Buradasınız

Şeytanın Tüyler Ürperten İnanılmaz Hayatı ve Ölümü

- Reklam


Şeytanın Tüyler Ürperten İnanılmaz Hayatı ve Ölümü

  • Bir zamanlar meleklerin beyaz kanatlı kumandanı, dumansız ateşten
  • yaratılan varlık, cennetten kovulmamızı sağlayan mahluk, cin taifesinin
  • en azılı suçlusu, kibri yüzünden en üst makamdan
  • en alt makama düşen, insanlığın en büyük düşmanı,
  • şeytanı cin.
  • Andolsun ki biz insanı pişmemiş çamurdan, kokuşmuş cıvık

Şeytanın Hayatı

  • balçıktan yarattık. Canlı cinleri de insandan daha önce semum ateşinden yarattık. Yeryüzünün ilk sakinleri cinlerdi.
  • İblis yaratıldığı zaman dünyada insan yoktu. Cin taifesi evrende hüküm sürüyordu.
  • Görünüşü nur gibi bembeyaz olan, göklerde ve yerde secde etmedik bir karış yer bırakmayan, görünüşü itibariyle meleklerden üstün olan iblis, yani şeytan, yirmi bin sene meleklere hocalık yaptı. Cinler yeryüzünde karışıklık çıkardılar ve kan döktüler.
  • Allah Teala, meleklerden bir ordu, başında iblisi onların üzerine gönderdi. İblis, ordusuyla bu azgın varlıkları mağlup etti.
  • Adalara ve dağların eteklerine sürdü. İblis ve meleklerden oluşan ordusu, yeryüzünün mamur ve
  • verimli yerlerine yerleştiler. Bu işi yaptıktan sonra kendi kendine, daha önce
  • kimsenin başaramadığı bir şeyi başardım, diye gurura kapıldı.
  • Tabii ki Allah Teala, onun bu gururundan haberdardı. Ama beraberinde bulunan melekler bunu bilmiyorlardı.

Hz. Adem’in Yaratılması

  • Allah Teala, meleklere, yeryüzünde bir halife yaratacağını söylediğinde, daha önce cinlerin yaptığı gibi, orada fesat çıkarıp kan dökecek bir varlık mı yaratacaksın, biz bu yüzden onların üzerine gönderilmiştik, diye sordular. Allah Teala da, ben sizin bilmediğinizi biliyorum.
  • Yani ben iblisin kalbinde olup da, sizin bilmediğiniz o kibir ve gururu biliyorum, dedi. İşte bundan sonra Allah Teala, Adem'in toprağının getirilmesini emretti. Toprak getirildi ve Allah Adem'i yarattı.
  • Adem, bir tarafa atılmış cansız heykel olarak kırk Şeytanın Hz. Adem’i Kıskanması gece bekledi. İblis, onun bu cansız heykeline geliyor, ayağına vuruyor ve ondan ses çıkarıyordu. Bir kamışın içine üfler gibi içine üflüyor, ağzından girip arkasından çıkıyor, arkasından girip ağzından çıkıyordu.
  • O kupkuru çamura, sen bir hitsin, eğer sana musallat olsam seni mahvederim.
  • Eğer sen bana musallat olsan seni dinlemem, diyordu.
  • Melekler ve iblis, Adem Aleyhisselam'ın başına gelip, onu incelemeye başladılar.
  • Bu kimdir, neye yarayacak, Allah bunu niçin yarattı, diye etrafına bakınırlar.
  • Şeytan meleklere, eğer Allah bunu canlandırıp ruh üfleyip dirilse ve sizden üstün yapsa ne yaparsınız?
  • Melekler, bu ne biçim soru? Elbette Rabbimize itaat ederiz, dediler.
  • Şeytan, kendisinden üstün bir varlık yaratılacağını anladığında, Adem
  • Aleyhisselam'a kıskançlığı başlamıştır. Hatırla o zamanı ki, hani Rabbin meleklere, ben
  • kupkuru hale gelmiş bir çamurdan ve suretlenmiş bir balçıktan bir insan yaratacağım.
  • Binaenaleyh, onun yaratılışını bitirdiğim ve ona ruhumdan üflediğim
  • zaman, siz derhal onun için secdeye kapanın, demişti.
  • Bunun üzerine bütün melekler toptan secde ettiler. Ancak iblis, secde edenlerle beraber olmadı, dayattı.
  • Allah, ey iblis, emrettiğim zaman seni secde etmekten
  • alıkoyan nedir? diye sordu. İblis, ben ondan daha üstünüm.
  • Çünkü beni ateşten, onuysa çamurdan yarattın, dedi.
  • Allah, öyleyse hemen in o cennetten. Orada büyüklük taslamaya hakkın yok.
  • Hadi defol! Çünkü sen aşağılık kimselerden birisin, buyurdu.
  • İblis, bana insanların yeniden diriltilecekleri güne kadar mühletver, dedi. Allah, hadi, sen mühlet verilenlerdensin, buyurdu.
  • İblis dedi ki, bundan böyle benim sapmama izin vermene karşılık ant içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından
  • sokulacağım. Ve sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın.

