| Ek | Boyut |
|---|---|
| 1.41 MB |
Muhyiddin İbnü'l-Arabî’nin Fenâ Risâlesi (2010), tasavvuf düşüncesinde kulun benliğinden sıyrılarak Allah’ın varlığında yok olması anlamına gelen “fenâ” kavramını merkezine alan derinlikli bir eserdir. İbnü’l-Arabî, bu risalede insanın nefsinden arınma sürecini, dünyevi bağlardan kopuşunu ve hakikate ulaşma yolculuğunu sistematik bir şekilde açıklar. Fenâ, sadece bireysel bir yok oluş değil; hakikatte mutlak varlığın yalnızca Allah olduğu idrakine ulaşmaktır. Eserde, kulun kendi iradesini terk ederek ilahi iradeye teslim olması, kalbin saflaşması ve marifet mertebelerine yükselmesi temel konular arasında yer alır. Ayrıca “bekâ” kavramına da değinilerek, fenâdan sonra Allah ile var olma hali açıklanır. Bu yönüyle eser, tasavvuf yolculuğunda içsel dönüşümün temel aşamalarını ortaya koyan önemli bir rehber niteliğindedir.

