sonra dünyanın en saliılı :de'Vleti olacağına işaret ettiğini ileri sürmüştür. (39) Oldukça yEl!bancı olduğumuz bir lwnuda kaleme alınmış olan eş-Şeceretü'n-nu'mfmiyye'niaı Konevi tarafından yapılan şerhinin, nüsha mukabeleleri ve diğer şerhlerle ımukayesesi yapılarak neşri ve onun bütün eserlerinin yayınlanması, kültür ıhaya;tımıza şekil veren (34) Konevi, Age., İ. ü. Ktb., 3b. (35) Konevi, A!ge., Ş. Ali Paşa, lOQb, Halet Ef., 6b; İ. ü. Ktb., 2b. (36) A. Ateş, "Muhyi'd-Din Arwbi", İA., VIII, 541. (37) Konevi, Age., İ. ü. Ktb. 3"; Halet Ef., 5b. (38) El-Enbiya (21), 105. (39) Konevi, Age., Halet Efendi, 5b. Selçuk Dergisi I. Sadreddin Konevi Özel Sayısı lll unsurların tesbitine ı·şık tutacak önemli bir hizmet olacaktır. "Eksi!ksiz amlaışılmayan şey bütünüyle terikedilemez" fehvasmca, bunların Selçuk Üniversitesi'nce yayınlanarak ilgililerin istifadesine sunulması kaynaklarınıızın tanıtılmasına ve kmtürümüzün değerlendiırilmesine katkıda bulunacaktır.