Hz. Adem Ve Hz. Havva’nın Cennetten Çıkması

  • Allah buyurdu, hadi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Ant olsun ki, onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Buyuruldu ki, Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşip dilediklerinizden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın. Sonra zalimlerden olursunuz. İbn-i Abbas radiyallahu anhın rivayet ettiğine göre, İblis, cennete girmek istediği zaman cennetin bekçileri ona mani olurlar.
  • Derken yılana geldi. O dört ayağı olan bir hayvandı.
  • Bir Horasan devesine benzerdi. O adeta hayvanların en güzeliydi.
  • Şeytan bütün diğer hayvanlara başvurdu. Fakat kimse onu kabul etmedi.
  • Ama yılan onu kabul etti ve yuttu. Cennet bekçilerine göstermeden onu cennete soktu.
  • Yılan cennete girince İblis onun ağzından çıkıp vesveseye başladı. İşte böylece yılan lanetlendi. Ayakları yok oldu ve karnının üstünde sürünmeye başladı.
  • Onun rızkı toprakta kılındı. Ve bundan dolayı da insanoğluna düşman oldu.
  • Derken şeytan, kapalı olan avret yerlerini birbirine göstermek için onlara fısıldayıp kafalarını karıştırdı. Ve Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz  veya ebedi yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı. Dedi. Onlara ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim diye de yemin etti. Böylece ikisini de ayartmış oldu. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. 
  • Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara ben size o ağacı yasaklamadım mı?
  • Ve şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylemedim mi? Diye seslendi.
  • Dediler ki ey Rabbimiz biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. Allah birbirinize düşman olarak inin.
  • Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır. Buyurdu. Ey Ademoğulları! Şeytan anne babanızı ayıp yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkarttığı gibi sizi de aldatmasın.
  • Çünkü o ve yandaşları sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanların yoldaşları yaptık.
  • Ondan sonra hepsi dünyaya indirildi. Şeytan ve insanın savaşı başladı.
  • Cinlerin kafir olanlarına şeytan denir. Ve bunların sayısı çoktur.

Şeytanın Asıl Adı

  • Şeytanların sayısını Allah bilir. İblisin asıl adı Azazil'di.

Şeytanın Sevdiği İnsanlar

  • Cenab-ı Hakk'ın Hazreti Adem'e secde etme emrinden yüz çevirmesi ve bu secde emrine kibirlenerek isyan etmesinden sonra İblis ve şeytan isimlerini aldı. Kibirli zengin, zina ve fuhuş yapanlar, devamlı içki  içip tevbe etmeyenler, insanların arkasından çekiştirenler, çabuk öfkelenenler şeytanın sevdikleridir. Besmele çekilmeyen her yemeği şeytan sever ve yer.
  • Ama besmele çekilen bir yemekten asla yiyemez. Yalan söyleyenler, yalan yere yemin edenler, misafirden rahatsız
  • olan cimriler, Allah'ın gizlediği bir günahı ortaya çıkaranlar şeytanın dostlarıdır.

Şeytan İnsanın Neresindedir?

  • Şeytan kahvehaneler, meyhaneler, gece kulüpleri, yol kenarları, plajlar ve çarşılarda gezer. Kendini Allah yoluna adayan gençler, şeytanın en sevmediği insanlardır. Said İbn-i Maris benzer bir hadisi, Urve İbn-i Ruve'inden rivayet eder. İsa aleyhisselam, Rabbinden şeytanın insanoğlundaki yerini göstermesini talep etti. Allah da ona gösterdi. Şeytanın başı yılan başı gibiydi ve başını kalbin meyvesi üzerine koymuş vaziyetteydi. O şekilde ki, kişi Rabbini zikredip anınca geri çekilip siniyor, zikri bırakınca musallat olup konuşuyordu.
  • Şeytan, insanları aldatmak için Cenab-ı Hak'tan bir takım tuzaklar ister.

Şeytan Neleri Sever?

  • Kendisine altın, gümüş, at, yiyecek içecek, elbise, şarap ve çalgı gibi şeyler verilir. Bunlardan o derece hoşlanmaz.
  • Fakat kadın da verilince şeytan sevincinden ellerini çırpıp oynamaya başlar. Bunlar dışında hırs, tama, enaniyet, asabiyet, korku, endişe gibi insanın pek çok zayıf yönleri vardır. Bunlar işletmeye müsait madenler gibidirler ve şeytan ömür boyu bunları değerlendirmeye çalışır. Şeytan, kuşu aldatıp tutmak için ıslık çalan avcıya benzer. Kuş gibi öter, kuş hemcinsi zannederek havadan iner, tuzağa tutulur. Dünyada yüz binlerce tuzak ve dane vardır.
  • Biz ise aç ve haris kuşlar gibiyiz. Bir gün bir müminin şeytanıyla bir kafirin şeytanı Müminin Seytanı Ve Kafirin Şeytanının Karşılaşması karşılaşırlar. Kafirin şeytanı kilolu, semiz, temiz ve şık giyimlidir.
  • Müminin şeytanı ise zayıf, pis, kirli ve çıplaktır.
  • Kafirin şeytanı müminin şeytanına bu ne hal diye sorar.
  • Müminin şeytanı ne yapayım? Bir adama düştüm ki adam yiyeceği zaman besmeleyi
  • okur, ben aç kalırım. İçeceği zaman besmeleyi okur, ben susuz kalırım.
  • Giydiği zaman elbiseyi besmeleyle giyer, çıplak kalırım.
  • Temizlendiği zaman besmeleyle temizlenir, ben de pis kalırım der.
  • Bunun üzerine kafirin şeytanı da, ben öyle bir adamla arkadaşım ki bunlardan hiçbirisine besmele getirmez.
  • Yemesinde, içmesinde ve giymesinde ben kendisine ortak olurum der.

Şeytan Nasıl Çalışır?

  • Cabir bin Abdullah radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre,
  • Resulullah aleyhisselatu vesselam şöyle buyurmuştur. İblis tahtını su üzerine kurar.
  • Sonra yapacakları kötülükleri yapmak üzere yardımcılarını sağa sola gönderir.
  • Makam ve mevkice ona en yakın olan fitnenin en büyüğünü yapandır.
  • Hepsi yaptıklarını anlatmak üzere iblisin yanına gelir ve içlerinden biri ben şunu şunu yaptım der.
  • Ancak iblis ona senin yaptığında bir şey mi der.
  • Sonra bir başkası gelir ve falan adamı karısından boşayıncaya kadar onun yakasını bırakmadım der.
  • İblis bundan o kadar memnun olur ki hemen onu yanına çağırır ve sen ne kadar şirinsin
  • diyerek ona iltifat eder. Hazreti Aişe radiyallahu anh şöyle buyurdular.
  • Her İnsanın Yanında Bir Şeytan Vardır  Resulullah aleyhisselatu vesselam bir gece yanımdan çıkıp gitmişti.
  • Ben bundan dolayı kıskançlık duydum. Biraz sonra geldi ve benim kıskandığımı hissetti.
  • Bana neyin var Aişe yoksa kıskandın mı diye sordu.
  • Ben neyim olacak benim gibisi senin gibi bir zatı kıskanmaz mı dedim.
  • Resulullah aleyhisselatu vesselam sana şeytanın mı geldi dedi.
  • Ben ey Allah'ın ilçesi benimle beraber bir şeytan mı var dedim.
  • O da evet dedi. Her insanın yanında bir şeytan mı var dedim.
  • O da vardır dedi. Bunun üzerine senin de mi var ey Allah 'ın Resulü diye sordum. Şöyle buyurdu. Evet var. Fakat benim Rabbim bana yardım etti de benimki teslim oldu.

Hz. Muhammed’in Şeytanı Boğması

  • Ebu Derda radiyallahu anh'dan rivayete göre şöyle demiştir.
  • Resulullah aleyhisselatu vesselam namaz kılmak için kalktı.
  • Namazında şöyle dediğini işittik. Senden Allah'a sığınırım.
  • Sonra üç defa Allah'ın lanetiyle seni lanetlerim dedi. Sanki bir şey yakalayacakmış gibi elini uzattı.
  • Namazını bitirince ey Allah'ın Resulü namazda bundan önce hiç işitmediğimiz bir şeyler söylediğini duyduk.
  • Ve elini uzattığını da gördük dedik. Bunun üzerine Resulullah aleyhisselatu vesselam şöyle buyurdu.
  • Allah'ın düşmanı iblis bir ateş parçası getirerek yüzüme yaklaştırdı.
  • Ben de üç kere senden Allah'a sığınırım dedim. Sonra seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum dedim.
  • Fakat o üç sefer söylememe rağmen kaçıp kaybolmadı. Sonra onu yakalamak istedim.
  • Ondan dolayı ellerimi uzatmıştım. Ben de onu boğdum. Vallahi onu şu mescidin direklerinden birinin yanı başına
  • bağlamayı çok isterdim. Bu suretle sabahladığınızda sizler de toptan yahut hepiniz
  • onu görürdünüz. Fakat sonradan kardeşim Süleyman'ın şu duasını hatırladım.
  • Ya Rabbi beni affet ve bana öyle bir mülk ver ki benden sonra hiçbir kimseye layık
  • olmasın demişti. Allah da onu köpek kovar gibi kovdu buyurdular.

Şeytanın Namazdaki Vesvesesi

  • Ebu Hureyre'den radıyallahu anh rivayet edildiğine göre Nebi -i Ekrem aleyhisselatu vesselam şöyle buyurmuştur. Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan arkasını dönüp ezanı duymayacağı yere kadar yellenerek kaçar. Ezan bitince geri gelir. 
  • Namaz için kamet getirilince tekrar arkasına dönüp kaçar. Kamet bittiğinde yine gelir ve kişiyle nefsi arasına sokulup ona filan şeyi hatırla, filan şeyi hatırla diyerek daha önce aklına gelmeyen şeyleri hatırlatır.

Yeni Doğan Çocuklara Şeytan Dokunur

  • Neticede kişi kaç rekat kıldığını bilemez olur. Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan gelen bir rivayette doğumu esnasında şeytanın dokunmadığı hiçbir çocuk yoktur. Çocuğun doğarken bağırması şeytanın bu dürtmesinden dolayıdır.
  • Ancak Meryem'in oğluyla kendisi bundan müstesnadır. Buyurulmaktadır.
  • Ebu Hureyre radıyallahu anh bu hadisi naklettikten sonra ''İsterseniz şu ayeti okuyun.'' diyerek şu ayeti okumuştur.

Sabah Namazına Kalkmayan Adam

  • ''Ben onu ve neslini racim şeytandan Allah'a ısmarladım.'' Hz. Meryem'in annesi Hz. Meryem'e hamile kalınca onu koruması için Allah 'a bu şekilde dua etmiştir. Abdullah bin Mesud radıyallahu anh'ın naklettiği bir  rivayette Hz. Peygamberin aleyhisselatu vesselam yanında bir adamdan bahsedilerek adam hakkında ''Bu kimse uykuya dalar, sabah namazına kalkmaz.'' denilince Allah Resulü aleyhisselatu vesselam kulaklarına şeytanın bevlediği kimse budur. Buyurdu zikredilmektedir. 

Namaz Kılacak Kişi İçin 3 Düğüm Vardır

  • ''Sizden biriniz gece uyuyunca şeytan onun boyun köküne üç düğüm atar. Her bir düğüm atarken ''Senin önünde uzun bir gece vardır.'' diye vurur. Kişi uyanıp Allah'ı andığı zaman bir düğüm çözülür. Abdest aldığında ikinci düğüm çözülür. Namaz kılarsa bütün düğümler çözülür.
  • Artık o kimse meşeli ve gönlü hoş olarak sabahlar. Aksi takdirde gönlü kirli ve tembel halde sabahlar.''
  • Bazı hadislerde şeytanın insan vücuduna girdiği ve orada yer edindiği ifade edilmektedir.

Şeytanın İnsan Vücuduna Girmesi

  • Nitekim Ebu Hureyre radıyallahu anh'ın rivayet ettiği bir hadiste Allah Rasulü Rasulullah aleyhisselatü vesselam şöyle
  • buyurmaktadır. ''Sizden biriniz uykusundan uyandığında üç defa sümkürsün.
  • Çünkü şeytan onun genzinde gecele.'' Şeytanın insan vücuduna
  • girerek yer edindiği mekanlardan biri de tırnak altlarıdır. Zira Hz.
  • Peygamber aleyhisselatü vesselam sakallarınızı hilalleyin, tırnaklarınızı da
  • kesin. Çünkü şeytan etle tırnak arasına girer. Nitekim Ebu Hureyre radıyallahu anh'ın rivayet ettiği
  • Esnemek
  • bir hadiste aleyhisselatü vesselam şöyle buyurmuştur.
  • ''Allah bir kulun aksırmasından hoşlanır, esnemesinden hoşlanmaz.
  • Biriniz namazdayken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun.
  • Çünkü şeytan girer.'' Şeytanın abdest alma anındaki saldırısı şöyle anlatılmaktadır.
  • Şeytanın Abdest Alırken Verdiği Vesvese
  • Şeytan abdest alan bazı kimselere abdeste fazla kalmaları gerektiğini fısıldamaktadır.
  • Bundan dolayı da bu kimseler abdeste gereksiz yere çok zaman harcar.
  • İstibrayı çok abartırlar. Kimileri de şeytanın telkiniyle abdestin niyetini defalarca tekrarlar.
  • Abdeste defalarca yeniden başlar. Bazıları da bu telkinlerle suyun kaynağını iyice araştırarak
  • abdest suyunun temiz olmadığı evhamına kapılırlar. Sizden biriniz namazdayken şeytan o kimseye gelerek bir
  • adamın hayvanını yakaladığı gibi onu yakalar. Sonra o kişinin kalçaları arasından yellenme gibi bir
  • his verir. Sizden biri böyle bir durumla karşılaştığında kesin bir
  • ses veya koku duymadıkça namazdan ayrılmasın. Her gün karşılaşılan bir ihtiyatsızlığa da Hazreti Peygamber
  • aleyhissalatu vesselam bu tarzda dikkat çeker. Birbirinize silahı çevirerek şakalaşmayın.
  • Zira bilemezsiniz. Şeytan boşandırıverir de kendinizi cehennem çukurunda bulursunuz.
  • Müslümin İbn-i Mesud radiyallahu anh'dan kaydettiği bir rivayet şöyledir.
  • İçten Sesler İşitmek
  • Dediler ki Ey Allah'ın Resulü bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki onu bilerek söylemektense kömür
  • kesilinceye kadar yanmayı ve gökten yere atılmayı tercih eder. Bu vesveseler bize zarar verir mi?
  • Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselam Hayır. Bu korkunuz gerçek imanın ifadesidir.
  • Cevabını verdi. Ebu Katade radiyallahu anh'ın anlattığına göre Resulullah
  • Kötü Rüya Görmek
  • aleyhissalatu vesselamın şöyle söylediğini işitmiştir.
  • Rüya Allah'tandır. Hulm, sıkıntılı rüya şeytandandır.
  • Öyleyse sizden biri hoşuna gitmeyen kötü bir rüya hulm görecek olursa sol tarafına tükürsün ve ondan
  • Allah'a istiaze etsin, sığınsın. Böyle yaparsa şeytan kendisine asla zarar edemeyecektir.
  • Ebu Hureyre Ve Esir Adamın Hikayesi
  • Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor. Resulullah aleyhissalatu vesselam beni Ramazan zekatını muhafazaya tayin
  • etmişti. Derken kara bir adam gelerek zahireden avuç avuç
  • almaya başladı. Ben derhal kendisini yakaladım ve seni Resulullah aleyhissalatu
  • vesselam'a çıkaracağım dedim. Bana ben fakir ve muhtaç bir kimseyim.
  • Üstelik üstümde bakmak zorunda olduğum çoluk çocuk var. İhtiyaçlarım cidden çoktur, şiddetlidir dedi.
  • Ben de onu salıverdim. Sabah olunca Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselam, Ey Ebu
  • Hureyre, dün akşamki esirini ne yaptın diye sordu. Ben, Ey Allah'ın Resul, bana şiddetli ihtiyacından
  • ve çoluk çocuktan dert yandı. Bunun üzerine ona acıyarak salıverdim, dedi.
  • Resulullah aleyhissalatu vesselam, Ama o sana muhakkak yalan söyledi.
  • Haberin olsun, tekrar gelecek, buyurdu. Bu sözünden anladım ki herif tekrar gelecek.
  • Binaenaleyh onu beklemeye başladım. Derken yine geldi ve zahireden avuçlamaya başladı.
  • Ben de derhal yakaladım ve seni mutlaka Resulullah aleyhissalatu vesselam'a çıkaracağım dedim.
  • Yine yalvararak, Beni bırak, gerçekten çok muhtacım. Üstümde çoluk çocuk var.
  • Bir daha yapmam, dedi. Ben yine acıdım ve salıverdim.
  • Ertesi gün Resulullah aleyhissalatu vesselam, Ey Ebu Hureyre,
  • dün geceki esirini ne yaptın diye sordu. Ben, Ey Allah'ın Resul, bana ihtiyacından, çoluk
  • çocuğundan dert yandı. Ben de acıdım ve salıverdim, dedim. Ama, dedi, Resulullah aleyhissalatu vesselam, o yalan söyledi.
  • Fakat yine gelecek. Üçüncü sefer yine gözetledim.
  • Yine geldi ve zahireden avuç avuç almaya başladı. Onu yine yakalayıp, seni mutlaka Hz.
  • Peygamber aleyhissalatu vesselam'a götüreceğim, bu üçüncü gelişin. Üstelik sıkılmadan başka gelmeyeceğim deyip, yine geliyorsun, dedim.
  • Yine bana rica ederek şöyle söyledi. Bırak beni, sana birkaç kelime öğreteyim de Allah
  • onlarla sana fayda ulaştırsın. Ben, nedir bu kelimeler, söyle dedim.
  • Bana dedi ki, yatağa girdin mi ayetel kürsüyü sonuna kadar oku.
  • Bunu yaparsan Allah senin üzerine muhafız bir melek diker. Sabah oluncaya kadar sana şeytan yaklaşamaz, dedi.
  • Ben yine acıdım ve serbest bıraktım. Sabah oldu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, dün
  • akşamki eserini ne yaptın, diye sordu. Ben, ey Allah'ın Rasulü, bana birkaç kelime
  • öğreteceğini, bunlarla Allah'ın bana fayda ihsan buyuracağını söyledi.
  • Ben de kendisini yine serbest bıraktım, dedim. Rasul-i Ekrem aleyhissalatu vesselam, neymiş onlar, dedi.
  • Ben, efendim, döşeğine uzandığın vakit ayetel kürsüyü başından
  • sonuna kadar oku. Bunu okursan Allah'ın koyacağı bir muhafız üstünden eksik olmaz ve ta sabaha kadar şeytan sana
  • yaklaşmaz, dedi. Cevabını verdim. Rasulullah aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine, bak hele, o
  • koyu bir yalancı olduğu halde, bu sefer doğru söylemiş. Ey Ebu Hureyre, üç gecedir kiminle konuştuğunu biliyor
  • musun, dedi. Ben, hayır, cevabını verdim.
  • O bir şeytandı, buyurdular.
  • Evden Çıkan Kişinin Elinde 2 Sancak Vardır
  • Evinden çıkan herkesin elinde iki sancak bulunur. Biri meleğin elinde, diğeri de şeytanın elinde olur.
  • Eğer o kişi Allah'ın sevdiği ve rızasına uygun olan bir iş için çıkarsa, onu evine
  • dönünceye kadar elindeki sancakla melek takip eder.
  • Eğer Allah'ın gazabını celbeden bir iş için çıkarsa, şeytan elindeki sancakta onu izler.
  • O kimse evine dönünceye kadar şeytanın sancağı altında olur. İmam Malik'ten rivayete göre ona şu haber ulaşmıştır.
  • Uykudayken Korkutulan Kişi Ne Yapmalıdır?
  • Halid İbnül Velid radiyallahu anh, Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselama, ben uykudayken korkutuluyorum, ne yapmamı
  • tavsiye buyurursunuz, diye sordu. Ona şu tavsiyede bulundu.
  • Allah'ın eksiksiz, tam olan kelimeleriyle, Onun gazabından,
  • ikabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve beni kötülüğe
  • atan beraberindekilerden Allah'a sığınırım, de. Bakara suresinin son iki ayeti, bir evde üç
  • Ayetü’l Kürsi’nin Okunması
  • gün okunmazsa o eve şeytan yaklaşır. Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, bazı hadislerde şeytandan korunmak için
  • Ayet-el-Kürsi'nin okunmasını tavsiye etmiştir. Rivayetlerde, bir kimsenin evinde bulunduğunda veya yatağına girdiği
  • sırada Ayet-el-Kürsi'yi okuması halinde, Allah tarafından görevli bir muhafızın sabaha kadar hiç ayrılmadan
  • o kimsenin yanında bulunduğu ve o süre zarfında hiçbir şeytanın kişiye yaklaşamadığını bildirmektedir.
  • Ebu Hureyre r.a.'dan gelen bir rivayette de, insan kılığında gelen şeytanın Ebu Hureyre'ye r
  • .a. yatağa girdiğinde Ayet-el-Kürsi'yi okumasını tavsiye ettiği, bu takdirde hiçbir şeytanın kendisine yaklaşamayacağını
  • haber verdiği bildirilmektedir. Enes'den r.a. rivayet edildiğine göre demiştir ki,
  • Evden Çıkıldığında Okunacak Zikir
  • Resulullah aleyhissalatü vesselam şöyle buyurmuştur, Kim evinden çıktığı
  • zaman, Bismillahi tevekkeltü alellahi ve la havleh ve
  • la kuvvete illa billah. Allah'a tevekkül edip Allah'ın adıyla çıkarım.
  • İbadete güç getirmek ve günahlardan korunmak ancak Allah 'ın kuvvet ve kudretiyledir.
  • Derse, melek tarafından ona şöyle söylenir, Her kederden
  • emin kılındın, muhafaza altına alındın ve doğru yola iletildin.
  • Ayrıca şeytanlar ondan uzaklaşır. Kim Rahman'ın hikmetlerle dolu ders olarak gönderdiği
  • Kur’an’ı Gözardı Edene Şeytan Musallat Olur
  • Kur'an'ı göz ardı ederse, biz de ona bir şeytan sardırırız.
  • Artık o, ona arkadaş olur. Bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar.
  • Ama onlar kendilerinin hâlâ doğru yolda olduklarını sanırlar.
  • Ta ki huzurumuza gelinceye kadar böyle devam eder.
  • Huzurumuza çıktığında arkadaşına, keşke seninle aramız doğuyla batı
  • arası kadar uzak olsaydı. Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın, der.
  • Allah buyurur, bu temenniniz bugün size hiçbir fayda vermez.
  • Çünkü hayat boyunca birlikte zulmettiniz. Burada da azabı birlikte çekeceksiniz.
  • Şeytan’ın Ağlatan Ayet
  • Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, Ademoğlu secde ayetini okuyup da
  • secdeye kapanınca, şeytan ağlayarak bir köşeye çekilir ve
  • şöyle der, Vay halime, Ademoğlu secde etmekle emrolundu
  • da secde etti. Bu sebeple cennet onundur. Ben de secde etmekle emrolundum da secde etmekten
  • kaçındım. Bu yüzden cehennem de benimdir, buyurmuştur.
  • Ahmet bin Kays'tan nakledilmiştir ki, o, Medine'ye vardım demiş, Maksadım Emirül Mü'minin Ömer radiyallahu anh dı.
  • Şeytanın Ölümü
  • Bir de vardığımda büyük bir cemaat toplanmış, orada Kâbül Ahbar insanlara vaaz ediyor ve şöyle diyordu,
  • Adem aleyhisselama ölüm emri geldiği zaman, Ya Rabbi,
  • düşmanım iblis beni ölmüş bir durumda görünce, kendisi kıyamet gününe kadar mühlet verilmiş olmakla sevinecek, başıma
  • gelene gülecek, dedi. Ona şöyle cevap verildi, Ey Adem, sen cennete
  • geri gideceksin. O lanetlenmiş iblis ise öncekilerin ve sonrakilerin sayısı
  • kadar ölüm acısını tatmak için beklemeye bırakılacaktır. Sonra Adem, Hazreti Azrail'e, Ona ölümü nasıl
  • tattıracaksın, niteliğini anlat, dedi. Azrail, onun ölümünü anlattı.
  • Adem, Ya Rabbi, yeter, dedi. Bunun üzerine insanlar heyecana geldiler ve Kâb'e,
  • Ey Ebu İshak, o nasıl, dediler. Kâb, açıklama yapmaktan çekindi.
  • İnsanlar ısrar ettiler. Bunun üzerine Kâb dedi ki, Yüce Allah, ilk
  • üfürüşten sonra Hazreti Azrail'e diyecek ki, Sana
  • yedi gök ve yedi yer halkının kuvvetini verdim. Ve bugün sana bütün öfke ve gazap kisvesini
  • giydirdim. Öfke ve hücumunla in o taşlaşmış iblise.
  • Artık ona ölüm acısını tattır. İnsan ve cinlerden önce ve sonra gelmiş geçmişlerin
  • acısının kat katını kapsayacak şekilde, Bütün acıları ve
  • hastalıkları ona yüklet. Beraberinde öfke ve kinle, Dolgun yetmiş bin cehennem
  • bekçisini, Her biriyle de cehennem zincirinden, Tomruklarından zincirler
  • ve tomruklar bulunsun. Cehennem kancalarından yetmiş bin kancayla, O lanetlenmişin kokmuş
  • canını çekip çıkarın. Maliki de, cehennemdeki meleklerin başkanını da çağır.
  • Cehennemlerin kapılarını açsın. Bunun üzerine Hazreti Azrail, Öyle bir şekilde inecek
  • ki ona, Göklerin ve yerlerin halkı baksa, dehşetinden
  • derhal ölürlerdi. Azrail inecek, İblise varıp, Dur ey pis!
  • Artık sana ölümü tattıracağım. Çok ömür sürdün. Allah'a yakın nice kimseleri sapıttın.
  • İşte bu o bilinen vakittir. Diyecek. Melun, doğuya kaçacak.
  • Bakacak, Hazreti Azrail gözlerinin önünde. Batıya kaçacak, yine gözlerinin önünde.
  • Denizlere dalacak, Denizler onu kabul etmeyecek.
  • Kısacası, yerin her tarafına kaçacak, Sığınacak ama kurtulacak,
  • Hiçbir sığınak bulamayacak. Sonra dünyanın ortasında, Hazreti Adem'in mezarı yanında
  • duracak Ve doğudan batıya, Batıdan doğuya topraklarda sürünerek,
  • En son Adem Aleyhisselam'ın, Cennetten atılınca indiği yere varınca, Yer bir kor gibi olacak.
  • Zebaniler kancaları takıp, Didikleyecekler de didikleyecekler.
  • Allah'ın dilediği zamana kadar, Can çekişme ve işkence içinde kalacak.
  • O böyle can çekişirken, Adem ve Havva'ya da, Kalkınız, düşmanınız ölümü nasıl tadıyor, Bakınız, denecek.
  • Kalkacaklar, Onun çektiği işkencenin şiddetine bakacaklar da, Ya
  • Rabbi, bize nimetini tamamladın, diyecekler.




KAYNAKÇA:

  1. Hicr Suresi , 15/26-27)
  2. İbn Kuteybe, el-Me’ârif, s.8.Taberî, 1/158. Taberî, 14/21.
  3. Behiy, s.150.Taberî, 1/178.
  4. Taberî, 1/178.
  5. (Hicr Suresi, 15/28-31;)
  6. Sâd Suresi, 38/71-74)
  7. (A’râf Suresi; 12,13,14,15,16,17,18,19. Ayetler)
  8. İbn Kesîr
  9. Bakara Suresi 2/36. 
  10. (A’râf Suresi; 20,21,22,23, 24, 27. ayetler)
  11. (Kütübü Sitte - 4.Cilt)
  12. (Mevlana Celaleddin Rumi)
  13. (İmam Gazalî,)
  14. (Müslim, Münafıkûn 67; Müsned, 3/314)
  15. (Müslim, Münafıkun, 11)
  16. (Müslim, Mesacid, 39)   1(bk. Müslim, Mesacid, 40; Nesai, Sehv 19)
  17. (Müslim, Salât, 19. Ayrıca bkz. Buhârî, Ezân, 4; Amel fi’s-salât, 18; Sehv, 6; Bed’ü’l-Halk, 11; Ebû Dâvûd, Salât, 31; Nesâî, Ezân, 20, 30)
  18. (Buharî, Bedü’l-Halk 11; Müslim, Fedâil 146–148. 3/ Al-i İmran 36.)
  19. (Buharî, Teheccüd 18.)
  20. Buharî, Teheccüd 12; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 243)
  21. (Buharî, Bedü’l-Halk 11; Müslim, Tahâret 23.)
  22. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 60.)
  23. Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 31. Buhârî, Edeb 125.)
  24. [Müslim, Zühd, 57, (2995), 58, 59]
  25. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 330.)
  26. (Kütübü sitte)
  27. (Buhari, Tıbb 39, Bed'ü'l-Halk 11, Ta'bir 3, 4, 10,14, 46; Müslim, Rüya 5, (2262); Muvatta 1, (2, 957); Tirmiz'i, Rüya 4, (2288); Ebu Davud, Edeb 96, (5021)1(61)
  28. (Ahmed, II, 323)
  29. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 274;)
  30. (Buhârî, Bed’ül-Halk 11, Fedâilü’l-Kur’an 10.)
  31. (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’an 10.)
  32. "(Ebû Dâvud. Tirmizî. Nesâî ve başka sünen sahipleri.)
  33. (Zuhruf Suresi 43/36-39)
  34. (Müslim, İman 133.)